Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Lokmacı'nın ardındaki gerçek!


Sonunda KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın istediği oldu, Lefkoşa'daki Lokmacı üstgeçidi yıkılmaya başlandı.
Ama bir gerçek değişmedi:
Kuzey Kıbrıs'taki asker gerçeği!
Öyle değil mi?
Kıbrıs Rumları, Papadopulos öteden beri der ki, "Talat'a kulak asmayın, o bir kukladır; perde arkasındaki esas güç Türk askeridir."
Lokmacı olayı bu açıdan Papadopulos'un elini güçlendirmiş olmadı mı? Herhangi bir güvenlik riski olmadığı malum bir üstgeçidi yıkmak için bile Ankara'lara kadar gidip askere muhatap kılınan, askerin icazetini almadan uygulamaya geçemeyen bir Mehmet Ali Talat görüntüsü kimin işine yaradı?
Papadopolus'un değil mi?..
Aynı durum geçen ayın ortasındaki AB zirvesi sırasında da yaşanmadı mı? AKP hükümetinin tamamen kendi yetki alanı içindeki bir konuda, Güney Kıbrıs'a liman açmayı öngören kararıyla ilgili olarak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'ın çıkışı, kapalı kapılar arkasındaki AB zirvesinde Papadopulos'un Türkiye'ye karşı elini güçlendirmedi mi?
Yine farklı olmadı.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat karşısında önce, Lokmacı üstgeçidinde kendi devletinin polisini buldu. Çünkü KKTC polisi, kendisine değil Türkiye'nin askerine bağlıydı. Emir oradan gelince de, kendi talimatının havada kaldığını gördü.
Hani bağımsızdı KKTC?..
Hani demokrasi vardı KKTC'de?
Peki ya AKP hükümetinin tutumu...
Ne diye Ankara'ya kadar gelmek zorunda bırakıldı KKTC Cumhurbaşkanı? Mehmet Ali Talat'ı Genelkurmay'la muhatap kılan hükümet manevrasına niçin ihtiyaç duyuldu?
Çankaya hesapları mı?
Seçim hesapları mı?
Olabilir, bilemiyorum.
Ama tıpkı AB zirvesi sırasında olduğu gibi, Lokmacı olayı da Papadopulos'u sevindirdi, onun elini güçlendirdi. Çünkü asker onayı, icazeti olmadan Türk tarafının adım atamayacağı yolunda bir örneğe daha sahip oldu.
Nitekim, Papadopulos dün ajanslara yaptığı açıklamada mutluluğunu bir kez daha belirtti.
Bir başka sıkıcı nokta:
Mehmet Ali Talat, Ankara'da Genelkurmay Başkanı'yla görüşmesinden sonra basına yaptığı açıklamada, Lokmacı konusunun ele alınmadığını söylemişti. Sayın Talat'ın neden böyle deme ihtiyacını hissettiğini anlamak zor değildi.
Ama ertesi gün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, basına telefon açarak Talat'ı yalanladı.
Hiç şık olmadı bu tutum.
Birçok bakımdan yadırgatıcıydı.
Büyükanıt Paşa'nın bu yalanlamasında, siyasal otoritenin yetki alanına karışan siyasal bir çıkış da yer alıyordu. Kıbrıs'ta tek taraflı adımdan sakınmak gerektiğini söylüyordu Büyükanıt Paşa...
Öyle mi?
AKP hükümeti ve KKTC Cumhurbaşkanı Talat, Annan Planı konusunda tek taraflı adım atarken de asker bundan memnun kalmamıştı. Bu adıma karşı olduğunu hükümete söylemişti.
Ancak, o tarihlerde Genelkurmay Başkanlığı koltuğunda oturan Hilmi Özkök Paşa, anayasal olarak son sözün hükümete ait olduğunu belirterek Denktaşgilleri hayal kırıklığına uğratmıştı.
Bir yandan o dönemde, Ankara'da hükümetin siyasal kararlılığı, öte yandan Kuzey Kıbrıs'ta Mehmet Ali Talat'ın başını çektiği yüzde 65'lik barış hareketi sayesinde, Denktaşgillerin Papadopulos'la birlikte Kıbrıs'ta topa vurarak Türkiye'nin AB yolunu, Türkiye'nin demokrasi yolunu kesme hevesi kırılmıştı.
Ama bu heves daha bitmedi.
Devam ediyor.
Türkiye'nin AB yolunu, Türkiye'nin demokrasi yolunu kesmek isteyenler, hiç kuşkunuz olmasın, Kıbrıs'ta oynamaya devam ediyorlar, edecekler.
Lokmacı üstgeçidi bu oyunun ufak bir parçası, o kadar.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Azınlık kararı
LOZAN Antlaşması'nın azınlıklara ilişkin hükü...
Çetin ALTAN
Kızlar, kadınlar, anneler...
6.5 milyarlık dünya nüfusunun yarısından bira...
Melih AŞIK
Türk - İş çalımı!
Türk - İş Genel Başkanı Salih Kılıç, 2006 yıl...
Fikret BİLA
Talat: Komutan uzakta, ben her gün buradayım
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Lokmacı ...
Hasan CEMAL
Lokmacı'nın ardındaki gerçek!
Sonunda KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı...
Güneri CIVAOĞLU
Mustafa Kemal gizli serviste...
MİT Müsteşarı Emre Taner'in yaptığı açıklama ...
Abbas GÜÇLÜ
Doğu Karadeniz Üniversitesi
Başlığı okuyunca haydaaaa, şimdi bu üniversit...
Hurşit GÜNEŞ
Tekstil sadece pamuk değil
Tekstilde son yirmi yıldır oldukça dinamik bi...
Nail GÜRELİ
Hakça bir düzen, ama nasıl?
Tepkisiz toplumuz. Hak aramasını bilmiyoruz. ...
Sami KOHEN
Bombalama "hakkı"...
HERHANGİ bir devletin "terörle mücadele" gere...
Metin MÜNİR
Talat, zıtlaşma yerine konsensüs aramalı (2)
Lokmacı barikatındaki köprünün kaldırılmasına...
Hasan PULUR
MİT Müsteşarı ne dedi, niye dedi, niçin dedi?
MİT Müsteşarı Sayın Emre Taner'in açıkladığı ...
Meral TAMER
STK'lar toplumu siyasetten uzak tutuyor
Önümde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ni...
Ece TEMELKURAN
Bir günlüğüne gazeteniz olsa...
Kâğıdın kıymetini en çok hapishanelerden gönd...
Osman ULAGAY
Deniz Gökçe dostuma teşekkür ve cevap
Deniz Gökçe, 7 ve 8 Ocak'ta bu köşede yer ala...
Güngör URAS
İhracat artıyor, ithalat daha hızlı...
2006 yılının ilk 10 ayında ihracatımız geçen ...
M. Ali BİRAND
Üst geçit kavgası, hepimize yara aldırdı
Üst geçit kavgası şimdilik noktalanmış gibi g...

© 2006 Milliyet