Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Ocak 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beş çayında 367


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası ne olacağı konusunda sondaj için Anayasa Mahkemesi'ne temsilci gönderdi.
CHP İstanbul Milletvekili ve eski Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tanla, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu'dan randevu aldı. İngilizler gibi saat 17.00'de karşılıklı çay içiyorlardı.
Konu: "Cumhurbaşkanı seçimi için Meclis'in ilk oylamasında 367 oy bulunmazsa ne olacağıydı...
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 'cumhurbaşkanı seçimi ilk tur oylamasında 367 oy kullanılmazsa, seçimi izleyen 10 dakikada Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuş olacağız' söylemi de dikkate alınırsa hukuki seçenekler neler olabilir?" sorusu için bir ufuk turu...
Tanla, 30 yıllık deneyime sahiptir.
Sırasıyla Dalan, Özal, Demirel ve Baykal için araştırmalar yapmıştır, siyasi analizler sunmuştur.
Yıllarca dördünün de çok yakınında olmuştur.
Böyle duyarlı konuların nasıl dile getirildiğini, üslubunu ince ayarlarıyla bilir.
Tabii... Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın ve üyelerinin ileride önlerine gelebilecek bir hukuk dosyası için "ihsas-ı rey", yani "kişisel görüş ve olası oyu" gibi algılanabilecek söylemlerden kesinlikle uzak duracaklarının da bilincindedir.
Ne konuştular bilemem.
Ancak... "İhsas-ı rey" anlamına gelecek bir yanıt almadığı kesin.
Sonucu elbette Anayasa Mahkemesi hâkimlerinin çoğunluk iradesi belirler.
Başvurunun kabul edilip incelemeye başlanması ya da "yetkisizlik" kararı alınarak geri çevrilmesi bile epey toz kaldırır.
Tartışmalar Çankaya'ya bir sis bulutu indirebilir.
Bir dizi olumsuzluğun yanı sıra şu yansıttığım izlenimler bile cumhurbaşkanı seçimi için "uzlaşmanın" gerekli olduğunu ortaya koyuyor.
Üstelik Türkiye, Ortadoğu coğrafyası karışırken, MİT Müsteşarı Emre Taner'in de işaret ettiği gibi "ulus devletleri vuran rüzgârların orta yerindeyken" silahlı kuvvetlerin de başkomutanı, cumhurbaşkanı etrafında tam bir bütünlük oluşturmak ihtiyacındadır.
Bazen ulusun, ülkenin, demokrasinin öncelikleri, kişileri aşmalıdır.


Anketlerin dili
Bize yansıyan bilgilere göre de R. T. Erdoğan kamuoyu araştırmalarında popülerlik sıralaması birincisi...
Hem de yüzde 37 oranla açık ara birinci...
Ancak... Soru "Çankaya'ya çıkması" olunca, hayli düşüyor. Yüzde 15'in altına...
Yani... Toplum istikrar istiyor.
AKP oyları yüzde 7 dolaylarında düşmüş olsa bile bu parti hâlâ birinci...
Eski çoğunluğunu alamasa bile "Erdoğan'ın başbakanlığı sürecek" fikri AKP'yi gene -belki de- tek başına iktidar yapabilir.
Erdoğan'ın yüzde 37 oranla partisinin hayli önünde olan puanlarının, AKP başında kalırsa, oyları artıracağını düşünüyorum.
CHP'nin de karargâh değerlendirmelerinin bu yolda olduğunu sanıyorum.
Bunun diğer alternatifi, "CHP-MHP-DYP" olası ortak hükümeti...
Her ikisi de "istikrarsızlık" mesajı vermiyor.
Buna karşılık... Çankaya'yı sis basarsa, cumhurbaşkanlığı seçimi, toz duman kaldırırsa, "istikrarsızlık" işaretleri ufukta...

Zırva tevil götürmez
AB Komisyonu Ankara eski temsilcisi Kretschmer'in, sınırları aşan söylemlerle TSK'yı eleştirdiği yolundaki başvuruya verilen cevap şöyle:
"Türk basınında yer alan yayınlar Kretschmer'in ve komisyonun görüşlerini yansıtmıyor."
AB Komisyonu'nu bilmem ama Kretschmer'i, 19 Eylül 2006 Salı gecesi Ritz Carlton'da Marmara Grubu'nun yemeğinde dinledim. Aynı masadaydık.
"Askerin, siyaset üzerinde ağırlığı olduğunu, siyasi konularda askerin konuştuğunu, AB ülkelerinde siyasetin üzerine üniforma gölgesinin kesinlikle düşmediğini" birkaç kez tekrarlayarak vurguladı.
Masada bir de emekli Org. Necdet Timur vardı.
Kretschmer, bu sözleri onun gözlerine baka baka söyledi.
27 Eylül'de "Kretschemer'in üslubunu, diplomasinin ötesinde köşeli ve sert bulduğumu belirtmek isterim. Düşüncelerini daha zarif bir ifadeyle dile getirebilirdi" diye bu köşeye bir gözlem satırı yazmıştım.

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Irak'ta kördüğüm
ABD Başkanı Bush'un açıkladığı yeni "strateji...
Çetin ALTAN
Denizde yaşayan balıklar, bilmezler denizin ne olduğunu
"Onlar-biz" ayrımı üstüne alabildiğine abanan...
Melih AŞIK
Başbakanlık daveti
Başbakan Erdoğan, partisinden bu yıl hacca gi...
Fikret BİLA
İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri:ABD'ye yardımcı oluruz
İran'ın yeni Ankara Büyükelçisi Gholam Rıza B...
Hasan CEMAL
Sopa politikası!
Irak Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Kürt ...
Güneri CIVAOĞLU
Beş çayında 367
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, cumhurbaşkanl...
Abbas GÜÇLÜ
Radyo dinliyor musunuz?
Radyo dinlemek her geçen gün daha keyifli hal...
Hurşit GÜNEŞ
Faizlerin bu denli yüksek olması gerekli mi?
Dün Merkez Bankası (MB) Başkanı Durmuş Yılmaz...
Sami KOHEN
Bu mu "yeni strateji"?
BAŞKAN Bush'un Irak'a takviye asker göndermey...
Metin MÜNİR
Akbank - Citi ortaklığını kâra çevirme planları
Akbank, dünyanın en büyük finans topluluğu ol...
Faik ÖZTRAK
Bavul revizyonuyla açık düşürüldü
Cari açık kasım ayında da bir yıl önceye göre...
Hasan PULUR
Fotomontaj hikâyeleri...
GAZETECİLİK "Ayıpları ortaya çıkarıp yazma iş...
Derya SAZAK
Bush'un çıkmazı
ABD Başkanı George W. Bush, günlerdir beklene...
Meral TAMER
"Solda yenilenme sensiz olmaz!"
Prof. Dr. A. Osman Saatçi'den gelen e-postada...
Ece TEMELKURAN
Duvarın dışındakiler
İnsanlar ekmeklerini nasıl yiyorsa hayatı da ...
Güngör URAS
Cari açığı MB Başkanı önemsemiyor
Olağan döviz gelirleri ile olağan döviz gider...
M. Ali BİRAND
ABD, Türkiye'ye Irak'ta rol vermiyor
Başkan Bush'un açıkladığı yeni Irak politikas...

© 2006 Milliyet