Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Deniz Gökçe dostuma teşekkür ve cevap


Deniz Gökçe, 7 ve 8 Ocak'ta bu köşede yer alan yazılarımdan yola çıkarak, Akşam gazetesindeki köşesinden bana bir açık mektup göndermiş. Deniz Gökçe dostuma her şeyden önce yazılarıma gösterdiği ilgi için teşekkür ederim. Ben de onun sürekli okurlarından biriyim. Herhangi bir nedenle kaçırdığım yazılarına da dönüp bakarım mutlaka.
Dünya görüşümüz sanırım biraz farklı, örneğin ben piyasa sisteminin önemini kabul ediyorum ama her derde deva olduğuna inanmıyorum - belki de bu yüzden benim "siyaseti sevdiğimi" ileri sürmüş Deniz - ama bitip tükenmeyen bilgi açlığımız ve yüzeysel olanın ardındakine de bakma hevesimiz bizi ortak bir paydada buluşturuyor galiba.
Deniz'e, pazar ve pazartesi günleri bu köşede yer alan yazılarda asıl vurgulamak istediğim noktayı bir kez daha vurgulama fırsatını yarattığı için de ikinci bir teşekkür borçluyum.

Türkiye riski
The Economist dergisinde yer alan ve 42 ülkenin verilerini karşılaştıran tablolara bakarak Türkiye'nin bu 42 ülke arasındaki durumunu değerlendirdiğimde, benim sormadan edemediğim ana soru şuydu: "Türkiye'de uygulanan faiz oranları neden bu kadar yüksek? Türkiye'de diğer 41 ülkeden çok farklı bir risk mi söz konusu?"
Deniz Gökçe yazısında bu soruya ayrıntılı bir cevap vermiş. Deniz, Türkiye'nin çok riskli bir ülke olduğunu ve faizlerin bu nedenle yüksek olduğunu belirttikten sonra bu riski yaratan faktörleri sıralamış. Onun uzun bir paragrafa sığdırdığı risk yaratan faktörler özetle şunlar:
  • Türkiye'nin cari açık sorunu var.
  • Türkiye seçime gidiyor ve seçime giderken aşırı dozda bölünmüş, kavga eden bir ülke görünümünde.
  • Medya ve vatandaş alenen taraflara bölünmüş. Hükümeti destekleyenlerle Cumhurbaşkanı, asker, CHP ve diğer unsurlardan oluşan cephe zıtlaşıyor.
  • Türkiye'de laik - İslam kavgası var.
  • PKK sorunu var, milliyetçilik aşırı hale gelmiş durumda.
  • Sosyal güvenlik reformu çok gerekli ama 1999'dan beri yapılamıyor.
  • Adeta engellenen reformlar duracak gibi.
  • Dünyanın en riskli coğrafyasındayız.
  • ABD ve AB ile itişiyoruz.
  • Bütün bunlara rağmen özel sektör harcama ve yatırım yapmaya devam ediyor.

  • Bunlar "Ben siyaseti hiç sevmem" diyen Deniz Gökçe dostumun sıraladığı risk faktörleri.

    Sorun nerede?
    Bunlara ek olarak, Deniz'in herhalde Türkiye'deki risk faktörlerine odaklandığı için değinmediği, ama bizi çok yakından ilgilendiren, muazzam bir dış âlem riski var. Küresel ekonomide de belirsizliklerin ve risklerin büyüdüğü bir yıla girdik ve bunun ilk çalkantılarını yaşamaya başladık bile.
    Bütün bunlardan yola çıkarak benim varmak istediğim nokta şu: Deniz Gökçe'nin de belirttiği gibi, Türkiye bugün gelinen noktada çok ciddi risklerle karşı karşıya. Bu nedenle de yüksek faize kilitlenmiş durumda.
    Ama bunun uzun süre sürdürülebilir bir durum olmadığı da ortada. Çare riskleri ortadan kaldırmadan faizleri düşürmek değil tabii ki. Ama birilerinin de, seçim yılında "Her şey yolunda" demek zorunda olan hükümet yetkililerinin yapamayacağını yapıp durumun ciddiyetini ortaya koyması gerekmiyor mu?

    oulagay@milliyet.com.tr









    Taha AKYOL
    Azınlık kararı
    LOZAN Antlaşması'nın azınlıklara ilişkin hükü...
    Çetin ALTAN
    Kızlar, kadınlar, anneler...
    6.5 milyarlık dünya nüfusunun yarısından bira...
    Melih AŞIK
    Türk - İş çalımı!
    Türk - İş Genel Başkanı Salih Kılıç, 2006 yıl...
    Fikret BİLA
    Talat: Komutan uzakta, ben her gün buradayım
    KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Lokmacı ...
    Hasan CEMAL
    Lokmacı'nın ardındaki gerçek!
    Sonunda KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı...
    Güneri CIVAOĞLU
    Mustafa Kemal gizli serviste...
    MİT Müsteşarı Emre Taner'in yaptığı açıklama ...
    Abbas GÜÇLÜ
    Doğu Karadeniz Üniversitesi
    Başlığı okuyunca haydaaaa, şimdi bu üniversit...
    Hurşit GÜNEŞ
    Tekstil sadece pamuk değil
    Tekstilde son yirmi yıldır oldukça dinamik bi...
    Nail GÜRELİ
    Hakça bir düzen, ama nasıl?
    Tepkisiz toplumuz. Hak aramasını bilmiyoruz. ...
    Sami KOHEN
    Bombalama "hakkı"...
    HERHANGİ bir devletin "terörle mücadele" gere...
    Metin MÜNİR
    Talat, zıtlaşma yerine konsensüs aramalı (2)
    Lokmacı barikatındaki köprünün kaldırılmasına...
    Hasan PULUR
    MİT Müsteşarı ne dedi, niye dedi, niçin dedi?
    MİT Müsteşarı Sayın Emre Taner'in açıkladığı ...
    Meral TAMER
    STK'lar toplumu siyasetten uzak tutuyor
    Önümde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ni...
    Ece TEMELKURAN
    Bir günlüğüne gazeteniz olsa...
    Kâğıdın kıymetini en çok hapishanelerden gönd...
    Osman ULAGAY
    Deniz Gökçe dostuma teşekkür ve cevap
    Deniz Gökçe, 7 ve 8 Ocak'ta bu köşede yer ala...
    Güngör URAS
    İhracat artıyor, ithalat daha hızlı...
    2006 yılının ilk 10 ayında ihracatımız geçen ...
    M. Ali BİRAND
    Üst geçit kavgası, hepimize yara aldırdı
    Üst geçit kavgası şimdilik noktalanmış gibi g...

    © 2006 Milliyet