Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Ocak 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil


Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Büyük düşünün!

Sanmayın ki, Erzurumluyum...
Sanmayın ki, organizasyon alma yarışına fanatik veya milliyetçi bir taraftar gözüyle bakıyorum.
Ayaklarım yerden kesildi, uçuyorum; 2011 Dünya Üniversite Kış Oyunları haberiyle.
Bu bir "Milat"tır emin olun.
Çünkü çeyrek asırdır peşinde koştuğumuz olimpiyat rüyasından daha faydalı olacak Türkiye'ye.
En azından öyle bir ihtimal var.
Reçete, "büyük" ve "sosyal" düşünme.
* * *
Kapıdaki ilk tehlike, müjdeye "Erzurum kalkınacak" gibi sığ bir analizle yaklaşmaktır.
Birkaç tesis yapılacak...
Kış turizmi canlanacak...
Döviz gelecek...
Bunlar Türkiye'yi bilmeyen "plaza canlıları"nın ilk aklına gelen "yabancılaşmış" ve insan merkezli olmayan çıkarsamalardır.
Ve 2011 Dünya Kış Oyunları'ndan "böylesine cüce getirilere razı olmak" gibi, "ufuk kirlenmesi" yaratma tehlikesi vardır.
* * *
Oysa, Bingöl'ün Yolçatı kasabası ve sırtını dayadığı doğal kayak pisti, Cumhuriyet tarihi boyunca bugünü beklemektedir insanlarıyla birlikte.
"Bir gün, bir şey olacak da" boş zamanlarını geçirmek için yaptıkları kayak, kıymete binecek. Binlerce yetenekli genç, adam yerine konulacak.
Belki birileri malzeme gönderecek onlara. Onlarda istikbal görecek.
Ay Yıldızlı formayı gazete ve televizyon dışında elle tutabilecekler belki.
O gün geldi.
Orta okuldaki, lisedeki tüm Yolçatı gençleri potansiyel birer millidir şimdi.
* * *
Masal kitaplarında tarif edilenden "şato kent"lerden daha görkemli Bitlis şehri, tam kalbindeki doğal kayak pistini, bir gün "çocuk parkı" gibi kullanmak yerine disiplinli milli sporcuların yetişeceği, evlatlarının istikballerini kurtaracağı bir işyeri olarak düşlerdi nesillerdir.
Sırtında tahta kayaklarıyla evden çıkıp 50 metre sonra dünyanın en güzel kayak pistlerinden birine ulaşan Bitlisli genç, sadece boş vakit değerlendiriyordu ama içinde bir his vardı; "bir gün işe yarayacak yaptıkları"...
O günün tarihi belli oldu işte.
* * *
Avrupa'da bir tanesine sahip olanın turist beğenmediği kayak pistlerinden, on tanesinin sığacağı kadar geniş ve bakir Tatvan'ın Yumurta Tepe'si, tatil günlerinde Silahlı Kuvvetlerin motivasyonuyla kayak yapan gençlerini dünyaya tanıtmak isterdi hep.
Ne projeler vardı; Van hava alanından alınan turistleri Van Gölü'nden feribotla geçirip tepenin eteklerinde ağırlamak gibi...
Şimdi, fırsat doğdu Anadolu'ya.
Ya onlar gelecek Tatvan'a, ya Yumurta Tepe'deki gençler gidecek Erzurum'a.
* * *
Ağrı'nın Aşağı Küpkıran köyünde milli kayakçı olarak doğan ama ömür boyu sadece yetenekleriyle kalan gençler bir çıkış yolu arıyordu.
Ardahanlı kayaklarını mecburiyetten takıyordu artık.
Tunceli insanı, kış sporlarında önü kapalı olduğu için salona giriyordu.
Hakkari'nin Zap Suyu donuklarında paten ve kızak yapan gençler, bilinmeden, görülmeden kayıp giden ömürlerine ağlıyordu bir yandan.
"Makus talihin" değişme ihtimali belirdi 2011 tarihinde.
* * *
Kış Oyunları Erzurum'a alındı...
Sporcular zaten Cumhuriyet kurulduğundan beri Erzurum ve çevresinde bulunmaktaydı.
İkisini bir araya getirebilirsek "milat" olur 2011.
Ancak bu yolla...
Büyük düşünerek...
Turist, tesis, döviz gibi öncelikler, zavallı hedefler olarak kalır Anadolu insanının spora eklemlenmesi yanında.

Asalet ve sefalet

Ulusoy federasyonundan tarihi bir destek almalarına rağmen, neden federasyonu düşürmek için imza vermekte çevik davrandıklarını sorduğum Engelli Federasyonlarından, Zihinsel Engelliler Başkanı sayın Tarık Bitlis'den de yanıt geldi.
"Önce hiçbir baskı altında olmadan özgür irademle beyan ediyorum ki, şahsıma Genel Kurul ile ilgili verdiğim imza konusunda hiçbir baskı olmamıştır" diyor Tarık Bey.
Kendisini tanımasam da soyadını bildiğimden tereddütsüz inanırım.
Devamında, reddetmiyor Ulusoy federasyonunun engellilere katkılarını.

Yardımlar sürüyor
Geçen genel kurulda Ayhan Bermek'in aday olması için dilekçe verenler arasında olmasına karşın "camiasının çıkarları için" Ulusoy'a oy veren, bu kez "camianın çıkarlarına" ters düşse de Türk Futbolu'nu iğrenç durumundan (kendi tabiridir) kurtarmak için Ulusoy'u indirme imzası veren sayın Bitlis'in özverisi futbol kamuoyu tarafından takdir edilecektir elbet.
Bu arada, Federasyon Yönetim Kurulu'nun engelli futbolu için ayırdığı ödenek ve imkanları aynı hızla sürdürmeye karar alması, gerçekten asil bir tavırdır...
Oy ve tercihleri yüzünden kimseyi cezalandırmamak asaletidir bu.
Dikkat edin çok önemli. Federasyon kendisini istemeyenlere, hiçbir bağlayıcılığı olmasa da yardımlarını sürdürüyor.
Engelli futbolu kurumsallaşıyor bu kararla...
Hangi federasyon vaz geçecekmiş şaşarım.
Alkışlarım...
Çünkü, asaleti göze batırıp gördüğünüz yerde alkışlamazsanız, sefalet kader olur.

Türk Spor İnisiyatifi

3 Şubat Cumartesi günü saat 14.00'de Büyük Kulüp salonunda bir toplantı olacak.
Şenes Erzik, Tufan Türenç, Ata Aksu, Hüdaverdi Talay ve Kenan Nohut konuşacak.
Tertip Komitesi de bildiğiniz kişiler:
Vedat Bayram, Ergun Gürsoy, Fikret Orman, Prof. Can İkizler, Gürcan Bilgiç, Hakan Can ve biraz da ben.
Neden elimi taşın altına koydum?
Çünkü Türk Sporu'nun (dikkat edin futbol değil, spor) sorunları, hiçbir göbek bağı olmayan tarafsız beyinler tarafından masaya yatırılacak bu toplantıda. Kaçamazdım... Siz de kaçırmayın. En azından medyadan izleyin.

Bugün forma, yarın şort

Schalke başkanı Rehberg, Hamit Altıntop'un peşindeki
Galatasaray'a Hamit'in "6" numaralı formasını getirmiş.
Haber alaycı bir ifadeyle yer alıyor medyada.
"Bugün forma, sezon sonu Hamit" tarzında.
Oysa daha şort var, kramponlar var sırada.

Lippi'yi beğendim!..

Lippi, Arda'yı çok beğenmiş!..
Dünya Şampiyonu İtalya'nın hocası, futbolun ilkbaharındaki bir gencimizi beğendiyse haber midir?
Evet...
Güzel midir?
Evet...
Ama insanın içinde bir yerleri rahatsız ediyor bu haber sanki.
Yabancı hayranlığımızı, aşağılık duygumuzu okşar gibi.
Arda'yı beğenen beğenmiş çünkü. Yanal, Gerets ilk onbire koymuş. Terim milli takım forması vermiş.

Eksik olmasın
Arda'nın kumaşını görmeyen var mı Türkiye'de?
Ama Lippi söyleyince manşet.
Antalya'da doğa gezisi yapmaya çıktığında Lippi'nin toprak sahada rastladığı yetenekli bir futbolcu değil ki Arda.
İtalya'da oynaması için hemen temaslara başlayacağım da demiyor.
Beğenmiş.
Eksik olmasın.
Karşılığını verelim; İtalyanlar da sevinsin!
Benim de Lippi'nin teknik direktörlüğü hoşuma gidiyor.

eguven@milliyet.com.tr




SPOR
Baştürk dersi: 0-1
Hayırlı evlat
Zico'dan sert uyarı
En kestirme yol kupa!
Işık, Doğu'dan yükselecek
Türkler kürsüye yakın
Bitmeyen senfoni: 91-72
Hido'nun çabası Magic'e yetmedi
Son söz Halk'ın: 3-2
Safin kâbus gördü
Haber turu...
Kalite farkı
Büyük düşünün!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Kalite farkı
İkinci yarıyı, orta sahada, az forma giyenler...
Ercan GÜVEN
Büyük düşünün!
Sanmayın ki, Erzurumluyum...


© 2006 Milliyet