Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İstanbul trafiğine yasaklı çözüm


İstanbul trafiğinin bu hale gelmesindeki etmenler belli. Bir kentin nüfusu 12 milyona yaklaşıyorsa ya da o kentte taşıt sayısı 2.4 milyona yaklaşıyorsa elbette orada trafik tıkanır. Bundan da daha doğal bir şey olamaz. Peki, ne yapacağız?
Kimilerinin aklına kestirme çözümler geliyor. Örneğin İstanbul'da nüfusu azaltmak ya da trafiğe çıkan araç sayısını sınırlamak gibi seçenekler tartışılıyor. Oysa bunların hepsi nafile. Çünkü ne İstanbul'un nüfusu azaltılabilir ne de trafiğe çıkan araç sayısı sınırlanabilir.
Bazıları da İstanbul'un daha pahalı hale getirilmesiyle göçün azaltılmasını savunuyor. Oysa bu durumda gelir düzeyi yüksek insanlar etkilenmezken, gelir düzeyi düşük insanlar sıkıntıya düşeceklerdir. Yani İstanbul'a yeni insan gelmesin derken hali hazırda oturanlar cezalandırılacak ve sosyal adalet zarar görecektir.

Beyhude öneriler
Araç sayısına gelince. Bir zamanlar Atina'da tek ve çift rakamlı plaka uygulamaları vardı. Yürümedi. Bir ara bizde de bu yöntem hava kirliliğine karşı düşünülmüş ama vazgeçilmişti. Çünkü bu durumda belediyenin ya da polisin oturup araçların plakalarını kontrol etmesi gerekiyor.
Üstelik haftada beş işgünü var. Yani haftayı eşit iki parçaya bölmek mümkün değil; bir kısım araç sahibi mağdur olacak. Kimi zenginler ise iki araç sahibi olduklarından, hiç etkilenmeyecek, kabak yine ortadireğin başına patlayacaktır.
Trafiğe çıkan araç sayısını azaltma yolunun otomobille kentlerde işe gitmeyi pahalı hale getirmekten geçtiği sanılabilir. Yani İstanbul'da benzin çok pahalı olmalı, arabalara özel vergiler gelmeli ve böylece vatandaş illallah deyip özel otomobilden kaçmalı.
Ancak bu durumda vatandaş neyle seyahat edecek? Çünkü özel otomobilin ikamesi yok. Kısacası, önce İstanbul'da adamakıllı bir metronun olması şart.
Metro yapımı konusunda, kabul edelim ki, AKP sınıfta kaldı. Yamalı bohça gibi oraya buraya raylı sistem kurarak durumu idare etmeye çalışıyorlar.

Diğer metropollerde durum
Metroya gelinceye dek de belli çözümler yok değil. Birincisi, yollarda araçlar park ettiğinden, akışkanlık zayıf. Kent çok iç içe. Geniş park alanlarıyla yayılmış değil. Yani iki park eksikliği var. Trafik kurallarına uyulmayarak çok fazla şerit değiştiriliyor, kazalar oluşuyor ya da yol tamiratları tıkanıklıklar yaratıyor.
İstanbul'da denenebilecek çözümlerden biri de tepe-yük fiyatlaması. Şu anda Londra'da böylesi bir sistem bir biçimde uygulanıyor. Kent merkezine trafiğin yoğun olduğu saatlerinde giren araçlar bunun bedelini önceden ödüyor. Aksi halde ceza kesiliyor. Bazı kentlerde ise özel araçlara belli aletler takılıyor ve kent merkezine girildiğinde kaldığı süre ve yoğunluk saatine göre para ödüyor.
Herhalde trafik giderek yoğunlaşıyor. Buna sürekli çözüm arayanlar daha rahat, fakat yumurta kapıya geldiğinde çözüm arayanlar ise bir türlü keşmekeşten kurtulamıyor. Dikkat ediniz, İstanbul'un trafiği kilitlenmiş durumda. Onu yıllarca yönetmiş kişi de başbakanlıktan cumhurbaşkanlığına atlamaya çalışıyor. Eh ne diyelim. Demek ki, yakında da başbakanlık kilitlenecek.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Irak'ta kâbus
IRAK gittikçe daha tehlikeli noktalara sürükl...
Çetin ALTAN
Politik şoförlükte sürüklenmeler ve şınanay yavrum şınanay...
Doğanın kara mizahını, miniminnacık da olsa g...
Melih AŞIK
Depreme karşı
İstanbul'da bir karış boş alan kalmayacak.. H...
Fikret BİLA
Sonuç bildirgesi PKK çizgisine yakın
Ankara'da düzenlenen ve iki süren "Türkiye Ba...
Hasan CEMAL
Evet, şiddetle diyalog olmaz!
ETA, İspanya'da Baskların bağımsızlığı için u...
Güneri CIVAOĞLU
Tribün ve Mevlana
Başbakan Erdoğan dün AKP grubunda "Kusura bak...
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul'a artık üniversite açılmasın!
İstanbul nasıl kurutulur tartışmaları aldı ba...
Hurşit GÜNEŞ
İstanbul trafiğine yasaklı çözüm
İstanbul trafiğinin bu hale gelmesindeki etme...
Nail GÜRELİ
Gündemde daha başka neler var?
Herhangi bir insanın bir sorununa kısaca deği...
Sami KOHEN
Kaçırılan fırsat...
DÜNKÜ "Haaretz" gazetesinin, İsrail ile Suriy...
Metin MÜNİR
Büyük Türk Palavraları
Seçim yılları Büyük Türk Palavraları koleksiy...
Hasan PULUR
Başımıza taş yağmadan...
"GÖLGELER" diye bir televizyon programına gaz...
Meral TAMER
Suyumuza sahip çıkalım
Su!
Ece TEMELKURAN
Market tanrıları
Çok satan kitapları mı süpermarketlere koyarl...
Osman ULAGAY
Devletçi ekonomiye dönüş mü?
Küresel kapitalizmin başarı öykülerini dinlem...
Güngör URAS
Akaryakıtlar TÜBİTAK boyasıyla boyanıyor
Akaryakıtları boyamak dünyada petrol şirketle...
M. Ali BİRAND
Ankara'da plan var, ancak müdahele heyecanı yok
Son zamanlarda kamu oyunda bir "Kuzey Irak'a ...

© 2006 Milliyet