|
Evet, şiddetle diyalog olmaz!
ETA, İspanya'da Baskların bağımsızlığı için uzun yıllardır mücadele eden ayrılıkçı bir örgüttür. Siyaset aracı olarak öteden beri silah, şiddet ve terörü seçmiştir.
ETA geçen yıl ateşkes ilan edince, İspanya'nın sosyalist Başbakanı Zapatero da barış görüşmeleri için düğmeye basmıştı.
Ancak, ETA bu yakınlarda Madrid Havalimanı'nda iki kişinin ölümü ve 19 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan bir terör eylemi sahneledi. Bunun üzerine Başbakan Zapatero, barış görüşmelerini kesti, halktan özür dileyerek şöyle dedi:
"Şiddetle diyalog olmaz!"
Doğru söz.
Evet, demokrasilerde silahı siyaset aracı olarak benimsemiş bir örgütle diyalog olmaz, sonuç vermez.
Öncelik, silahı bırakmaktır.
Şiddetten vazgeçmektir.
Terörü dışlamaktır.
Demokrasilerde bu bir önkoşuldur. Bir örgüt, bu önkoşulun gereğini yerine getiremiyorsa, bir elinde silah, bir elinde zeytin dalı ile yürümekte diretiyorsa, o zaman yapılacak iki şey vardır:
Örgütle devletin mücadelesi...
Örgütün tecrit edilmesi...
İspanya Başbakanı Zapatero'nun "Şiddetle diyalog olmaz!" derken, ETA'ya karşı açıkladığı yeni siyaset bu iki nokta özetlenebilir.
Şimdi İspanya gerçeğinin başka olduğunu söyleyebilirsiniz.
Doğrudur.
Türkiye gerçeği de başkadır.
Ancak, İspanya Sosyalist Partisi'nin genç lideri Başbakan Zapatero'nun vurguladığı gerçek her iki ülke için de geçerlidir:
Şiddetle diyalog olmaz!
Bu cümlenin altını çizerken aklımda hiç kuşkusuz Türkiye ve PKK var.
Yine bu cümlenin altını çizerken aklımda hiç kuşkusuz geçen hafta sonu Ankara'da yapılan Türkiye Barışını Arıyor adını taşıyan konferans var.
Başkentte böyle bir konferansın yapılmış olmasını önemsiyorum. Çünkü Kürt sorunu bugün hâlâ böylesi platformlarda özgürce tartışılmaya muhtaç.
Ancak, bu gibi konferanslarda benim dikkatimi öteden beri çeken bir eksiklik var:
PKK tartışılmıyor!
Ya da adı konarak gerektiği gibi serbestçe tartışılmıyor.
Eğer Türkiye gerçeği diyorsak, PKK'yı ve şiddet yöntemlerini tartışmadan bir yere varamayız.
Türkiye'de eğer barış gerçekten aranacaksa, bu gibi Kürt konferanslarında PKK'nın açıkça tartışılması, bunca yıldır izlemiş olduğu şiddet ve terör politikalarının sorgulanması, eleştirilmesi şarttır.
Sadece devletin eleştirilmesi, sorgulanması barışı yakalamak için yeterli değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin geçmişten bugüne gelen yanlışları elbette vardır.
Ama sürekli bunları yineleyerek, dile getirip acıları paylaşarak bir yere varılamaz. Bence bugün gelinmiş olan yerde bir noktanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirtilmesidir önemli olan:
PKK'nın şiddetten vazgeçtiğini ve silahları ebediyen toprağa gömdüğünü açıklaması...
Bugün Türkiye'de barışın da, demokrasinin gereği budur. Bu gerçeğe gözünü kapatmak, Türkiye gerçeğine gözünü kapatmak anlamını taşır.
PKK'nın silah bıraktığını açıklamasıdır, barış kapısı için gerekli olan.
Türkiye gerçeğinde daha hâlâ bir elde silah, bir elde zeytin dalı hayalleri kurmak, ilgili tüm taraflar için bir kez daha çok pahalıya patlar.
Yazımı Başbakan Zapatero'un sözüyle bitiriyorum:
"Şiddetle diyalog olmaz!"
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|