|
 |
|
|
Nasıl bir İzmir
Gökkuşağı / Reşat Kutucular
AÇaçları yer yer yeşil renkte ışıklandırılmış bir kentte yaşıyorum. Bu ışıklandırmayı sevenlerin olduÇu bir kent üstelik burası. Ayrıca zevkler ve renkler tartışılmaz lafına da katılmıyorum.
Bu kentin bir estetik duruşu olsaydı o aÇaçlar öyle ışıklandırılır mıydı acaba? Bir yerleşime yakışan veya yakışmayan nettir aslında. Kentin ruhuna uyan, uymayan. Hadi göç oldu, ortalık karıştı diyelim. Yine de bu kentin dokusuna uygun bir süsleme anlayışı geliştirilemez mi? Uzmanına, bilenine sorarak.
* * *
Denize tekne indirilemeyen, sahile kayık baÇlanamayan bir Körfez'in kenarında yaşıyorum. Bundan rahatsızlık duyan insanlar da sen, ben, bizim çocuklardan öte deÇil zaten. Bu kentte bir Körfez felsefesi olsaydı, bu kentin havasında deniz kültürü hissedilseydi seyir terasları konusunda yaşanan kör döÇüşü yaşanır mıydı hiç? Kentlinin Körfez'le baÇ kurması öncelikse. Körfezin nitelikli kullanımı önemliyse.
* * *
Az yaÇmur yaÇdıÇı, az rüzgar estiÇi için havası iyice kirli bir İzmir var bu kış. DoÇalgaz gelince her yer pırıl pırıl olacak inşallah da yapılaşma ısıtma ve soÇutma kriterleri açısından teknik olarak denetlense durum böyle olur muydu?
Sonuçta havaya saçılan milli servet kimin içine siniyor ki? DoÇru, gecekonduları nasıl denetleyeceksin ki! Yeni yapılanan bölgelerde ısıtma soÇutma verimliliÇine önem veriliyor mu peki? Bodrum kat yüksekliÇi 2.20 mi olacak, 2.50 mi, çatı eÇimi şu mu bu mu, bir karar verilsin ondan sonra sıra gelecek hayırlısıyla. Daha iyi mühendislik mümkünken böyle gelmiş böyle gider anlayışı öfkelendiriyor insanı.
Vergi mükellefi olanların olmayanlara göre, ruhsatlı bina yapanların ruhsatsız bina yapanlara göre daha sıkı denetlendiÇi dengeleri bozuk bir ülkenin en batılı geçinen kentindeki durum bu.
* * *
TrafiÇi giderek sorun olan, caddeleri eskisine göre çok daha fazla tıkanan bir kent İzmir. Bir araç yüzünden yirmi aracın sıkışıp kalmasına giderek daha fazla rastlıyoruz. İl bazında 2006 yılında trafiÇe çıkan araç sayısı 60 bin civarında. Bunların yarısı İzmir kent merkezine ait olsa, yollara yaklaşık 30 bin araçlık ek yük demek bu.
Kentin içi, alternatif yollar, diÇer ulaşım seçenekleri devreye sokulmadan böyle bir araçlaşmayı bir yere kadar kaldırabilir. Trafik giderek çekilmez hal alır, otopark talepleri artar da artar, en sonunda fuarın tamamı çok katlı otopark, altı da çarşı olur çıkar. Bu arada Dünya Ticaret Merkezi çukuru hala çukurdur ama.
* * *
YaşadıÇım kent EXPO'ya aday. Rakibi Milano. Başka rakip yok. Bu EXPO'ya neden bu kadar az aday var diye hafif şüphelense de insan, ileriye dönük olarak heyecan duyuyor. Markalaşmak için falan deÇil, kente bir ortak akıl pratiÇi, bir ortak akıl zorlaması getireceÇi için önemli EXPO. Estetik olarak, kimlik olarak, sürdürülebilir gelişme olarak kentin kendini bulmasına vesile olacaÇı için önemli.
* * *
Yaşayanı bu kente düşkün, bu coÇrafyayı seviyor. Herkesin hayalleri var daha yaşanır bir İzmir için. Mevcut dokunun tazelenmesi şart. Şimdiye kadar yapılmış tercihlerin deÇiştirilmesi gerek. MühendisliÇi önemserken estetiÇi ihmal etmeyen, Körfez'i, çevreyi korurken nitelikli gelişmeye ön ayak olan, küresel düşünceye açık ama sürdürülebilirliliÇi de dikkate alan bir anlayışla şekillenen bir İzmir nasıl olurdu acaba diye düşünüyor insan.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|