Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Ocak 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir kere YouTube'a düşmeye gör...


Yazılı basında çalışan bizler, görsel medyadakilere göre daha şanslıyız. Çünkü bizim iş kazalarımız kısa metrajlı filme dönüştürülüp yafta gibi boynumuza asılmıyor. Görsel medyada çalışanların en küçük bir iş kazaları sıcağı sıcağına youtube'da vizyona giriyor ve ömür boyu da orada kalıyor.
2007'de youtube'da ilk sallandırılan SkyTürk'ün muhabiri Burcu Benek oldu. Spiker, yılbaşı kutlamalarını izlemek için Taksim Meydanı'nda bulunan muhabir Burcu Benek'e bağlandı. Heyecanla oradaki havayı yansıtmaya çalışan Benek, "Anam, coştu lan bunlar" demesin mi?
Stüdyoda tebessüm etmeye başlayan spiker, "Gördüğünüz gibi Burcu Benek de iyice havaya girmiş" diyerek durumu toparladı ama Burcu Benek'i youtube'luk olmaktan kurtaramadı.

Ongun kendini yaktı!
2007'de youtube'luk olan bir başka ekran yüzü ise HABERTÜRK'ün ana haber spikeri Murat Ongun.
Anadolu Ajansı'nın 2007 takviminde gece ışıklandırılmış Anıtkabir'le Kocatepe Camii'ni yan yana aynı kadraja alan fotoğrafı inandırıcı bulmayan ve fotomontaj olduğunu söyleyen Murat Ongun, canlı yayında konuk ettiği AA Genel Müdürü Hilmi Bengi'ye "Öyle bir açı yok. İspatlayın buradan özür dilerim" dedi.
Fotoğrafın, mesleğinin ve AA'nın üstündeki gölgeyi kaldırmak da tartışılan fotoğrafı çeken Tolga Adanalı'ya düştü.
Soyadı Adanalı, kendi İzmirli olan AA'nın foto muhabiri, noter nezaretinde aynı kareyi bir kez daha çekip Murat Ongun'u mat etti.
Bu ilginç iddia ve sonrası da youtube'da yerini aldı.

Seloni'nin zor anları
Haber 7'nin "Gündem Dışı" programında konuğunun Hülya Seloni'ye yaşattıkları ise süperdi.
Seloni, "Gündem Dışı"nda Türkçe Gönüllüleri Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı Hüseyin Movit'i konuk ediyor. Sohbetin bir yerinde Movit'in cep telefonu çalıyor. Seloni, "Canlı yayın kazası" deyip durumu kurtarmaya çalışıyor ama ne fayda...
Çünkü Movit, cep telefonuna cevap veriyor ve film kopuyor:
Movit: Program şu anda devam ediyor Ateşçim. Kanal 7'deyiz.
Seloni: Siz eleştirirken, şimdi bizi eleştirecekler.
M: Kanal 7'deyiz. Yok diyor, yayın yok diyor.
S: Haber 7 deyin efendim.
M: Kanal 7. Ekrandayız şu anda hadi bakalım. Şoray Uzun Yolda diyorlar.
S: Yok yok hay Allah.
M: Şoray Uzun Yolda değil kardeşim Kanal 7'yi açacaksın bak karşımda Hülya.
S: Şimdi yok yok, şey yapalım. Siz Haber 7 deyin
M: Haber 7'mi Kanal 7'mi?
S: Haber 7
M: Biz Haber 7'de miyiz? Biz Haber 7'deymişiz kardeşim. 40'ta filan arayacaksın. Demek ki biz de hata yapabiliyormuşuz. Bir komplo mu var yoksa...

Pınar Altuğ Behzat'ı istemedi

Medyapım'ın Show TV için hazırladığı "Buzda Dans"ı Pınar Altuğ'un sunacağı aylar öncesinden belliydi. Ancak canlı yayın başladığında Gamze Özçelik ile Behzat Uygur vardı "Buzda Dans"ın sunucuları olarak ekranda...
Peki ne oldu da Pınar Altuğ'un önce sevgilisi Yağmur Atacan, sonra da kendisi ayrıldı "Buzda Dans"tan?
Medyapım'ın ortağı Fatih Aksoy'un söylediğine göre "resmi durum" şu:
Yağmur Atacan, yine Medyapım'ın çektiği "Doktorlar" dizisinde başrol oyuncusu. O nedenle iki projeyi bir arada götürmesi olanaksızdı, ortak karar alıp birinden feragat etti. Medyapım Altuğ'u ise mart ayında başlayacak bir başka yarışmaya sakladı. Ama işin aslı öyle değil.
Medyapım "Buzda Dans"ta Altuğ'un yanına Behzat Uygur'u partner olarak verdi. Ancak Altuğ, Uygur'u istemedi.
Altuğ, "Buzda Dans"ı tek başına sunmakta ısrar edince Fatih Aksoy şöyle bir orta yol buldu.
Yağmur Atacan gibi Pınar Altuğ da "Buzda Dans"tan muaf tutuldu.
Altuğ, "Buzda Dans" bitince yerine yapılacak yeni bir yarışmayı sunacak.

Buzda Dans'ta adaletsizlik yapılıyor

Show TV'nin iddialı yarışması "Buzda Dans"ta erkeklere yapılan haksızlığa da dikkat çekmek istiyorum. On ünlünün hünerlerini sergilediği ilk haftanın en iyisi Zeynep Tokuş'tu. Bülent Polat da en az Tokuş kadar iyiydi ama jüriden Tokuş kadar puan alamadı. Bu gidişle ağzıyla kuş da tutsa alamaz. Niye mi?
Bu yarışta erkek olmak dezavantaj... Çünkü "çiftler"de işin zor kısmı erkeklerde. Zor olanı erkekler yapıyor, kadınlar da koreografi gereği zaman zaman onlara eşlik ediyor. Yarışmacı olmayan erkeklerin hepsi şampiyon patenci. Ne yapsalar göze hoş geliyor.
Örneğin ilk haftanın en gözdesi Zeynep Tokuş'un partneri Robert Beauchamp dünya şampiyonu bir buz patenci. Adam döktürüyor zaman zaman Tokuş da ona eşlik edince ortaya çıkan görüntü herkesi mest ediyor. Jüriden puan, seyirciden kısa mesaj yağıyor.
İş erkek yarışmacılara gelince, yükün ağırı onlarda. Onların da partnerleri profesyonel artistik patinajcı ama yarışmada onlara düşen görev çok pasif. Zor hareketleri yapmak zorunda olan erkekler. Eee onlar da acemi olunca ne yaparlarsa yapsınlar ortaya hocaları erkek olan çiftlerdeki gibi büyüleyen bir gösteri çıkmıyor. O nedenle jüriden düşük puan, seyirciden de az kısa mesaj alıyorlar.
Medyapım, bu adaletsizliği giderecek bir çare bulmalı.

Asuman Krause Bilboard'da

İster inanın, ister inanmayın ama bu bir gerçek.
"Şarkıcı mankenler Kulübü"nün son üyesi Asuman Krause, Bilboard'un listesine girmeyi başardı.
Türkiye Bilboard'un "Yerli Şarkı" listesini inceleyince gördüm bu gerçeği. Krause'nin geride bıraktığı isimler arasında İlhan Şeşen, Bendeniz, Zeynep Casalini, Kenan Doğulu, Gülşen ve MFÖ gibi ünlüler bile var. Bilboard'ın listesi 20 şarkılık. Ama ilk 10'u buraya taşımak işin rengini ortaya koyma açısından yeter de artar bile...
1. Aşkım Baksana Bana - Nazan Öncel
2. Afili Yalnızlık - Emre Aydın
3. Camdan Kalp - Funda Arar
4. Hüzün - Gece Yolcuları
5. Hayırdır İnşallah - Yaşar
6. Peri - Nil Karaibrahimgil
7. Gitme - Serdar Ortaç
8. Tenimizin Uyumu - Asuman Krause
9. Bu Şehre Sonbahar Geldi - Deniz Seki
10.Mantık Evliliği - Demet Akalın

'Tutku Oyunları' beni etkiledi

Sinemalarda yeni vizyona giren "Tutku Oyunları" (Little Children) filmini D Productions'un özel gösteriminde izledim. En İyi Film, En İyi Senaryo ve En İyi Kadın Oyuncu (Kate Winslet) dallarında Altın Küre Ödülleri'ne aday gösterilen bir film "Tutku Oyunları"...
Eşlerini aldatanlar, film boyunca "kötü" sandıklarınızın finalde ortaya çıkan insani yönleriyle bende geçen yılın "Oscar"lı filmi "Crash" gibi iz bıraktı bu "Tutku Oyunları"...
Kate Winslet, Jennifer Connelly, Patric Wilson, Jackie Earle Haley ve Noah Emmerich'in oynadığı filmin verdiği mesaj ise şöyle:
Geçmişi değiştiremezsiniz ama geleceğinizi belki!

aeyuboglu@milliyet.com.tr




MAGAZİN
Bir iskelem bile yok!
Kerem Görsev'den anlamlı konser
Gala gecesinde Gaffur izdihamı
Diaz'dan ayrıldı, Johannson'a gitti
Madonna'dan herkese evlat edinme çağrısı
Brown'ın cenazesi hâlâ evde
Bir kere YouTube'a düşmeye gör...
Binbir gece masalları Tepebaşı Al Jamal'de
'Nasıl Geçti Habersiz'i bilmeyen var mıdır?'







ALİ EYÜBOĞLU


YELİZ ARAS


ŞENAY DÜDEK

© 2006 Milliyet