Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Ocak 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Talat'ı 'yalancı' ilan etmek neye yarar?


Kıbrıslı Türklerin seçilmiş liderini dünya önünde "yalancı" ilan etmek neye yarar anlamıyorum. Rumların bu yüzden duydukları keyfi tahmin etmek ise zor değil. Sadece KKTC'de yayımlanan Kıbrıs gazetesindeki şu yorumlara bakmak yetiyor:
"Genelkurmay sadece Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı 'yalanlamakla' kalmadı, daha da öteye geçerek 'Kuzey Kıbrıs'ta söz ve yetki bendedir' diyerek Papadopulos'un bugüne kadar söylediklerini onayladı." Başaran Düzgün
"Yarın Papadopulos, 'Senin sözün bir köprüyü kaldırmaya bile yetmedi. Ben seni Kıbrıs sorununun çözümünde ne kadar güçlü ve yetkili görebilirim?' derse Mehmet Ali Talat'ın yanıtı ne olacak?" Hasan Hastürer

Kıbrıs ve Volkan gazeteleri
"Gocunan biri olarak, Lokmacı'daki köprü kalkmazsa, bir daha sandığa gitmeyeceğimi söyleyim. Atanmış askerlerin seçilmişleri yönettiği bir ülkede demokrasicilik oyunu oynamaya daha fazla katlanamam." Necdet Ergün
Bir de hem Kıbrıs'ta hem de diğer bazı gazetelerde çıkan şu habere bakalım:
"Esnaf ve Zanaatkârlar Odası, Bu Memleket Bizim Platformu Arasta ve Asmaaltı esnafı ile Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası dün Lokmacı köprüsü önünde 'ülkenin en yüksek makamının, dolayısıyla halkın çiğnenen iradesini protesto etmek' amacıyla açıklamalarda bulundu."
Bazıları, "Kıbrıs satılmışların gazetesidir. Sen asıl Volkan'ı oku" diyecektir. Ancak Kıbrıs gazetesi, Volkan'ın aksine, KKTC'de en çok okunan gazetedir. Bu nedenle de Kıbrıslı Türklerin görüşlerini daha iyi yansıtır.

Kendi elimizle ne duruma düştük
Konuya dönecek olursak, Papadopulos ne zaman "Ben Talat ile görüşmem, patronuyla görüşürüm" dese Ankara'nın yanıtı, "Senin muhatabın Kıbrıs Türk liderliğidir" olmuştur. Bunu desteklemek amacıyla da her keresinde KKTC'nin "kendi iradesine sahip demokratik bir ülke olduğunu" vurgulamıştır.
Son derece tutarlı olan bu yaklaşıma rağmen, kendi elimizle kendimizi şimdi hangi duruma düşürdüğümüz ortada. Neyse ki, Başbakan Talat direndi ve dediği oldu. Yoksa, geri adım atmak zorunda bırakılıp bir de istifa etseydi, ortaya Türkiye açısından çıkacak skandalı düşünebiliyor musunuz?
Kıbrıs Türk halkının referandum ve seçimler yoluyla defalarca verdiği mesaja Türkiye'de ısrarla kulak tıkanmaya devam ediliyor. Bu kardeş halkın söyledikleri hoşa gitmediği için başka tarafa bakılıyor ve her şeyin mucizevi bir şekilde düzeleceği ve eskisi gibi olacağı umuluyor.

Kıbrıslı Türkleri küstürdük
Oysa bunun artık olamayacağı apaçık ortada. Onun için Türkiye'nin bu gerçeğe göre politika üretmesi gerekiyor. Kıbrıs'ın Türkiye için stratejik önemine gelince, bunu cümle âlem biliyor. Othello'nun daha ilk sahnesinin 3'üncü perdesinde bu konuya değinen William Shakespeare bile bunu ta o zaman kavramış.
Onun için hiç kimse bu husus önemsizdir demiyor. Fakat Kıbrıslı Türkleri aşağılamanın ve Kıbrıs konusunu Türkiye'de devam eden "postmodern iç savaşta" malzeme olarak kullanmanın ne denli akılcı olduğunu da sorgulamak lazım.
Bir de, tabii ki, Kıbrıslı Türkleri niçin küstürdüğümüzü anlamaya ve kendilerini tekrar kazanmaya çalışmamız lazım. Maalesef, "Lokmacı krizi" ile tam tersi yapılmıştır.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Azınlık vakıfları
AİHM, Fener Rum Lisesi Vakfı'nın açtığı tapu ...
Çetin ALTAN
Perişanlık kafilesine aday bolluğu
Halk dilinde bir deyim vardır:
Melih AŞIK
Irak'ta iş ve ekmek
Okurumuz mektubuna, "Ben Irak'ta 16 ay kaldım...
Fikret BİLA
Büyükanıt'ın görüşü niye alındı?
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Lokmacı ...
Hasan CEMAL
Alarm zilleri ama...
Kuzey Irak'a ilk kez 1974'te gitmiştim. Baasç...
Güneri CIVAOĞLU
Çakralarla yorum
İçimizdeki gökkuşağını ve 7 notayı yansıtayım...
Can Dündar
Türkiye Kürt devletiyle yaşamayı öğrenmeli
Herkes MİT'in açıklamasının şifrelerini çözme...
Hurşit GÜNEŞ
Para politikasının etkinliği sorgulanabilir
Yıl başında açıklanan veriler 2006 yılının so...
Doğan HEPER
Yalvarmak sizi üzmedi mi?
'BİR musibet bin nasihatten evladır."
Semih İDİZ
Talat'ı 'yalancı' ilan etmek neye yarar?
Kıbrıslı Türklerin seçilmiş liderini dünya ön...
Sami KOHEN
Bir yandan AB, diğer yandan Irak...
BAŞBAKAN Erdoğan'ın "Irak meselesi bizim için...
Hasan PULUR
Özel hayat neymiş!!!
BİR "Özel hayat!" lafıdır gidiyor, hatta kısa...
Derya SAZAK
MİT'in çıkışı
2007 başında Türkiye'nin stratejik vizyonuyla...
Meral TAMER
e - posta şifreleri vasiyetnameye...
Orhan Pamuk'un hazırladığı Radikal'i ilgiyle,...
Yaman TÖRÜNER
Franchising
Franchise, Türkçesi tam olarak oturmamış bir ...
Güngör URAS
726 baraj sırada
Devlet Su İşleri akarsularımız üzerinde inşa ...
Serpil YILMAZ
Abdullah Gül İstanbul'da işadamlarıyla buluşuyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dış politika ön...
M. Ali BİRAND
Kış aylarımı geri istiyorum (!)
Çok rahatsızım.

© 2006 Milliyet