Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Ocak 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İçki servisinde dökülüyoruz

Ne içki dünyamız ne de servis sektörümüz yeni konukları dünya standartlarında ağırlamaya hazır


myalcin@turk.net

Yeni yıllara girerken iyi dilekler, bardağın dolu tarafını görmeler, iyimser yaklaşımlar genellikle daha ön plana çıkar. Ama her yeni yıla giriş, aynı zamanda geçen yılın bir değerlendirmesini yapmaya da imkan tanır, özeleştirilerin yolunu açar. Ben de bu hafta öyle yapmak ve bu sütunun konusu olan içkiler üzerinde, "kral çıplak" demek istiyorum...
2007'ye girerken büyük bir turizm patlamasının da eşiğindeyiz. Güneyinden Ege'sine, İstanbul'undan İzmir'ine müthiş bir turizm yatırımı artışına tanık oluyoruz. Kongre turizminde Türkiye ciddi yol alıyor. Orhan Pamuk'un aldığı Nobel ödülü, Batı'nın aydın ve yüksek gelirli turist kesiminde Türkiye'ye ilgiyi artırıyor. 2010 yılında İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti ilan edilecek olması, İstanbul'u turizmde lokomotif hale getirmeye aday görünüyor.

Barmenliğin durumu
Bunlar, daha iyi bir servis, hizmet ve ürün kalitesi gerektirmesine rağmen daha şu anda bile özellikle içki konusunda servis sektörümüz deyim yerindeyse "dökülüyor". Neden mi?
Bar dünyamızın hali içler acısı. Birkaç ay önce İstanbul'un en iyi restoran ve barlarının beşini dolaştık, olması gerektiği gibi bir "dry martini" kokteyli yaptıramadık! "Barmen"lerimiz, en basit uluslararası kokteylleri bile doğru dürüst bilmiyor.
Barmenlik bir meslek değil, kulağı küpeli, atkuyruğu saçlı maceraperest gençlerin üniversitede okurken bir-iki yıllığına yaptığı bir "geçici iş" durumunda... 40 yaşın üzerinde, olgun, bilgili ve tecrübeli barmenimiz yok denecek kadar az. Öte yandan barmenlerin önemli bölümü maaş bile almıyor, bahşişe çalışıyor, değer verilmeyen bir işe de önüne gelen sıvanabiliyor...
Turizm ve otelcilik okulları perişan halde. Bar derslerinde 50 yıl önceki geçerliliği kalmamış bilgiler okutuluyor, özel üniversitelerde bile öğrenciler bir şeykır çalkalamadan mezun oluyor.
Koca ülkede, geçimini sadece şarap servisi yaparak, bordrosunda "someliye" yazarak sağlayan tek bir şarap garsonumuz bile yok.
En lüks restoranlarımızın çoğunda, bakkallarda bulunan şaraplar satılıyor. Bardaklar vasat, karaf kullanımı bilinmiyor, şaraplar ya çok soğuk ya da çok ılık servis ediliyor.
Kanunların tuhaflığı ve bürokrasinin dargörüşlülüğü yüzünden, uluslararası içkilerin bir bölümü Türkiye'de bulunmuyor. Porto şarabı, Madeira şarabı, Alman şarabı olmadan beş yıldızlı otelcilik, restorancılık yapmaya çalışıyoruz.
Şampanya, aşırı vergiler yüzünden dünyadaki en yüksek fiyatına Türkiye'de ulaşıyor.
Restoranlarımızda İngilizce mönü hemen hemen hiç yok, Türkçelerinde bile çoğu yemeğin ismi yanlış, mutfaklarda yapılışı ise daha da fena... Uluslararası popüler bir yemek olan "pepper steak" (biberli bonfile), Türkiye'de olmuş "paper steak" (kağıt bonfile) mesela...

Duayenler işsiz
Duayen barmenler, efsaneleşmiş aşçılar işsiz oturuyor, devlet ise Afyon gibi turizmin olmadığı yerlerde turizm okulları kurarken, bu insanlardan yararlanmayı aklına bile getirmiyor.
Barmenlik ve aşçılık dernekleri, sponsor kovalayan rant arama yerleri haline dönüşüp yozlaşma sürecinde.
Turizmi stratejik hedeflerinden biri olarak ilan eden devletin, kendini toparlaması, standartlar koyması, bütçeler ayırması ve işe el atması lazım. Yoksa, 2010'da Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'u ziyaret edecek yabancı gazetecilerin Türkiye'yle alay eden satırlarını, Batı gazetelerinde okumak hiç sürpriz olmayacak...


PAZAR
"Aşk geçici bir hastalık"
"Kafkaslı'nın kazandığı parayı diğer atlar yiyor"
Bizim kızlar lezbiyen barda
Sting ve Madonna'yı Dolapdere çetesine kattılar
Hayvanlara bilim Nobel'i verilse ödülü onlar alırdı
Dostum, bir şarap parası...
Boynu kırık yeni yıl
Oğlaklara öneriler
İspanya ve Katalunya mutfağı
Fahişe ama iyi arkadaş, iyi akraba
Çek Cumhuriyeti ve Prag
Sebze ve meyve sularını ihmal etmeyin
Güç kimdeyse kıble odur
Zeytin, zeytinyağı; işte Ayvalık!
Çobanaldatan ve şarkı yarışması
İçki servisinde dökülüyoruz





Ahmet Turhan Altıner
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet