Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Ocak 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erkek köye yeni müdire...

İşyerinde duvarınıza çıplak kadın posteri asabilir misiniz? Sadece erkeklerin çalıştığı bir yerde çalışıyorsunuz ve astınız diyelim. Yeni gelen müdire "Kaldırın onları" derse...

tubakyol@yahoo.com

İşyerinde duvarınıza çıplak kadın posteri asabilir misiniz? Belki siz asmazsınız, o ayrı... Soru şu: Asmanıza mani var mı?
Hadise bir Avrupa ülkesinde geçiyor. Çalışanlarının çoğu erkek olan bir fabrikanın bilmem ne bölümünün başına bir kadın getiriliyor. O bölümde 300 küsur erkek çalışıyor. Bunca erkeğin arasındaki tek kadın o. Ve aynı zamanda da müdür.
Kadın ortalıktaki porno dergilerden, duvarlardaki çıplak kadın posterlerinden rahatsız oluyor: "Kaldırın!"

"Niye kaldıralım?"
Bu uyarıya lüzum var mıydı? Müdür-kadın işbaşı yapmadan önce kaldırmaları gerekmez miydi bunları? Ama artık uyarı da aldılar. Kaldırırlar, değil mi?
Kaldırmıyorlar.
Araya sendika giriyor: "Niye kaldıralım?"
Ne soru ama!
Çalışanlar erkek de olsa, bu tür pornografik şeylerin ne işi olur bir işyerinde. Kenar mahalle imalathanesi de değil ki burası. Uluslararası bir şirketin, meşhur bir markanın fabrikası... Müdür de "Kaldır" diyorsa, kaldıracaksın; başka ne yapacaksın?
Ne bileyim, ben böyle dedim yani dinlerken. Avrupa ülkelerinde çalışan hakları hakkında en bilgili kimselerden biri sayılmam. Ama dünya kadar hakları olsa, o hak da bir yere kadar. Hangi hakla çıplak kadın posterini savunabilirler?
Sendika da savunmuyor zaten. Ters köşeye yatıyor, müdürü kendini savunmak zorunda bırakıyor.
Asla cümlesi kurulmasa da aslında sendika müdürün kimliğine sataşıyor. "Bu posterlerin kaldırılmasını istemenin tek sebebi senin 'sen' olman" demeye getiriyor.
Müdür çünkü sadece "kadın" değil, bir de üstüne Türk ve Müslüman.
Çıplak kadın posterlerinin kaldırılmasını niye istediğini mantıklı bir şekilde açıklayamazsa, mesele bambaşka yerlere gidecek...

Müdür'anım, işte karım
Neticede müdür "Bunların burada yapılan işle bir alakası yok. İşle alakası olmayan şeylerin de işyerinde olmasına gerek yok" diyor.
Ne büyük hata!
Fakat ne deseydi? "Kadının aşağılanması" dese, "Hıh işte kadın" diyecek erkek çalışanları,
o da hiç iyi olmayacak.
"İşle ilgili değil"e cevap geliyor: "Sizin odanızda ailenizin resmi yok mu? Onları da kaldıracak mısınız?"
Neyse ki kadının odasında öyle aile resimleri falan yok. Neyse ki odasında işle ilgili olmayan hakikaten hiçbir şey yok.
Posterler sökülüyor.

Islak tişört kabul mü?
Fakat bölümdeki şeflerin odasında mesela, karılarının ve çocuklarının fotoğrafları var.
Onlar kaldırılmış değil, duruyor.
İşçiler şimdi de buradan yürüyebilirler. Asarlar çıplak kadın fotoğraflarını, sonra "Müdür'anım, bu kadın benim karım. Aile fotoğrafı yani" diye savunabilirler.
Zaten şu sıralar fabrikada "Duvara astığımız resimler ne kadar giyinik olmalı?" mavrası dönüyormuş. Göğüsleri kapatan bir bikini giymişse kadın, yeterli mi? Yoksa üstünde tişört mü olmalı? Tişört ıslak olabilir mi?
İhtimal "Baldır bacak bir yana, kadının saçı bile kapalı olmalı o'lum, türban takmalı" diye espriler de üretiyorlardır, müdürlerinin Müslüman olmasına atıfla.
* * *
Müdür benim arkadaşım.
Tüm bu saçmalıklarla uğraşmak zorunda kalmasına üzüldüm tabii, üzülmem mi?
Üstelik gayet iyi biliyorum ki,
o posterleri kaldırtmak istemesinin sebebi Müslüman olması değil. Kadın olması bile değil.
Disiplinli olması.
İş disiplini olan herhangi bir Avrupalı, Hıristiyan erkek de aynını yapardı.
Bu yüzden de haksızlık yani, arkadaşımın böyle şeylere muhatap olması. Çok belli ki erkek egoları
bir kadının altında çalışmayı sindiremediği için onu ezip ufalamaya çalışıyorlar.
Daha çok uğraşırlar!
Ama işte buna rağmen, bir yanım da tüm bunları dinlerken ah nasıl kikirdekti, içi içine sığmıyor derler ya hani, işte öyle içi içine "İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!" diye gürleyip gülüyordu -komikti.

Biz de çıplak erkek fotoğrafı astık

Bizim işyerindeki duvarımızda neler var?
Bizim duvarımız yok!
Kenardaki kolonun üstünde ama, Hüner Coşkuner'in doğum gününü kutlayan bir gazete ilanı asılı: "Sen 1 Nisan şakası kadar tatlı ve inanılmaz güzel bir gerçeksin" yazıyor. Altında "Etçi sığır ırkları" diye bir şey var; Virile Petrarca, Deon, Neron ırklarından sığır fotoğraflarıyla süslü.
Bilgisayar kasalarından birine de Haydar Dümen'e yazılmış bir mektup iliştirilmiş: "Prezervatif vajinada kaldı, ne yapmalıyım?"
Asıl "renkli görüntüler" Büyük Şef Deniz hanımın odasında. Bir duvar dolusu acayip haber...
İbrahim Tatlıses'in "Beş yıldızlı otelde mangal partisi" de var burada, üniformalı Daum fotoğrafı da, hatta Zeki Müren ile Abdullah Gül'ün çocukluk resimleri de...

Aynı duvarda
"F tipinde 'bisküviden pasta yapılmaz' yasağı" haberi de var.
F tipinde bisküviden pasta yapmak bisküviyi "amaç dışı kullanmak" kabul edildiği için yasaklanmış.
Ta 2004'ten bir yoga haberi var: "Haydi eller kafaya... (Fotoğrafı solda) Eminönü Belediyesi personeli yogayla stres atıyor." Bodrum'da Küba Bar'daki yılbaşı kutlaması var sonra. Semra ve Zeynep Özal saat 00:00'da ellerini açmışlar, gözleri kapalı, dua ediyorlar.
Benim bu duvardaki "favorilerim" ama, çıplak erkek fotoğrafları. -Yöneticimiz kaldırın onları, der mi?
İlki, hatırlarsınız, "Plaj Hatırası"... Kemal Derviş, Bayram Meral falan denize giriyorlar, "kızgın kumlarda" poz veriyorlar.
İkincisi -ki bence en şahanesi- "Action Man Kürşad Tüzmen" ile "Ada Vapuru Esat Kıratlıoğlu"nun yüzmedeki "büyük kapışması"...


CUMARTESİ
"RTÜK benim değil kıyafeti diktirenin derdi"
Sezonun kıyafetlerini daha ucuza giyin
Beyoğlu'nda ikinci Leb-i Derya devri
"Hayatımdaki her yolu Onno açtı"
Seksi iç çamaşırını andıran bir makyaj markası
ne var, ne yok
"Nâzım manşetini akıl etseydik Pamuk'tan önce biz atardık!"
Çağdaş sanatın buluşma noktası
En moda En yeni





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet