Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Suyumuza sahip çıkalım


Su!
Dünyanın dörtte üçü.
Vücudumuzun üçte ikisi.
Hayatın ta kendisi.
Kişi başına düşen yıllık su miktarının 1430 metreküp olduğu Türkiyemiz, su fakiri. Tabloda da görebileceğiniz gibi su miktarında dünya ortalamasının çoook gerisindeyiz. Dahası, ülkemizde 40 yıl önce kişi başına düşen su miktarı yılda 4 bin metreküpken şimdi 1430 metreküpe gerilediğini öğrendiğimizde, durumun vahameti iyice kafamıza dank ediyor.
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), dün Suyumuza sahip çıkalım! sloganıyla tüm Türkiye'yi kapsayan bir kampanya başlattı. Genel Müdür Dr. Filiz Demirayak'ı dinlerken, tıpkı enerjide ya da sağlıkta olduğu gibi su konusunda da herhangi bir politikamız olmadığını anladık. Diğer alanlarda olduğu gibi su ile ilgili mevzuat da çok dağınık; yetkili 14 merci olunca, hiçbirinin yetkisi olamıyor maalesef.

En büyük sorun tarımda
Türkiye'de suyun % 72'si tarımda, % 18'i evsel kullanımda, % 10'u sanayide tüketiliyor. Ve en büyük 2 sorun tarımsal sulama ile kaçak yeraltı suyu kullanımında.
Demirayak'ın verdiği bilgilere göre;
  • Tarımdaki sulamanın % 88'i vahşi sulama
  • Kentsel sulamada kayıp-kaçak oranı % 40
  • Belediyelerin sadece % 8'inde arıtma tesisi var
  • Organize Sanayi Bölgeleri'nin bile % 25'i arıtmasız

  • Türkiye'de son 40 yılda 3 Van Gölü büyüklüğünde alan, ekolojik olarak yok oldu. Tuz Gölü'nün yarısı kurumuş durumda...
    Su tüketiminde en az paya sahip kesim % 10 ile sanayi; ama orada da atık su sorunu var. Sanayinin her 1 litre atık suyu, 8 litre içme suyunu kirletiyor.

    Farkındalık yaratmak
    WWF-Türkiye'nin hedefi, 1 yıl sürecek bu kampanya ile gerek suyu yönetenler, gerekse tarımıyla, sanayisiyle ve evinde su kullanan sıradan vatandaşıyla suyu kullananlarda, her damla suyun ne denli değerli olduğu konusunda farkındalık yaratmak. Suyun neredeyse dörtte üçünü tarım kullandığı için de işe tarım kesiminden başlamışlar.
    Tahıl ambarımız Konya Havzası, suyun en az olduğu yer. Mutlaka vahşi sulamadan damla sulamaya geçilmesi lazım. WWF-Türkiye'nin son 3 yılda Konya Havzası'nda yaptığı çalışmalar, suyu yönetenlerle suyu kullananları biraraya getirmiş ve kısa sürede olumlu sonuçlar alınmış. Örnek uygulamalarda vahşi sulamadan damla sulamaya geçilince, % 72 su tasarrufu sağlandığı gibi, çiftçinin her gün tarlasını sulama zahmeti de ortadan kalkmış. Bitkinin ihtiyacı olduğu saatte ve miktarda su, sadece bitkinin köküne verildiğinden, suyun yarısının ürüne ulaşamadan heba olması da önlenmiş. WWF-Türkiye'nin de çiftçinin de 3'er bin YTL koydukları örnek uygulama, kendini 1 yıl içinde amorti ediyormuş.

    Suyun akma hakkı vardır
    Suyu yönetenlerde farkındalık yaratmak da bu kampanyanın önemli bir ayağı. Kocaeli susuz kalıverince, çare olarak Sapanca'dan su getirelim diyenlere Dr. Demirayak'ın anlamlı bir yanıtı var:
    "Önce Kocaeli'nde % 47'lik kayıp-kaçak oranını halletsinler. Sanayi, atık sularının geri dönüşünü sağlasın. İstanbul'a da Istrancalardan su getirilsin diyorlar. Başka havzaların suyunu almak çözüm olamaz. Kaldı ki suyun, olduğu yerde durma hakkı vardır. Su, nehirlerde boşa akıyor diyenler de var. Suyun akma hakkı da vardır!"


    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Irak'ta kâbus
    IRAK gittikçe daha tehlikeli noktalara sürükl...
    Çetin ALTAN
    Politik şoförlükte sürüklenmeler ve şınanay yavrum şınanay...
    Doğanın kara mizahını, miniminnacık da olsa g...
    Melih AŞIK
    Depreme karşı
    İstanbul'da bir karış boş alan kalmayacak.. H...
    Fikret BİLA
    Sonuç bildirgesi PKK çizgisine yakın
    Ankara'da düzenlenen ve iki süren "Türkiye Ba...
    Hasan CEMAL
    Evet, şiddetle diyalog olmaz!
    ETA, İspanya'da Baskların bağımsızlığı için u...
    Güneri CIVAOĞLU
    Tribün ve Mevlana
    Başbakan Erdoğan dün AKP grubunda "Kusura bak...
    Abbas GÜÇLÜ
    İstanbul'a artık üniversite açılmasın!
    İstanbul nasıl kurutulur tartışmaları aldı ba...
    Hurşit GÜNEŞ
    İstanbul trafiğine yasaklı çözüm
    İstanbul trafiğinin bu hale gelmesindeki etme...
    Nail GÜRELİ
    Gündemde daha başka neler var?
    Herhangi bir insanın bir sorununa kısaca deği...
    Sami KOHEN
    Kaçırılan fırsat...
    DÜNKÜ "Haaretz" gazetesinin, İsrail ile Suriy...
    Metin MÜNİR
    Büyük Türk Palavraları
    Seçim yılları Büyük Türk Palavraları koleksiy...
    Hasan PULUR
    Başımıza taş yağmadan...
    "GÖLGELER" diye bir televizyon programına gaz...
    Meral TAMER
    Suyumuza sahip çıkalım
    Su!
    Ece TEMELKURAN
    Market tanrıları
    Çok satan kitapları mı süpermarketlere koyarl...
    Osman ULAGAY
    Devletçi ekonomiye dönüş mü?
    Küresel kapitalizmin başarı öykülerini dinlem...
    Güngör URAS
    Akaryakıtlar TÜBİTAK boyasıyla boyanıyor
    Akaryakıtları boyamak dünyada petrol şirketle...
    M. Ali BİRAND
    Ankara'da plan var, ancak müdahele heyecanı yok
    Son zamanlarda kamu oyunda bir "Kuzey Irak'a ...

    © 2006 Milliyet