|
Faiz tartışması
Faiz tartışmasında ağızlar bozulmaya başladı. Oğuz Satıcı'dan sonra Cavit Çağlar da Merkez Bankası'nın döviz ve faiz politikasına ağır sayılabilecek bir dille yüklendi.
Öte yandan, yüksek faizi savunan bazı yazarlar, artık faizin düşürülmesi gerektiğini söyleyenleri, "Bunlar gelecek seçimlerde yer kapmak için, hükümeti eleştirme adına faizlerin düşürülmesini istiyorlar" diyerek "bel altı vuruş"lara başladılar. Merkez Bankası Başkanı ise, "Döviz kuru dalgalanmaktadır. Bizim döviz kuru konusunda bir hedefimiz yok. Geçmişteki hataları tekrarlayıp faizleri düşürmeyiz" diyor.
Merkez Bankası, "Bizim döviz kuruyla ilgili bir hedefimiz yok" diyor ama, geçen yıl ortasında döviz kuru yükselmesin diye, bir defada faizleri % 3 oranında artırdı. "Geçmişteki hatalar" denilen şey de döviz kurunun yükselip giderek kriz yaratmasıydı.
Demek ki, ne denilirse denilsin, Merkez Bankası, politikalarını sürekli döviz kurunu gözeterek belirliyor. Hatta, döviz kuru yükselip sıkıntı yaratmasın diye, ne üretim ne cari açık ne de hükümetin uyarıları umursanıyor.
Gerçekte önemli olan yüksek faiz de değil, "yüksek reel faiz". Reel faizlerdeki yükseklik, uluslararası piyasalarda "riskin yüksekliği" olarak algılanıyor. Dünyanın en yüksek reel faizini biz verdiğimize göre, Merkez Bankası, belki de "Dünyanın en riskli ülkesi biziz" demek istiyor. Sıcak para getiren bıyıklı olsun bıyıksız olsun yabancı yatırımcılar da zevkten dört köşe ellerini ovuşturuyorlar.
Çünkü, Merkez Bankası ne demek isterse istesin, dünyanın en riskli ülkesi biz değiliz. Zaten, bu nedenle, bize bol döviz geliyor. Kalıcı yabancı yatırım da gelecek ama bu reel faizlerle, kalıcı yatırım yapmak yerine, borsaya veya devlet tahviline yatırım yapmak yabancılar için daha kârlı.
Yüksek reel faiz politikası nedeniyle, daha fazla kalıcı yabancı yatırım yapılması da engellenmiş oluyor.
Enflasyon hedefi tutmuyor
Öte yandan, "Gelecek seçimlerde yer kapmak için, hükümeti eleştirme adına faizlerin düşürülmesini istiyorlar" eleştirisi de doğru değil. Çünkü, faizlerin düşürülmesini hükümet de istiyor ve faizlerin düşürülmesi mevcut hükümetin de çıkarına. Yani, faizlerin düşürülmesinin istenmesi, bu hükümete muhalefet yapmak için istenmiyor.
Zaten, faizlerin düşürülmesini isteyen işadamları da hükümete yakınlıklarıyla biliniyorlar. Dün de Maliye Bakanı bu konuya değindi ve "Bu reel faizlerle kimse yatırım yapmaz" dedi.
Üstelik, bu denli yüksek reel faize rağmen, enflasyon hedefi de tutturulamadı. Merkez Bankası'nın "enflasyon hedefi" de artık tutmuyor. Bundan sonrakiler ise, hiç tutmayacak. Çünkü, yüksek faiz artık "enflasyon hedefi"ni de vurmaya başladı. Biz, Merkez Bankası'nı gerçekçi hedefler koyan ve koyduğu hedefleri tutturan bir kurum olarak görmek istiyoruz.
Dünya merkez bankalarının birincil hedefleri, ülkelerindeki üretimi artırmak ve istikrarı koruyarak ulusal ve yabancı yatırımcıya yatırım iklimi yaratmaktır. Bunun için, borsa hareketleri öncelikle gözetilir. Üretim ve ulusal ekonominin gelişimi konusundaki darboğazların giderilmesi öncelik alır.
Bu görüşlerimi eleştiri olarak düşünmeyin. Merkez Bankası'ndaki arkadaşlarımın ülkesini en az benim kadar sevdiğini ve istikrarı bozmamaya çalıştıklarını, kimseyle de sorunları olmadığını biliyorum.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|