|
Politik şoförlükte sürüklenmeler ve şınanay yavrum şınanay...
Doğanın kara mizahını, miniminnacık da olsa görebilenler; özellikle bir türlü "gelişmiş" olamayan ülkeleri ne tür katranlı sürprizlerin beklediğini sezebiliyorlar.
***
Türkiye'nin siyasal vitrininde gölgeleri oynaşan politikacılardan hangisi, domatesin muzdan daha pahalıya satılacağını öngörebilirdi?
Şu sırada domatesin kilosu 2.20, muzun kilosu 2 YTL.
Nedeni de, dünyaya domates ihraç eden İspanya'nın, değişen iklim koşulları yüzünden eski üretimi yapamaması ve Türkiye'de domates ihracatının artıvermesi.
***
Bir türlü gelmeyen kış yüzünden, -bire bir karşılamamak koşuluyla-, pek sevimli bulduğum ayıcıklar; kendilerine özgü o meşhur kış uykularına yatamaz oldular.
Alp Dağları'nın 1.100 metre yüksekliğinde çiçekler açtı ve kayakçıların elleri böğründe kalmasın diye, Alp Dağları'na helikopterlerle yapay karlar döküldü.
***
"Yer" küresi üstündeki 200 devletin başbakanları toplanıp, Kuzey Kutbu'ndaki buzulların erimesini engelleme kampanyasında anlaşsalar bile; verecekleri demeçlerle söyleyecekleri nutuklara, buzullar ne kadar kulak asacaklar ki?
Doğanın kara mizah repertuvarında, sanki demagoglar saltanatına da gizli bir nanik saklı.
***
Mersin'in Silifke ilçesinde, köylüler kurban kesip yağmur duasına çıktılar.
Tanrı dualarını kabul eyleye...
***
Yönetenlerle yönetilenler, doğanın "ne ekersen onu biçersin" diyalektiğine ters düştüklerinde; İstanbul trafiği dikiliyor karşılarına.
Son 80 yılda resmi arabalara, Hazine'den geçinmelilerin iç ve dış gezileriyle, silah alımlarına trilyonlarca dolar harcayıp; taşra kentleriyle kasabalarında kaliteli bir yaşamı sağlayacak yatırımları yapmadığında; önce İstanbul, sonra da kıyı bölgeleri öyle bir göç almaya başlıyor ki; yöneticiler, sade burunlarıyla değil, tüm delikleriyle nefes nefese kalıyorlar.
***
Evet, bir de Yakındoğu'daki kan bulamacıyla Kerkük sorunu var.
Irak'la olan güney sınırımıza, 220 bin kişilik askeri bir yığınak yaptığımızdan söz ediliyor ve gündemde de Irak'taki Kürt bölgesine doğru, sınır ötesi askeri bir operasyon konusu ısındıkça ısınıyor.
***
Eski büyükelçilerden İlter Türkmen ise, dünkü Hürriyet'teki "Tablo iç açıcı değil" başlıklı yazısını şöyle bitiriyordu:
"ABD'nin PKK'ya karşı Irak Kürtlerini rencide edecek bir operasyona girişmesi kesinlikle beklenmiyor. Temsilciler Meclisi'nde Ermeni tasarısının geçmesi ihtimali oldukça yüksek görünüyor.
Tablo parlak değil. 2007'de dikkatli, temkinli ve sabırlı bir politika izlememiz, seçimlere rağmen popülist tepkilere ve dürtülere kendimizi kaptırmamamız gerekecek. Mümkün mü?"
Ne diyorsunuz, mümkün mü, değil mi?
***
Pazartesi günkü Milliyet'te de, Yasemin Çongar, New York'tan gönderdiği "Sınırımızda ABD askerine hazır mıyız?" başlıklı yazısında; Pentegon müsteşarı olan, Bush'a ve Rice'a yakınlığıyla bilinen Dov Zakheim'ın, 5 Ocak'ta Financial Times'da yayımlanmış bir makalesinden şu alıntıyı yapıyordu:
"Kürdistan'daki (ABD'ye ait) kuvvetler; Kürtlerin bağımsızlık ilan edip Türk işgaline yol açmasını önlemeye yarayacak..."
***
Yasemin Çongar da, yazısını şöyle bitiriyordu:
"Zaten ABD'nin Irak'tan önlemeyi şart saydığı gelişmelerin, 'Suriye ve İran'ın nüfuzu' ile 'Türkiye'nin müdahalesi' olduğunu, Bush'un bakanlarının ağzından, geçen hafta birkaç kez işitmedik mi?"
***
Bir yandan İncirlik Askeri Hava Üssü'ne yeni gelen ABD savaş uçakları; bir yanda Ankara'nın sınır ötesi operasyonuna karşı, Kürt bölgesindeki 2 ABD tugayı...
***
Başkan Bush'un Irak politikasında, bizzat kendisinin de itiraf ettiği hataları sayıp dökmek süre dursun...
1914 Alman İmparatoru II. Wilhelm'in de yaptığı bir yığın hata oldu.
II. Wilhelm'in hataları, Enver Paşa'nın da megalomanisiyle birleşince neler ve neler oldu.
***
Bir türlü "gelişmiş" olamamanın alttan alta kurguladığı aşırı övünme tutkusunun en doruk nirengisi, "kodum mu oturturum" inancında süngüleşmede...
***
Kerkük konusunda da aynı inanç, hareketlendiğinde...
Ve askeri operasyonların ekonomik boyutu, her zaman olduğu gibi yine şeffaflık dışı kaldığında...
Doğanın, İstanbul trafiğinde boy atıp serpilen kara mizahı; acaba 21. yüzyılın ilk çeyreğini kapsayacak çılbırlı bir çalkantıya dönüşür mü?
***
Bizim kuşağın ömür takvimini aşan bir dönemde de olsa; gönlümüz istemez, Kozmos'daki yıldızların Ankara'ya bakarak "şınanay yavrum şınanay" türküsünü çağırmasını...
c.altan@prizma.net.tr
|
|