Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Ocak 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Franchising


Franchise, Türkçesi tam olarak oturmamış bir sözcük. İmtiyaz, istisna, muafiyet, bir malın satış veya kullanım hakkı, hatta, bir profesyonel spor takımı gibi anlamları var. Uluslararası ticarette, bir malın satışının ana firmanın verdiği esaslar dahilinde ve ana firmaya bağlı olarak yapılması anlamına geliyor. Yurdumuzda, temsilciliği bulunan McDonalds, Pizza Hut, 7Eleven gibi birçok mağaza bu esasa göre çalıştırılıyor. Uluslararası iş yapan, markası oluşmuş işletmeler de bu yolla hem kendilerini tanıtmış oluyor, hem de satılan her malın fiyatı üzerinden pay alarak çok iyi para kazanıyorlar. Bu işi yapmaya, "franchising" deniliyor.
Rob Zache, Amerika'da emlak komisyonculuğu yapan, Central Palace isimli tanınmış bir şirketin başkanı. Hilton, Marriott, Promus, Outback gibi çok tanınmış markaların "franchising" işleri dahil, bu konuda 100'den fazla iş bağlamış. Yalnız "franchising" konusunda değil, ticari anlamda her işe rahatlıkla uygulanabilecek "iş prensipleri"ni şöyle sıralıyor:

5 önemli prensip var
1) İş kurmadan önce piyasa araştırması yapın. Yapacağınız işin, işi yapacağınız şehre ve çevresine uygun olup olmadığını düşünün. Örneğin, hiç kimsenin gelip geçmediği bir yerde, adı Hilton olsa bile otel açmaya kalkmayın. Yeterli nüfus ve gelir seviyesi olmayan yerlerde de lokanta açmayın. İş yapmayı düşündüğünüz yerin nüfus yapısını, rekabet olanaklarını ve satacağınız mala olan talep seviyesini araştırın.
2) İşinize uygun en iyi yerin neresi olduğuna karar verin. İşi adını koyduktan sonra, bu işin yapılacağı en iyi yeri seçmeye sıra gelir. Yerinizi, iş yapacağınız muhitin mümkün olan en iyi yerinde ve binasında seçmeye çalışın. "Sonra daha iyi bir yere taşınırım" demeden, işin başında en iyi yeri tutun. Bu prensip, işe başlamada çok önemlidir.
3) İşyerinizin bulunduğu yerin size ve müşterilerinize sağlayacağı olanakları irdeleyin. Bazı binalar işyeri veya alışveriş merkezi olarak tasarlanmıştır. Yapacağınız işin kesintisiz ve verimli olabilmesi için gerekli ihtiyaçlarınızın sağlanmış olması şarttır. İşyerinin güzelliği ve dekoru, müşterilerin de isteyeceği bir gerekliliktir. Bir iş yeri, daha ilk açıldığı günden itibaren, işi doruk noktasına taşıyacak olanaklara sahip olamazsa, bocalar. İflasların çoğu, bu nedenle oluşur. Bu nedenle, işinizin daha başta, her yönüyle dört dörtlük olmasını sağlayın.
4) Malı nasıl satışa hazırlayacağınızı düşünün. Müşteriye sunacağınız ürünü, onun ihtiyaçlarını düşünerek, satışa hazırlayın. Her zaman, piyasadaki en iyi ürünü satan veya hizmeti sağlayan firma olmayı hedefleyin. Ürününüzün sunumunu da iyi yapmanız gerekir. Öte yandan, satacağınız ürünün "müşteriye uygun" ve "doğru ürün" olduğunu; mümkün olan en ucuza temin edilmesi gerektiğini de düşünün.
5) İşi nasıl yöneteceğinizi önceden planlayın. İşyeriniz açıldıktan sonra, "iyi yönetim"e sıra gelir. Kötü yönetim, zaman, para ve efor kaybına yol açar. Müşterilerin, çalıştırdığınız kişilerin, pazarlamanın, gelir elde edilmesinin, gider kontrolünün, finansmanın ve muhasebenin iyi yönetilmesi gerekir. İyi yönetim, günlük ve detaylı kontrolle sağlanır. Hayatta kalmak için ise, işinizi sürekli olarak geliştirmelisiniz.
Kuruşlara dikkat ederseniz, liralar kendiliğinden gelir.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Azınlık vakıfları
AİHM, Fener Rum Lisesi Vakfı'nın açtığı tapu ...
Çetin ALTAN
Perişanlık kafilesine aday bolluğu
Halk dilinde bir deyim vardır:
Melih AŞIK
Irak'ta iş ve ekmek
Okurumuz mektubuna, "Ben Irak'ta 16 ay kaldım...
Fikret BİLA
Büyükanıt'ın görüşü niye alındı?
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Lokmacı ...
Hasan CEMAL
Alarm zilleri ama...
Kuzey Irak'a ilk kez 1974'te gitmiştim. Baasç...
Güneri CIVAOĞLU
Çakralarla yorum
İçimizdeki gökkuşağını ve 7 notayı yansıtayım...
Can Dündar
Türkiye Kürt devletiyle yaşamayı öğrenmeli
Herkes MİT'in açıklamasının şifrelerini çözme...
Hurşit GÜNEŞ
Para politikasının etkinliği sorgulanabilir
Yıl başında açıklanan veriler 2006 yılının so...
Doğan HEPER
Yalvarmak sizi üzmedi mi?
'BİR musibet bin nasihatten evladır."
Semih İDİZ
Talat'ı 'yalancı' ilan etmek neye yarar?
Kıbrıslı Türklerin seçilmiş liderini dünya ön...
Sami KOHEN
Bir yandan AB, diğer yandan Irak...
BAŞBAKAN Erdoğan'ın "Irak meselesi bizim için...
Hasan PULUR
Özel hayat neymiş!!!
BİR "Özel hayat!" lafıdır gidiyor, hatta kısa...
Derya SAZAK
MİT'in çıkışı
2007 başında Türkiye'nin stratejik vizyonuyla...
Meral TAMER
e - posta şifreleri vasiyetnameye...
Orhan Pamuk'un hazırladığı Radikal'i ilgiyle,...
Yaman TÖRÜNER
Franchising
Franchise, Türkçesi tam olarak oturmamış bir ...
Güngör URAS
726 baraj sırada
Devlet Su İşleri akarsularımız üzerinde inşa ...
Serpil YILMAZ
Abdullah Gül İstanbul'da işadamlarıyla buluşuyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dış politika ön...
M. Ali BİRAND
Kış aylarımı geri istiyorum (!)
Çok rahatsızım.

© 2006 Milliyet