|
Başımıza taş yağmadan...
"GÖLGELER" diye bir televizyon programına gazete sayfalarında ya da televizyonlar da rastladınız mı?
Hayır, rastlayamazsınız, TRT 1'de her cuma akşamı Funda Arar ile Kıraç'ın yaptığı bu programa yer verilmez.
Niçin?
Güzel bir Türkçe, gerçekten güzel bir ses; seviyeli, düzeyli, geçmişe vefa duygularını hep belirten, bu duyguyu borç kabul edip ödemeye çalışan, ciddiyeti asık surat gibi algılamayan, lakin sululuk da içermeyen bir program.
Eeee, böyle bir programa da -Bülent Ersoy'suz, Hülya Avşar'sız- eğlence programı denir mi?
***
DIGITURK'ün "S'nek" diye bir kanalı var.
Gençlik kanalı, arada sırada bakarız...
Diyeceksiniz, senin o kanalda işin ne?
Gençliğin yaşam tarzını, çeşitli olaylar karşısında takındıkları tavrı, dünyayı nasıl değerlendirdiklerini aramızdaki büyük kuşak farkını nasıl anlayacağız, en azından bir kesimin...
Diskoteklere, barlara gidip onların arasına karışacak halimiz yok herhalde...
En iyisi düşüncelerini, değerlendirmelerini, zevklerini onların kanalından izleyerek...
***
O kanalın iki kız sunucusu vardır, biri Billur, biri Tuğçe...
Genellikle, telefon müşterileri "delikanlılar"dır, dertlerini açar, anlatır, Billur ile Tuğçe sorunu tartışır, önerilerini yapar, tavsiyelerde bulunurlar.
Delikanlıların derdi, çoğunlukla kızlardır, sevgilileridir, ayrılmışlardır, ama hâlâ unutamamaktadırlar.
Geçen gün bunlardan biri dert yanıyordu, sevgilisi "Sen beni hiç kıskanmıyorsun!" diye ayrılacakmış!
Bizim kızlar sordu:
"Sen sevgilini hiç kıskanmaz mısın?"
"Yooo, kıskanmam!"
"Bir yerde yemek yerken, kahve içerken adamın biri sevgiline göz dikip kesmeye başlasa yine kıskanmaz mısın?"
"Niye kıskanayım, o benim sevgilim!"
"Peki bir barda oğlanın biri gelse, sevgilini dansa kaldırsa, yine bozulmaz mısın?"
"Hayırrr, niye bozulayım!"
***
BİLLUR ile Tuğçe'nin ya sabır çektikleri ekranda belli, patlayacaklar, çocuğun haline zorla dayanıyorlar:
"Kıskan yahu, biraz kıskanç ol, kızlar kıskanılmak ister."
***
KUŞAK farkını görüyor musunuz?
Bundan önceki kuşaklarda, bu anlatılanlar, en azından, kavganın meşru sebebi olur, delikanlı sevgilisine bakanın üzerine uçardı, zavallı kızlar da "Valla bakmadı, billa bakmadı" diye kavgayı yatıştırmaya çalışırlardı, şimdi ki hale bakın...
Kız "Sevgilim beni kıskanmıyor" diye şikâyetçi, Billur ile Tuğçe "Kızlar kıskanılmak ister" diye, oğlana delikanlılığını hatırlatıyorlar!
İşte rahmetli babaannemizin "Başımıza taş yağacak!" dediği günler bu günlerdir herhalde...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|