Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Ocak 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Radyo dinliyor musunuz?


Radyo dinlemek her geçen gün daha keyifli hale geliyor. O ilk günlerin şaşkınlığını çoktan üzerlerinden attılar. İçerikli programların sayısı her geçen gün artıyor. Müzik ve eğlence programlarına ise zaten diyecek yok.
Türkçeleri de çoktan düzeldi. Ağızlarını yaya yaya konuşan hâlâ birkaç programcı var ama onlar bile sempatik.
Keşke zaman olsa da daha çok radyo dinlesem dediğim çok oldu. Özellikle haber programlarında. Sabah ve akşam kuşağında, birbirinden ilginç ve bir o kadar da doyurucu haber programları var. Sadece onları dinleyenler bile gündemin çok uzağında kalmayabilirler.
Radyolar, bir anlamda televizyonların mutfağı. Programcılar önce orada pişiyor, televizyonda ise kaymağını yiyorlar. Bugün en ünlü televizyon programcılarının çoğunluğu radyo kökenli. Zaten radyo birikimleri olmasa, televizyonlarda bu kadar kısa sürede popüler de olamazlardı, ayakta da kalamazlardı.
Sizleri bilmem ama ben radyoyu işe gelip giderken dinleyenlerdenim. Yol uzun, İstanbul trafiği de arapsaçına dönünce, birilerine kızıp sinir katsayısını yükseltme yerine, radyonun keyfini çıkarıyorum.
Ama hayıflandığım anlar da olmuyor değil. Örneğin birkaç kanal dışında pek çoğu hâlâ konuk konuşmacının ismini hatırlatma konusunda çok cimri. Örneğin, kanallar arasında sörf yaparken, hoş bir sohbeti ya da herhangi konuda yorum yapan ilginç birini yakalıyorsunuz. Konuşmanın tam orta yerinde dinlemeye başladığınız için, konuşanın kim olduğunu özellikle merak ediyorsunuz. Bekliyorsunuz ki sunucu, spiker ya da programcı, bu konuda bir bilgi versin. Adı nedir, ne iş yapar, hangi vesileyle programa konuk oldu? Ama nafile. Konuşma bitip başka bir konuğa ya da müziğe geçtiklerinde bile konuşmacının kim olduğu konusunda en ufak bir hatırlatmada dahi bulunmuyorlar.
Keşke isimleri daha çok telaffuz eder hale gelseler. Eminim benim gibi diğer radyoseverler de çok memnun olacaktır.
Hayıflandığım bir diğer konu ise müzik dinlerken daldan dala atlamaları. O anda öyle bir parça yakalamışsınız ki müthiş keyif veriyor. İstiyorsunuz ki hiç bitmesin ya da aynı makamdan devamı gelsin. Bazı kanallar bunu yapıyor. Ama bazıları da var ki daldan dala atlamayı bir marifet sayıyorlar...

Hangi kanal?
O kadar çok kanal var ki, seçim yapmak bir o kadar zor. Sizleri bilmem ama ben sabahları ayrı, akşamları ayrı kanalları dinliyorum. Genelde de kanal kanal dolaşıyorum. O anda hangisi hoşuma gidiyorsa ona takılıyorum. Ama bazen 5-10 dakika kaldığınız kanalın ismini duymanız da mümkün olmuyor. Tıpkı konuk ismi gibi kendi isimlerini de hatırlatmıyorlar. En azından birkaç saniyelik tanıtım müziğini girebilirler ya da laf arasında şu anda, şu kanaldasınız diyebilirler.
Bir de uzun yolculuklara çıktığınızda frekanslar bir anda değişiyor. A radyosunu dinlerken, B radyosuna geçiveriyorsunuz. Teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde, bilim biraz da radyocular için çalışsa ve frekans değişimini otomatik olarak kendisi ayarlasa ne iyi olur. Örneğin, oldukça geniş bir alanda dinlenen bir radyo, İstanbul'dan çıkıp Kocaeli sınırlarına girdiğinizde kaybolmamalı, yeni frekansında yayınına devam edebilmeli. Bu o kadar zor mu ki?..
Radyolar kendi yıldızlarını yaratma konusunda da eskisi kadar başarılı değiller. Oysa çok iyi isimler olmasına karşın, eskiyle kıyaslandığında, televizyonlara ya da medyaya yeni isimler kazandıramadılar. Sanki konuk ve kendi isimlerini tanıtma konusundaki tutuklukları ya da bencillikleri, bu konuda da devam ediyor.
Özetin özeti: Hâlâ radyoyu keşfedemeyenlerdenseniz, bu sizin için büyük bir kayıp. Yaşamınızın bir anında mutlaka radyo da olsun. Hem de uzunca bir anında. Hele bir keşfedin, kesinlikle vazgeçemeyeceksiniz. Ve bir süre sonra, hemen her konuda, kendinizi çok daha donanımlı, keyifli ve sakinleşmiş hissedeceksiniz. Bizden önermesi!..

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Irak'ta kördüğüm
ABD Başkanı Bush'un açıkladığı yeni "strateji...
Çetin ALTAN
Denizde yaşayan balıklar, bilmezler denizin ne olduğunu
"Onlar-biz" ayrımı üstüne alabildiğine abanan...
Melih AŞIK
Başbakanlık daveti
Başbakan Erdoğan, partisinden bu yıl hacca gi...
Fikret BİLA
İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri:ABD'ye yardımcı oluruz
İran'ın yeni Ankara Büyükelçisi Gholam Rıza B...
Hasan CEMAL
Sopa politikası!
Irak Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Kürt ...
Güneri CIVAOĞLU
Beş çayında 367
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, cumhurbaşkanl...
Abbas GÜÇLÜ
Radyo dinliyor musunuz?
Radyo dinlemek her geçen gün daha keyifli hal...
Hurşit GÜNEŞ
Faizlerin bu denli yüksek olması gerekli mi?
Dün Merkez Bankası (MB) Başkanı Durmuş Yılmaz...
Sami KOHEN
Bu mu "yeni strateji"?
BAŞKAN Bush'un Irak'a takviye asker göndermey...
Metin MÜNİR
Akbank - Citi ortaklığını kâra çevirme planları
Akbank, dünyanın en büyük finans topluluğu ol...
Faik ÖZTRAK
Bavul revizyonuyla açık düşürüldü
Cari açık kasım ayında da bir yıl önceye göre...
Hasan PULUR
Fotomontaj hikâyeleri...
GAZETECİLİK "Ayıpları ortaya çıkarıp yazma iş...
Derya SAZAK
Bush'un çıkmazı
ABD Başkanı George W. Bush, günlerdir beklene...
Meral TAMER
"Solda yenilenme sensiz olmaz!"
Prof. Dr. A. Osman Saatçi'den gelen e-postada...
Ece TEMELKURAN
Duvarın dışındakiler
İnsanlar ekmeklerini nasıl yiyorsa hayatı da ...
Güngör URAS
Cari açığı MB Başkanı önemsemiyor
Olağan döviz gelirleri ile olağan döviz gider...
M. Ali BİRAND
ABD, Türkiye'ye Irak'ta rol vermiyor
Başkan Bush'un açıkladığı yeni Irak politikas...

© 2006 Milliyet