Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Ocak 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kum saati


Ortadoğu'nun ağırlık merkezi, Filistin'den Bağdat'a kayıyor. Ortadoğu haritası pergelin sabit ayağı Bağdat'a tutularak, diğer ayağına, öncelikle Kuzey Irak, Basra, İran, Suriye ve Türkiye üzerinde tur attırarak çizilecek gibi görünüyor.
Hüseyin Üzmez, I. Körfez Savaşı sırasında Suudi Arabistan'dan yazdığım bir yazıyı dün köşesinde hatırlatmış. (Anadolu'da Vakit yazarı.)
Birkaç satır şöyle:
"O günlerde yazdıklarını hiç kaçırmadım. Bir yazısında tüyler ürperten planı açıkladı. Körfez bölgesinde bir ABD albayı, sayın Güneri Cıvaoğlu'nun önüne bir Ortadoğu haritası açmış ve: 'yakın gelecekte, Ortadoğu yeniden dizayn edilecek ve bu şekli alacaktır' diyor sayın Güneri Cıvaoğlu'na...
ABD albayı Güney hudutlarımıza bitişik genişçe bir alanı işaret ederek: 'bu bölgede bağımsız bir Kürt devleti kurulacaktır' diyor. Cıvaoğlu 'Türkiye'nin buna asla müsaade etmeyeceğini' söyleyince... ABD albayının cevabı aynen şöyle oluyor: 'o zaman Irak Kürtleriyle savaşmak zorunda kalacaksınız' diyor."

Türkçe konuşan ABD subayları
O anımın "tam" olması için birkaç ekleme yapayım...
Bu söylem, önce ABD'li bir albay, sonra bir başka salonda gene bir ABD'li yarbay tarafından söylenmişti.
Adeta "bu laflar bir albayın laf ola konuşması değildir, bakın iki kez ve iki ayrı salonda aynı şeyi vurguluyoruz" mesajı verilmişti.
Her iki ABD subayı da konuşmalarını Türkçe yapmıştı.
İkisi de Ankara'da TBMM binasının hemen yanındaki Amerikan Yardım Kurumu JUSSMAT'ta birkaç yıl görev yapmışlar, Türkçeye hâkimdiler.
"Türkçe konuşalım da kafana iyice girsin" der gibiydiler sanki...
Haritalar önüme açılmadı. Duvarlardaydı.
Avuçlarını Kuzey Irak'ta gezdirerek, bağımsız Kürt devletinin kurulacağı bölgeyi göstermişlerdi.
Söylem de şuydu:
"Burada kalan Saddam'ın silahlarını Kürtler ele geçirecek. Kürt devletini kuracaklar. Türkiye'den toprak isteyecekler. Ya vereceksiniz ya da vermeyip savaşacaksınız."

Kafama çuval geçirtmedim
Kan tepeme sıçramıştı.
Gene de serinkanlı kalmaya çaba gösterdim. (Yoksa... Belki de kafasına çuval geçirilen önce ben olurdum. G.C.)
Onlara başta Özal olmak üzere Türkiye'nin yaptığı jestleri de hatırlattım.
Gülümsediler. Her ikisi de aynı cevabı verdi:
"Biz zaten harekâtın sonunda buradan toparlanıp gideceğiz."
O anı, zaman fanusunda çöl kumunun aktığı 15 yıl sonra, planın çok daha belirgin bir şekilde uygulama mesafeleri aldığını gösteriyor.
Dahası... O albay ve yarbay, "Türkiye'nin kırmızı çizgilerinden" de daha vahim hedefleri açığa vurmuşlardı.
"Sizden toprak isteyecekler. Ya vereceksiniz ya savaşacaksınız..."

Kayıkçı kavgası
Kuzey Irak'taki PKK varlığı, kullandığı ağır silahlar, önümüzdeki yıllar için yazılmış senaryonun ön işaretleri olabilir.
Bush programını ve göstermelik koordinatör satrancını inandırıcı bulmak zor.
Talabani-Barzani ikilisinin PKK için söylemlerini ise "kayıkçı kavgası" olarak görüyorum.
Ama... Türkiye, gerçekten önalan, ciddi, akılcı, sağlam diyaloglar kuran, dağdakileri indirmeye dönük çözümler üreten, işi ABD ve Kuzey Irak taşeronlarına bırakmayan irade koyarsa, bu plan bozulabilir.

1 Mart hatası
Alternatif tarihi yazmaya çalışalım...
1 Mart tezkeresi Meclis'ten geçseydi... TSK, Kuzey Irak'ı tutsaydı... ABD ve İngiltere'nin stratejik ortağı olarak o bölgede kalsaydı... Bugünkü dram yaşanır mıydı?
TSK, doğrudan sıcak savaşa girmeyecekti.
ABD'nin ikmal yolu olarak göbek bağını parmaklarında tutacaktı.
Kerkük'te Türkmen nüfusun tapu ve nüfus kayıtları, peşmerge tarafından yağmalanamayacak, nüfus yapısı bozulamayacaktı.
Kuzey Irak petrol vanalarının, Barzani'nin egemenliğine geçme olasılığı çok daha düşük kalacaktı.
Savaş sonrası Kuzey Irak'taki Saddam'ın silahları denetim altına alınacaktı. PKK'ya akmayacaktı.
Kuzey Irak, Türkiye'deki eylemlerin lojistik üssü haline gelmeyecekti.
Talabani ve Barzani, Türkiye konusunda böylesine konuşmalar yapamayacak, tavır koyamayacaklardı.
İsmet Paşa'nın "Savaşın başında bir hata, bazen sonuna kadar sizi takip eder" sözünü acıyla hatırlıyorum.

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk Araştırma Merkezi'nin açıklaması
9 OCAK günü bu sütunda "Atatürk Araştırma Mer...
Çetin ALTAN
Başkan Bush'un ters reçetesi, Irak'ın ölüm peçetesi
Vaktiyle bir mizah yazarı şöyle demiş:
Melih AŞIK
Erteleme neden?
'Özel sektör zam yapar, sonra bizden bilirler...
Fikret BİLA
Bush'un ve Rice'ın Irak senaryoları
ABD Başkanı Bush, yeni Irak planını açıkladı:...
Hasan CEMAL
Ne yazar, kim takar?..
Başkan Bush, Irak için 'yeni stratejisi'ni aç...
Güneri CIVAOĞLU
Kum saati
Ortadoğu'nun ağırlık merkezi, Filistin'den Ba...
Can Dündar
Kritik eşikte önemli konferans
Geçen hafta Brüksel'den yayın yapan PKK'nın R...
Abbas GÜÇLÜ
OKS kalkacakmış!
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "2009'dan ...
Semih İDİZ
Washington'da jeton düştü, ama geç olabilir
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Savu...
Sami KOHEN
Irak cephesi genişliyor
Başkan Bush'un yeni Irak stratejisi, dün de b...
Metin MÜNİR
Elektrik benim
Enerjiyle ilgilenen herkes sabırsızlıkla Baka...
Hasan PULUR
Kara köpeğe niçin "Arap" denir?
İNSANOĞLU düşününce ortaya neler çıkıyor, ne ...
Derya SAZAK
Rice'ın korkusu
Bush'un yeni Irak planı üzerinde Temsilciler ...
Meral TAMER
2007 Dünyanın Durumu Raporu ne diyor?
Dünkü haberler arasında bana göre en çarpıcıs...
Yaman TÖRÜNER
Faiz tartışması
Faiz tartışmasında ağızlar bozulmaya başladı....
Güngör URAS
'Urkey' ile 'Türkiye' tanıtılamaz
Turizm ve Tanıtma Bakanlığı, Türkiye'nin tanı...
M. Ali BİRAND
Gül'ün, köşk yıldızı parlıyor...
Gelin, haftasonu dedikodusu yapalım.

© 2006 Milliyet