Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Ocak 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir yandan AB, diğer yandan Irak...


BAŞBAKAN Erdoğan'ın "Irak meselesi bizim için AB sürecinden daha önemli bir hal alıyor" şeklindeki sözleri, ilk bakışta, Türk dış politikasının önceliklerinde bir değişikliğin yer aldığı izlenimini yaratıyor.
Gerçekten Ankara'nın gündeminde Irak öne çıkarken AB geri plana mı itiliyor?
Başbakan'ı yakın bir yetkilinin deyişiyle, Irak'a yapılan vurguyu AB politikasının önemini kaybettiği şeklinde algılamak yanlış. Mesele basit: AB süreci işlemeye devam ediyor. Şu sırada yeni bir karar gerektiren bir durum yok. Oysa Irak'ta giderek vahimleşen bir tehlike var. Örneğin bu tehdit Kuzey Irak'taki ve Kerkük'teki gelişmelerle büyüyor. Bu nedenle Ankara şimdi dikkatlerini daha çok bu güncel mesele üzerinde toplamak zorunda...
Tabii gözlerin Irak'a çevrilmesi, AB ile ilişkilerin ihmal edilmesi anlamına gelmez. Nitekim son haftalarda Birlik ile yaşanan sıkıntılara rağmen, sürecin aksamamasına özen gösteriliyor. Dün AB ile yeni bir strateji (veya "yol haritası") belirlemek üzere Ankara'da düzenlenen toplantının açılışında, Dışişleri Bakanı Gül, hükümetin bu konudaki kararlılığını vurguladı.
Kısacası, AB işi Türkiye için bir "rutin" haline geldi. O süreç -inişli çıkışlı şekilde- ilerlerken, Ankara Irak'taki gelişmelerle (ve tehlikelerle) daha yakından meşgul olmak ve yeni stratejiler geliştirmek zorunda...

Eski esaslar
Başbakan önceki gün AKP grup toplantısındaki konuşmasında, şimdiki stratejinin temel parametrelerini açıkladı. Bunlar daha önce de belirtilen esasları içeriyor: Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması, mezhep çatışmalarının durdurulması, anayasanın yeniden düzenlenmesi, merkezi hükümetin otoritesinin (petrol gelirlerinin dağıtım şeklinden, sınırların kontrolüne kadar) güçlendirilmesi, oldubittilere (özellikle Kerkük'te) meydan verilmemesi, Kuzey Irak'ta PKK varlığının sona erdirilmesi gibi...
Bu kez dikkati çeken nokta, Başbakan'ın bunları sayarken, Türkiye'nin aksi yöndeki gelişmelere "seyirci kalmayacağı" şeklinde ciddi uyarılarda bulunmasıdır.
Bu, örneğin Kerkük'te referandumla oldubitti yaratma veya Kuzey Irak'ta PKK'nın faaliyetine göz yumma gibi durumlarda, Türkiye'nin "inisiyatifi ele alması" demektir. Bu ifade muğlak görünebilir, ama bunun içinde çeşitli olasılıklar ve opsiyonlar var. Bu "şifreleri" okumak, "ilgili" ülkelerin ve grupların yetkilileri için, zor değil...

Yeni uyarılar
Ankara'daki bir kaynağın deyişiyle, Başbakan'ın önceki günkü sert ifadesinin amacı, belirli adreslere şimdiden alarm sinyallerini ve uyarıları ulaştırmaktır.
Başbakan uyarılarının başlıca muhatabının ABD olduğunu da saklamadı. Hatta "Terörle Mücadele Özel Temsilciliği" konusundaki son şikâyetlerinin asıl adresinin de Washington olduğunu açıkça söyledi.
ABD'nin bu bağlamda gerekeni tam yapmadığını artık Amerikalılar da kabul ediyorlar. Dışişleri Bakan yardımcılarından Matthew Bryza'nın (önceki günkü Milliyet'te çıkan) demeci de bunun göstergesi...
Bütün bu sözler ve uyarılar, bir sonuç verecek mi?
Şimdi dikkatler Başkan Bush'un bu sabaha karşı açıklayacağı ABD'nin "yeni Irak stratejisi"ne çevriliyor.

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Azınlık vakıfları
AİHM, Fener Rum Lisesi Vakfı'nın açtığı tapu ...
Çetin ALTAN
Perişanlık kafilesine aday bolluğu
Halk dilinde bir deyim vardır:
Melih AŞIK
Irak'ta iş ve ekmek
Okurumuz mektubuna, "Ben Irak'ta 16 ay kaldım...
Fikret BİLA
Büyükanıt'ın görüşü niye alındı?
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Lokmacı ...
Hasan CEMAL
Alarm zilleri ama...
Kuzey Irak'a ilk kez 1974'te gitmiştim. Baasç...
Güneri CIVAOĞLU
Çakralarla yorum
İçimizdeki gökkuşağını ve 7 notayı yansıtayım...
Can Dündar
Türkiye Kürt devletiyle yaşamayı öğrenmeli
Herkes MİT'in açıklamasının şifrelerini çözme...
Hurşit GÜNEŞ
Para politikasının etkinliği sorgulanabilir
Yıl başında açıklanan veriler 2006 yılının so...
Doğan HEPER
Yalvarmak sizi üzmedi mi?
'BİR musibet bin nasihatten evladır."
Semih İDİZ
Talat'ı 'yalancı' ilan etmek neye yarar?
Kıbrıslı Türklerin seçilmiş liderini dünya ön...
Sami KOHEN
Bir yandan AB, diğer yandan Irak...
BAŞBAKAN Erdoğan'ın "Irak meselesi bizim için...
Hasan PULUR
Özel hayat neymiş!!!
BİR "Özel hayat!" lafıdır gidiyor, hatta kısa...
Derya SAZAK
MİT'in çıkışı
2007 başında Türkiye'nin stratejik vizyonuyla...
Meral TAMER
e - posta şifreleri vasiyetnameye...
Orhan Pamuk'un hazırladığı Radikal'i ilgiyle,...
Yaman TÖRÜNER
Franchising
Franchise, Türkçesi tam olarak oturmamış bir ...
Güngör URAS
726 baraj sırada
Devlet Su İşleri akarsularımız üzerinde inşa ...
Serpil YILMAZ
Abdullah Gül İstanbul'da işadamlarıyla buluşuyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dış politika ön...
M. Ali BİRAND
Kış aylarımı geri istiyorum (!)
Çok rahatsızım.

© 2006 Milliyet