Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Ocak 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İyimserlik erozyonunu ciddiye almalıyız


Bir süredir bu köşede yer alan yazılarda Türkiye'nin 2007 yılına "riski yükselen ülke" olarak girdiğini vurguluyorum, dış dünyadaki bu algılamanın neden önemli olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Anlayan anlıyor ne demek istediğimi, anlamak istemeyenler ise anlamıyor. Uluslararası karşılaştırmalarda Türkiye'yi diğer ülkelerden ayıran risk algılamasının ve buna bağlı güven kaybının, büyük ölçüde dış kaynak girişine bağımlı hale gelmiş olan ekonomimizi ciddi biçimde sarsması olasılığı beni kaygılandırıyor.
Grant Thornton adlı uluslar arası danışmanlık kuruluşunun, dünya ekonomisinin yüzde 81'ini temsil eden 32 ülkede, orta ve büyük boy özel sektör şirketlerinin hissedarı ya da yöneticisi konumundaki 7 bin 200 kişinin görüşlerini alarak gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçları ise Türk iş dünyasının da ciddi bir iyimserlik erozyonu yaşamakta olduğunu gösteriyor.

Türkiye'de güven '0'
Grant Thornton'un araştırmasında her ülkede optimist(iyimser) olanların oranından pesimist(kötümser) olanların oranı düşülerek bir 'iyimserlik oranı' elde ediliyor. Bu rakam artı 100 ile eksi 100 arasında değişebiliyor. İyimserlerle kötümserlerin oranı aynı ise o ülke için 'iyimserlik oranı' sıfır (0)oluyor.
Türkiye, 2007 araştırmasında kapsanan 32 ülke içinde en büyük güven kaybına uğrayan ve 'iyimserlik oranı' sıfıra düşen ülke olarak dikkati çekiyor. 2006 araştırmasında aldığı + 58 notuyla 30 ülke arasında 12. olan Türkiye 2007'de 32 ülke arasında 30. sırada yer alabilmiş. Türkiye'nin gerisinde yalnızca notu eksi olan iki ülke, Tayvan ve Japonya var ama onların da 'iyimserlik oranı' yükselmiş bir önceki yıla göre.
2007 yılı araştırmasının sonuçları 32 ülkeden 29'unda iyimserlerin oranının kötümserleri geçtiğini ve 24 ülkede iyimserlik oranının yükseldiğini ortaya koyuyor. Bir yıl önce hayli kötümser olan Fransa ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde bile iş dünyasındaki iyimserlerin oranında ciddi artışlar var. Grant Thornton'un 2007 sonuçlarını açıklarken yayınladığı basın bildirisinde de bu duruma dikkat çekiliyor, 2007'ye girilirken hemen bütün ülkelerde iş dünyasındaki iyimserliğin yükselmiş olduğu, buna karşılık Türkiye'deki iyimserlikte muazzam bir düşüş yaşandığı vurgulanıyor.

Neden önemli?
Grant Thornton'un bulgularına da yansıyan bu iyimserlik erozyonunu ve güven kaybını dikkate almak, bu güven kaybının nedenlerine eğilmek zorundayız. Moralleri bozmamak gerekçesiyle bu durumu göz ardı edersek ve güven kaybını yaratan nedenleri ortadan kaldırmak için hiçbir şey yapmazsak, dış dünyadaki ve içerideki güven erozyonu daha da artar ve 2007 yılını bütünüyle kaybedebiliriz.
Türkiye'de iyimserlerin oranını düşüren nedenlerin başında siyasi gerilim beklentisi var bence. Özellikle Cumhurbaşkanı seçiminin çok boyutlu bir krize dönüşme olasılığı iş alemindeki tedirginliği artırıyor. Ekonomide güvenin önemini sık vurgulayan Hükümet yetkilileri bunun nelere yol açabileceğinin farkında mı acaba?

oulagay@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yaşar Kemal'in konuşması üzerine
ÜNLÜ ve saygın yazarımız Yaşar Kemal'in "Türk...
Çetin ALTAN
Herkes pehlivanlarımızdan söz ediyor
Atalarımızdan kalma tarihsel sporumuz güreşin...
Yasemin CONGAR
Sınırımızda ABD askerine hazır mıyız?
Başkan Bush'un, başarı şansının yüksek olmadı...
Can Dündar
Yapma Başkan!
Yarın akşam İzmir Adnan Menderes Havaalanı'nd...
Semih İDİZ
ABD'nin Erbil baskınıyla gelen samimiyetsizlik
ABD güçlerinin Erbil'de İranlıların çalıştığı...
Faik ÖZTRAK
Küreselleşme tehdit mi?
Bu ay yayımlanan Uluslararası Para Fonu'nun ç...
Hasan PULUR
Herkesin bir devrimi var, Orhan Duru'nun da...
BİZİM kuşak "devrim" denilince "Atatürk devri...
Yaman TÖRÜNER
Ulusal marker başarılı olacak mı?
Türkiye en büyük vergiyi akaryakıt satışından...
Osman ULAGAY
İyimserlik erozyonunu ciddiye almalıyız
Bir süredir bu köşede yer alan yazılarda Türk...
Güngör URAS
Öde öde bitmiyor, borç havuzu doluyor
2007 yılı finansman programına göre Hazine, i...

© 2006 Milliyet