Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Ocak 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kadife pantolon ve edebiyat öğretmenleri


Her gün yüzlerce elektronik mektup geliyor. Her biri sorun yüklü. Neşelendirenler de yok değil. Ama çok az. Bu da gösteriyor ki, toplumun keyfi pek yerinde değil. Oysa her konuda, hemen herkesin o kadar çok morale ihtiyacı var ki!
Oysa, bizim insanımız, mutlu olmak için öyle çok büyük beklentiler içinde değil. Bazen ufacık bir düzenleme bile onu mutlu etmeye yetiyor. Örneğin erkek öğretmenlere yönelik kadife pantolon yasağı kalksa, kim bilir ne kadar sevinirler.
İşte bu konuda gelen farklı bir mektup:
"Sayın Güçlü,
Çalışmalarınızda başarılar dileyerek kendi sorunlarımı arz etmek istiyorum.
Elbette, ülkemizde on binlerce, hatta yüz binlerce öğretmen kardeşim mesleğini yapmak üzere atanmak isterken, mesleğine yeni atanmış binlerce kardeşim atandıkları kırsal bölgelerde gerek yaşam şartları gerek batıl inançlar, kültür şoku gibi dertlerle uğraşırken, tek maaşla evini geçindirmeye çalışan on binlerce meslektaş ağabeylerimizin, ablalarımızın dertleri dururken ve hepsinden önemlisi de hiçbir suçu olmadığı halde zaman zaman öğrenci şımarıklıklarına, zaman zaman da idari uygulamalara kurban gitmiş ve haklarında haksız yere soruşturma açılmış ve bu dertle kendilerini aklamaya çalışan haksızlığa uğramış tüm eğitim gönüllülerinin dertlerinin yanında benim bahsedeceğim dertler pek çoklarının nazarında önemi haiz olmasa, mevcut uygulamaları belli bir mantık düzlemine oturtamadığım için arz etme ve dile getirme ihtiyacı hissettim.
1. Havaların ısınmasıyla birlikte iklim şartları göz önüne alınarak hafifletilen bir kılık kıyafet değişimi olduğu, yani giyilmesi mecburi (en azından üst makama çıkarken veya resmi törenlerde) "ceket"in belli mevsimler dahilinde çıkarıldığı hepimizce malumdur.
Benim merak ettiğim husus, giyilmesi yasak olan kadife pantolon için neden kış şartlarında bir izin çıkmamaktadır? Zira, Anadolu'nun pek çok vilayetinde kış şartları çok çetin geçmekte, kumaş pantolonlar bu iklim şartlarına yeterli gelmemektedir. MEB tarafından -her ne hikmetse- istenmeyen kadife pantolonlar en azından kış mevsiminde serbest bırakılamaz mı?
Üstelik 2003 yılında pantolon giyme hakkı kazanan bayan öğretmenler, kumaş pantolon yerine envai çeşit kumaştan (keten-kanvas-kadife vs.) pantolon giymekte ve buna kimse ses çıkarmamaktadır.
2. Gerek ilköğretim gerekse ortaöğretim kurumlarında yapılan her türlü ders dışı etkinlikte (toplantı-belirli gün ve haftalar etkinlikleri vs.) akla ilk gelen öğretmenler edebiyat öğretmenleri olmaktadır. Yapılan toplantılarda yazmanlık görevi sürekli olarak okula yeni gelen edebiyat öğretmenine verilmektedir ve bu duruma ne müdür ne diğer öğretmenler ne de adı geçen edebiyat öğretmeni ses çıkar(ama)mamaktadır.
Ha diyelim ki imla kurallarını iyi biliyorlar, o hızlı yazım esnasında imla ve noktalama kurallarına mı dikkat etmektedirler?
Yahut edebiyat öğretmenleri üniversitede hızlı ve düzgün yazma eğitimi mi almaktadır veya "Bir 23 Nisan töreni nasıl yapılır?", "Bir 19 Mayıs töreni nasıl yapılmalıdır?" türünde dersler mi görmektedir ki, her program, her etkinlik bu branş öğretmenlerinin vazifesi olarak görülmektedir.
Sayın Güçlü,
Yaklaşık 5 yıldır Anadolu'nun çeşitli vilayetlerinde Türkçe / Edebiyat öğretmenliği yaptım/yapıyorum, fakat hâlâ bu iki sorumun cevabını bulabilmiş değilim. Köşeniz vasıtasıyla yetkili bir ağızdan tatmin edici bir açıklama alırsam çok sevineceğim. Saygılarımla"
Özetin özeti: Eğitimde zaten yeterince katı kurallar var. Kadife pantolondan vazgeçilse eğitim çok mu laçkalaşır! Bir de edebiyat öğretmenleri kısa cümle kurmaya alışsa ve bunu öğretebilseler. Ne iyi olur...

aguclu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
"O da yalan bu da yalan, var biraz da sen oyalan"
Henüz ABD'li karikatüristlerin yapmadıkları b...
Melih AŞIK
Osmanlı Saati...
Meksika'nın başkenti Mexico City'de, Bolivar ...
Fikret BİLA
ABD neden endişe ediyor?
ABD Dışişleri Bakanı Rice ve Savunma Bakanı G...
Hasan CEMAL
Barcelona çarşısında mastika, mastika!
Biri, Katalunya Özerk Bölgesi'nin halkoyuyla ...
Güneri CIVAOĞLU
Sezen'le kamera arkası
Sezen Aksu ile söyleşimizin -kamera arkası da...
Can Dündar
Sahra Çölü'nde bir bayram
Hollywood'un lanetli ülkesi Fas... Bowles "Ç...
Abbas GÜÇLÜ
Kadife pantolon ve edebiyat öğretmenleri
Her gün yüzlerce elektronik mektup geliyor. H...
Metin MÜNİR
Güneşte otlara uzanmış
Güneşte otlara uzanmış, atkım başımın altında...
Hasan PULUR
Pazar fıkraları...
FIKRA denilince akla Karadenizliler gelir, ha...
Derya SAZAK
Akdeniz'e veda
Küresel ısınmanın insanlığı 'kıyamet'e götüre...
Meral TAMER
Biz kadınlar dünyanın kız kardeşleriyiz
Önce kitabın kapağının sıra dışılığı dikkatim...
Ece TEMELKURAN
Delikanlı kadınlar örgütü
"Annem taraf boylu boyunca, dik duruşlu Çerke...
Osman ULAGAY
Küreselleşme hızlandıkça karşıtları da güçleniyor
Küreselleşmenin dünya ekonomisinde muazzam bi...
Güngör URAS
Venezuela'da çocukların yaşamı müzikle değişti
Güney Amerika kıtasının çalkantılı ülkelerind...
Serpil YILMAZ
Şener: Erdoğan'ın adaylığı istikrarı pekiştirir
Kalkınma öncelikli yöreler, GAP İdaresi, DOKA...

© 2006 Milliyet