Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Irak'ta kâbus


IRAK gittikçe daha tehlikeli noktalara sürükleniyor. Irak'taki üçlü bölünme derinleşiyor. ABD'nin askeri gücü Irak'taki gidişatı yönlendirmeye yetmiyor!
İran'la Iraklı Şiiler arasındaki duygudaşlığın siyasileşmesini ve Arap milliyetçisi Suriye ile Iraklı Baasçıların dayanışmasını önlemeye de ABD'nin gücü yetmiyor.
PKK, Kandil Dağı'nda kökleşmiş durumda; çevredeki Kürt köyleriyle, sivil halkla iç içe yaşıyor.
ABD bir de PKK ile uğraşmak istemiyor, üstelik PKK'yı İran'a karşı kullanmak gibi hesaplarının olduğu da seziliyor!
Türkiye'nin bölgede siyasi etkisini artırması için Arap ülkeleriyle ve bilhassa İran ve Suriye ile yakın temasta olması, hatta ortak stratejiler geliştirmesi lazım. Ama İran ve Suriye ile ABD arasında tırmanmakta olan gerilim, böyle ortak stratejiler geliştirilmesini çok zorlaştırıyor!
Türkiye için çok zorlu geçecek bir senenin işaretleridir bunlar.

Herkesin hesabı var
Bush'un Suriye'yi ağır bir şekilde suçlamasının hemen ertesinde Talabani, elbette hem Irak Devlet Başkanı hem Kürt lideri olarak, Şam'a gitti, Beşar Esad'la kucaklaştı! Gerçi gezi önceden planlanmıştı ama mesajlar da içeriyordu: Kürtler ABD ile tam işbirliği halindeler ama ABD yine kendilerini yüzüstü bırakırsa diye bu tür temaslara önem veriyor.
Suriye de Bush'un yıllardır süren tehditlerine rağmen Irak Devlet Başkanı Talabani ile kucaklaşmak suretiyle 'bölgede ben de varım' diyor.
Kürtlerle İran arasındaki ilişki de böyle. İran sadece Şiilerle değil, bilhassa Iraklı Sorani Kürtleriyle 'gayri resmi' yoğun temas halinde. İllegal ticaret Kürtlere büyük lojistik sağlıyor. İran bu şekilde Kürtleri, Şiiler lehine olacak bir pozisyonda tutuyor! Talabani'nin bir buçuk ay önce de Tahran'da Ahmedinecad'la kucaklaştığını unutmayalım!
Türkiye bu son derece oynak bölgede böyle esnek, her ihtimali öngörerek geniş yelpazeli bir politika izleyebiliyor mu?
Bazı sıkıntılar var. Irak Devlet Başkanı Talabani'nin Ankara'ya çağrılması konusunda Dışişleri ile Çankaya arasında görüş birliği yok; onun için çağrılamıyor!

Ankara 'yönetebilir' mi?
Türkiye Özal döneminden beri istikrarlı bir Kuzey Irak ve Kerkük politikası oluşturamadı; çünkü görüş birliği sağlanamadı! Türkmenlere indeksli bir politikadan artık Türkmenlerin de "Türkiye askeri müdahalede bulunmasın" diye konuştuğu bir noktaya geldik!
Talabani ve Barzani'ye silah dağıttık, ardından kapıları kapattık!
Irak'la ilgili sorunlar Türkiye için son derece duygusal niteliklere de sahiptir; o yüzden iç politikada duygu sömürülerine de müsaittir. Yapılıyor da zaten...
Unutmayalım, Lozan'da çizilemeyen tek sınırımız Irak sınırı idi! Seksen yıl boyunca da daima hassas olarak kaldı! Bir süredir terörle ve sınır tehdidiyle çok tehlikeli bir süreç gelişiyor!
Türkiye için en kötü durum, son derece esnek ve dinamik politikalar izlemek gereken bir süreçte Ankara'nın karar alamaz durumlara, kilitlenmelere sürüklenmesidir!
Bir de 2007'de cumhurbaşkanlığı seçimlerini krize dönüştürüp genel seçimlerde sandıktan istikrarsızlık çıkararak "yönetemeyen demokrasi"ye mahkûm olduğumuzu... Irak'a dönük çıkarlarımızı savunmada dünyada yalnızlığa sürüklendiğimizi düşünün!
Düşünmek bile istemiyorum.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Irak'ta kâbus
IRAK gittikçe daha tehlikeli noktalara sürükl...
Çetin ALTAN
Politik şoförlükte sürüklenmeler ve şınanay yavrum şınanay...
Doğanın kara mizahını, miniminnacık da olsa g...
Melih AŞIK
Depreme karşı
İstanbul'da bir karış boş alan kalmayacak.. H...
Fikret BİLA
Sonuç bildirgesi PKK çizgisine yakın
Ankara'da düzenlenen ve iki süren "Türkiye Ba...
Hasan CEMAL
Evet, şiddetle diyalog olmaz!
ETA, İspanya'da Baskların bağımsızlığı için u...
Güneri CIVAOĞLU
Tribün ve Mevlana
Başbakan Erdoğan dün AKP grubunda "Kusura bak...
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul'a artık üniversite açılmasın!
İstanbul nasıl kurutulur tartışmaları aldı ba...
Hurşit GÜNEŞ
İstanbul trafiğine yasaklı çözüm
İstanbul trafiğinin bu hale gelmesindeki etme...
Nail GÜRELİ
Gündemde daha başka neler var?
Herhangi bir insanın bir sorununa kısaca deği...
Sami KOHEN
Kaçırılan fırsat...
DÜNKÜ "Haaretz" gazetesinin, İsrail ile Suriy...
Metin MÜNİR
Büyük Türk Palavraları
Seçim yılları Büyük Türk Palavraları koleksiy...
Hasan PULUR
Başımıza taş yağmadan...
"GÖLGELER" diye bir televizyon programına gaz...
Meral TAMER
Suyumuza sahip çıkalım
Su!
Ece TEMELKURAN
Market tanrıları
Çok satan kitapları mı süpermarketlere koyarl...
Osman ULAGAY
Devletçi ekonomiye dönüş mü?
Küresel kapitalizmin başarı öykülerini dinlem...
Güngör URAS
Akaryakıtlar TÜBİTAK boyasıyla boyanıyor
Akaryakıtları boyamak dünyada petrol şirketle...
M. Ali BİRAND
Ankara'da plan var, ancak müdahele heyecanı yok
Son zamanlarda kamu oyunda bir "Kuzey Irak'a ...

© 2006 Milliyet