|
 |
|
|
Akdeniz'e veda
Küresel ısınmanın insanlığı 'kıyamet'e götüreceğini artık görebiliyoruz. Dünyanın neresinde olursanız olun, iklim değişikliğinin çarpıcı sonuçlarını yaşamak mümkün. Örneğin Washington için en güzel mevsim, kiraz çiçeklerinin açtığı ilkbahardır. Nisandan itibaren parklarda pembe beyaz renklerin göz alıcı dansı başlar. Sincaplar koşuşturur. Kent yeşile bürünür.
2007'ye Washington'da girdik. Ocak ayında baharı yaşadık. Baharlar açtı, kar beklerken insanlar teraslarında güneşlendiler.
Uzmanlar dünyadaki ısının geçen on yılda bir derece arttığını, bu eğilim devam ederse denizlerin yükselmesi sonucu yeni sorunlar yaşanabileceğini belirtiyorlar. Buzulların erimesi sonucu Alaska'da kışı uykusuz geçiren kutup ayıları bu değişimden öncelikle etkilenen canlılar.
Kuraklığın ve yıkıcı fırtına, sel ve don olaylarının etkisiyle insanlar da doğal dengenin alışıldık düzeni dışında yeni sorunlarla baş etmeye çalışıyorlar.
The New York Times'ın bu hafta yayımlanan Bilim Eki'nde küresel ısınmayı da gölgede bırakacak 'teknotik' hareketlenmenin ileri çağlardaki sonuçlarını gösteren haritalar şoke ediciydi.
Bilimsel makaleyi hazırlayan William J.Board yazısına, 'Akdeniz'le veda etmeye hazırlanın' diye başlamış. Aynı şekilde, Kızıldeniz'e ve mercan adalarının altındaki egzotik denizlere de 'güle güle' demeyi öneriyor yazar. Çünkü 100 milyon yıl sonraki dünyada Akdeniz'e yer yok.
Avrupa ve Afrika kıtaları birleşiyor. Avustralya, Asya'nın parçası haline geliyor. Kuzey Amerika kıyıları değişiyor. Los Angeles, San Francisco'nun varoşları halini alıyor.
Daha uzak bir gelecekte, 250 milyon yıl sonra ise Kuzey ve Güney Amerika ve Antarktika, ana kıtayla birleşiyor; dünya tek parça haline geliyor. Atlantik Okyanusu, Hint Okyanusu'nun şimdi bulunduğu coğrafyada iç deniz halini alıyor.
Yaz tatili için Akdeniz'e ya da Karayipler'e uçmayı uzak ve yorucu bulanlar için, zahmetsiz tatil planı yapmaları yönünde iyi bir rehber, jeologların hazırladığı geleceğin dünya haritaları.
100 ve 250 milyon sonraki dünya haritalarına göz atarak, yaşadığımız çevrenin değerini bugün daha iyi kavrayabiliriz.
Küresel ısınmaya yol açan karbondioksit salınımı konusunda gerekli önlemler alınmazsa, 'kıyamet'i görmek için milyonlarca yıl zaman olmayabilir.
Buzul çağına dönüş de insanlığın sonunu getirebilir. İklim değişiklikleri, yerkabuğundaki hareketlenme, depremler gibi faktörlere dünyanın su ve besin kaynaklarını hızla tüketme ve 'nükleer tehdit'i de eklemeliyiz.
Başka bir dünya mümkün, ama vahşice tüketerek değil.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|