Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tribün ve Mevlana


Başbakan Erdoğan dün AKP grubunda "Kusura bakmasınlar biz Irak'ı tribünden seyirci gibi izleyemeyiz" dedi.
Bu haberi yayımlayan internet sitesine okuyucu yorumları geldi. Çoğu "İyi güzel sözler bunlar ama artık icraat istiyoruz... Sayın Başbakanım, özellikle PKK konusunda, seçim için atıp tutmayın" gibi sıradan satırlar...
Ama biri ilginç...
"Ne tribünü beyefendi, ne tribünü... Stadın etrafına bile sokmuyorlar."

Katı gerçek
Sokaktaki vatandaş tek cümleyle Türkiye'nin açmazını böylece ortaya koyuyor.
Durum gayet net.
Eskiden PKK'nın karargâhı Suriye'deydi... PKK'nın başındaki Abdullah Öcalan Şam'da oturuyordu. Suriye'den besleniyordu. PKK'lı teröristlerin kampı, Suriye'nin kontrolündeki Bekaa Vadisi'ndeydi.
Türkiye'yi vurmak için Bekaa'da eğitim alıyorlardı.
Şimdi... PKK karargâhı, yöneticileri ve kampları Kuzey Irak'ın Kandil Dağı'nda.
Kuzey Irak'ta ellerini, kollarını sallayarak dolaşabiliyorlar.
Hastalandıkları zaman Kuzey Irak Kürt hastanelerinde tedavi ediliyorlar.
PKK, lojistik desteğini ve her türlü olanağı, silahı Kuzey Irak'ta Talabani ve Barzani yönetimindeki yörelerden sağlıyor.

Sam Amca
Aradaki fark nedir?
Eskiden onları "kollayan" Suriye'ydi, şimdi "koruyan" ABD...
Türkiye, Suriye'ye "höt" dedi. "Al sana Öcalan" deyip, onu İmralı'ya götüren süreci başlattı.
Türkiye, Sam Amca'ya "höt" diyebiliyor mu?
İşte sorun budur.
Bugün yeterli sayıyı bulun, Erdoğan hükümetini düşürün. Yerine kurulacak hangi babayiğidin hükümeti, ABD'ye "höt" diyecek?
Daha önce hangisi diyebildi? 1 Mart tezkeresinin takılmasıyla birlikte Barzani ve Talabani, ABD'nin stratejik dostu olmuştur.
Onlar da PKK'yı bir zamanlar Suriye'nin yaptığı gibi Türkiye'ye karşı koz olarak ellerinde tutuyorlar.
Bu gerçeği görmemiz lazım.
"Tribünde seyirci kalmayız" söylemi, o nedenle Türkiye'yi ileride hatta yakın tarihte mahcup edecek kelime savurganlığı olmamalı.

Mevlana'ya kulak vermek
Ama eğer "tribünde seyirci kalmamız beklenmesin" söylemi, Kuzey Irak gerçekleriyle örtüşen "proaktif" yeni politikalar üretmek ve devreye sokmak, ABD'yi de yanına alabilecek çok yönlü bir ortak platform yaratmaksa, bu akılcılıktır.
Yani... "Dünde kaldı düne ait ne varsa cancağızım. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım" diyen Mevlana'ya kulak vermek gerek.

Özal'a da kulak vermek
Erdoğan, "Kerkük'te soydaşlarımız var. Seyirci kalamayız" mesajını verirken, kelime seçiminde çok özenli olmalı.
Türkiye'de Türk kökenlilerin yanı sıra Kürt kökenliler de yüzyıllardır birlikte yaşıyorlar.
Kerkük ve Kuzey Irak'taki sadece Türkmenler değil, bu geniş çerçevede Kürtler de soydaşlarımız sayılır.
Özal, Güneydoğu'yu, yüz binlerce Kuzey Iraklı Kürt göçmene açarken, "Kürt kökenli vatandaşlarımızın soydaşları, bizim de soydaşlarımızdır" gerekçesini göstermişti.
Derinliği olan ve geleceği gören bir yaklaşımdı.
O politika sürdürülseydi, belki bugünkü manzaralar farklı olabilirdi.
Özal, "federasyonu da konuşmak" söylemiyle, gerçi zaman makinesini fazla gazlamıştı ama o sıralarda "soydaşlığın" geniş yorumuyla "Kuzey Irak'ı federe devlet olarak Türkiye'ye katmayı" amaçlıyordu.
En azından ezberi bozuyor, "yeni bir şeyler" söylüyordu.

TARİHTE BUGÜN
1971 - ODTÜ Rektörü Erdal İnönü'nün evine dinamit atıldı.
1990 - Aziz Nesin kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle 7. Cumhurbaşkanı Evren aleyhine tazminat davası açtı.
2000 - Kavacık'taki bir villaya düzenlenen operasyonda Hizbullah'ın başı Hüseyin Velioğlu öldürüldü.
..........................
1933'te Fransız şarkıcı Dalida, 1942'de ağırsiklet boks şampiyonu Muhammed Ali Clay doğdu.

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Irak'ta kâbus
IRAK gittikçe daha tehlikeli noktalara sürükl...
Çetin ALTAN
Politik şoförlükte sürüklenmeler ve şınanay yavrum şınanay...
Doğanın kara mizahını, miniminnacık da olsa g...
Melih AŞIK
Depreme karşı
İstanbul'da bir karış boş alan kalmayacak.. H...
Fikret BİLA
Sonuç bildirgesi PKK çizgisine yakın
Ankara'da düzenlenen ve iki süren "Türkiye Ba...
Hasan CEMAL
Evet, şiddetle diyalog olmaz!
ETA, İspanya'da Baskların bağımsızlığı için u...
Güneri CIVAOĞLU
Tribün ve Mevlana
Başbakan Erdoğan dün AKP grubunda "Kusura bak...
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul'a artık üniversite açılmasın!
İstanbul nasıl kurutulur tartışmaları aldı ba...
Hurşit GÜNEŞ
İstanbul trafiğine yasaklı çözüm
İstanbul trafiğinin bu hale gelmesindeki etme...
Nail GÜRELİ
Gündemde daha başka neler var?
Herhangi bir insanın bir sorununa kısaca deği...
Sami KOHEN
Kaçırılan fırsat...
DÜNKÜ "Haaretz" gazetesinin, İsrail ile Suriy...
Metin MÜNİR
Büyük Türk Palavraları
Seçim yılları Büyük Türk Palavraları koleksiy...
Hasan PULUR
Başımıza taş yağmadan...
"GÖLGELER" diye bir televizyon programına gaz...
Meral TAMER
Suyumuza sahip çıkalım
Su!
Ece TEMELKURAN
Market tanrıları
Çok satan kitapları mı süpermarketlere koyarl...
Osman ULAGAY
Devletçi ekonomiye dönüş mü?
Küresel kapitalizmin başarı öykülerini dinlem...
Güngör URAS
Akaryakıtlar TÜBİTAK boyasıyla boyanıyor
Akaryakıtları boyamak dünyada petrol şirketle...
M. Ali BİRAND
Ankara'da plan var, ancak müdahele heyecanı yok
Son zamanlarda kamu oyunda bir "Kuzey Irak'a ...

© 2006 Milliyet