Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Ocak 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bayramda organ telefonu bekledim

Organ naklinin duayeni olarak gösterilen Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, "Geçen bayram trafik kazalarında 115 kişi öldü. Bir organ çıkar diye elimde iki telefonla boşuna bekledim" dedi

AYŞEGÜL AYDOĞAN ATAKAN

Türkiye'de yaklaşık 40 bin kişi organ nakli bekliyor. Ancak nakil için gereken organ bağış oranı, milyonda 1-2'de kalıyor. Buna göre, nüfusu 15 milyon olan İstanbul'da organ bağışlayanların sayısı yılda 15'i geçmiyor.
Organ naklinin duayeni olarak gösterilen, bugüne kadar yaptığı 45 bin ameliyat, 1500 karaciğer nakli ve literatüre giren çalışmalarıyla dünyada tanınan Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, yaklaşık 30 yıl ABD'de çalıştıktan sonra Ekim 2006'da Türkiye'ye döndü. Kalayoğlu'nun dönüşüyle birlikte, organ bağışında Avrupa ortalamalarının çok gerilerinde yer alan Türkiye'de de gerek yasal, gerekse duyarlılık konusunda bir hareketlenme gözlendi.

Son üç ayda neler yaşandı?
Göreve başladığı günden itibaren çeşitli faaliyetlerde bulunan, Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere pek çok kurumu harekete geçiren Memorial Hastanesi Genel Cerrahi ve Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Kalayoğlu ile son üç ayda yaşanan gelişmelerle, hedeflerini konuştuk:
Geldiğiniz andan itibaren özellikle İstanbul'da bağışın çok az olduğundan yakınıyorsunuz. Bağışı artırmak için hedefleriniz nedir?
- Hedefimiz İstanbul'u Türkiye'nin organ bağış şampiyonu yapmak. 2007'de inşallah bunu başaracağız. Bağışı en az 5-6 kat artırmak istiyoruz. İstanbul'da milyonda bir bağış, yani 15 milyonluk metropolde 15 tane bağış yapılıyor. Bunu milyonda 5'e getirsek 75, milyonda 6'ya getirsek 90 bağış eder. Milyonda 10 olsa İstanbul'da yılda 150 donör eder. Maalesef Türkiye'de canlıdan yapılan nakillerin oranı yüzde 75, kadavradan yapılan nakillerin oranı ise yüzde 25. Amerika'da bunun tersi.

Neden bağış oranı İstanbul'da bu kadar düşük?
- Bu memleketimize özgü bir durum değil. Akdeniz ve Ege bölgelerinde organ bağışı var da İstanbul'da niye yok? Dini nedenler burada değişik mi? Hayır. Buradaki de Müslüman, oradaki de. Niye burada organ çıkmıyor? Bana kalırsa yeterli duyarlılık yok ya da bilgi eksikliği nedeniyle. Bugün benim ailemde organ bekleyen yok derseniz, organ bağışı olmaz. Çünkü, ne zaman sizin ihtiyacınız olacak, o zaman önemi anlaşılıyor.

Organ bağışını artırmak için İstanbul'dan mı başlamak gerekiyor çalışmalara?
- Eğer bu İstanbul'da başarılırsa, Türkiye'nin sorunu kalmayacak. Gelişmiş ülkelerde milyonda 30 çıkıyor. İstanbul'da 450 donör olduğu zaman, biz 900 tane böbrek nakli yapıyoruz demektir. 500 kişinin ölümünden sonra 2 bin 500 kişiye hayat verilir. Organ nakilleri çok büyük bir eksikliği giderecek, çok büyük bir parayı ekonomiye geri kazandıracak. Diyaliz için verilen çok fazla para ülkede kalacak.

Diyaliz için yılda ne kadar harcama yapılıyor?
- Yılda 3-4 milyar dolar diyalize harcanıyor. Sağlık Bakanlığı'nın bütçesi 21 milyar dolar. Yani bütçenin 7'de biri diyalize ayrılıyor.

Bağış olur diye kaldım
"Gazetelerde trafik kazaları ve diğer ölüm haberlerine bakmaya başladım. Geçen bayram 115 kişi trafik kazasında öldü. Bu bayram İstanbul'daydım. Muhtemelen bir organ çıkacak diye elimde iki telefonla bekledim. 55 kişi öldü, 263 kişi yaralandı, ama organ bağışı çıkmadı."

Yeni düzenleme çok olumlu

Bakanlık son günlerde yeni yasal düzenlemelere gidiyor. Siz bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Çok olumlu buluyorum. Çünkü bazen saatler kıymetli. Beyin ölümü kararı için özellikle Türkiye şartlarında 4 doktoru bir araya getirmek çok zor. Bu nedenle beyin ölümü kararı çok zor veriliyor.
30 doktoru da toplasanız yurtdışında bir kişi veriyor bu kararı. Çünkü beyin ölümü kriterleri son derece kolay, belli. Bunu yoğun bakım ünitesinde çalışan her doktor kolayca verebilir. Sağlık Bakanlığı'nın getirdiği düzenlemeyle bir anestezi doktoru ile bir nöroloji veya nöroşirürji uzmanının müşterek kararıyla bu rapor imzalanır deniliyor. Herhangi bir hataya kesinlikle sebep olmayacak sağlamlıkta bir yönetmelik çıkıyor. Yapılacak işi biraz daha acele ve kolay hale getiriyor.

80 koordinatör tayin bekliyor

Yeni düzenlemeyle kadro verilmesi gündemde olan organ nakil koordinatörlerinin bağışı artırmaya nasıl bir katkısı olacak?
- Şu anda yaklaşık 80 koordinatörün tayini Sağlık Bakanlığı'nda bekliyor. Hastanelere, ölümü veya ölümle sonlanacağına kesin nazarıyla bakılan hastaları organ bulma kurumlarına haber verme mecburiyeti getiriliyor. Bu çok önemli bir gelişme. Bu olursa, organ bulma kurumlarının konuya ilgilerini daha da artıracak.

Tanıtım filminde seve seve oynarım

Osman Yağmurdereli, sanatçılarla organ nakli konusunda tanıtım filmleri yapacağını açıkladı. Beklentileriniz neler?
- Osman Bey gelse "bu filmde oyna" dese, oynarım. Hastalarımız ıstırap çekiyor. Toplum olarak işkence yapıyoruz onlara. Çünkü tedavi edemiyoruz, elimiz kolumuz bağlı. Buna hakkımız yok. Öldükten sonra organ bağışlamanın günah olmadığını Diyanet İşleri Başkanlığı söylüyor. Bir insanın hayatını kurtaran bütün insanlığın hayatını kurtarmış kadar sevap kazanıyor.

Yeni yasa neler getirecek?

2007'yi "Organ ve Doku Nakli Yılı" ilan edecek Sağlık Bakanlığı, organ bağışının artırılması için de bir kanun tasarısı hazırladı. Mevcut uygulamada, organ nakli için gerekli bir prosedür olan beyin ölümü kararını 4 uzmanlık dalı; nöroloji, kardiyoloji, anestezi ve beyin cerrahı alıyor. Avrupa'da ve ABD'de ise beyin ölümü kararını bir anestezi uzmanı ile bir nörolog alıyor. Tasarıyla, Türkiye'de beyin ölümü kararının Batı'da olduğu gibi anestezi ve nöroloji uzmanları tarafından alınması hedefleniyor.





GÜNCEL
Türkiye barışını arıyor
Saddam gibi direniş oyununa gelmedim
Sulardaki çekilme korkutmasın!
Bayramda organ telefonu bekledim
Kızlara müzik odası
8.3'lük deprem
'Bir daha yapma' uyarısı
Refet Angın hastanede
Başbakan'a okul mektubu






Melih AŞIK
Osmanlı Saati...
Meksika'nın başkenti Mexico City'de, Bolivar ...
Can Dündar
Sahra Çölü'nde bir bayram
Hollywood'un lanetli ülkesi Fas... Bowles "Ç...
Hasan PULUR
Pazar fıkraları...
FIKRA denilince akla Karadenizliler gelir, ha...
Çetin ALTAN
"O da yalan bu da yalan, var biraz da sen oyalan"
Henüz ABD'li karikatüristlerin yapmadıkları b...

© 2006 Milliyet