|
Bugün acaba ne yazmalı?
BU işin en zor tarafı, sabah işbaşı yapınca "yazacak konu sıkıntısı" çekmek ya da "konu bolluğundan hangisini yazacağınıza karar verememek..."
Türkiye gibi bir ülkede ikinci sıkıntı hemen hemen hiç yoktur, konu çoktur da yazacak yer yoktur, kısacası, bu ülke, konu bakımından veluttur, doğurgandır.
***
BU yazıya başlamadan önce, kendi kendimize şöyle bir düşündük:
"Başbakan İstanbul'a giriş için vize konulmasını ve taşıt araçlarında plaka tahdidine gidilmesini istemiş..."
"Geç bunları, o gün canı sıkılmış, belki konuşacak konu bulamamış, böyle söylemiş, geç!"
"Başbakan Amerika'nın terör konusundaki ikiyüzlülüğüne çok kızmış, 'sizdeki can da bizdeki patlıcan mı?' demeye getiriyor!"
"Elleme desin, yarın vazgeçer, hiç Amerika, Başdanışmanı Cüneyd Zapsu'nun, 'bu adamın kıymetini bilin, süpürüp deliğe atmayın' tavsiyesini unutur mu?"
***
"EMİN Çölaşan, Yaşar Kemal'in 'gerilla, terörist değildir' demesine haklı olarak kızmış, Orhan Pamuk'a taş atarak 'yoksa sen de Nobel peşinde misin?' demeye getiriyor"
"Yanlış! Yaşar Kemal'in Nobel kazanmaya ihtiyacı var mı? Onun unvanı, ödülü hepsinden büyük: EN ÇOK NOBEL KAZANAMAYAN ROMANCI."
***
PEKİ ne yazacağız?
Bir okurumuz, pazartesi günkü yazımızdan hoşlanmamış; biz demişiz ki:
"Karşı devrim, kabara köpüre geliyor, Tayyip Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkışıyla, çok önemli bir kilometre taşını devirip geçecek. Devrimciler, devrimleri ciddi olarak savunanların bile gayretleri, Atatürk devrimleri elden gidiyor feryadını aşamamıştır."
Okur soruyor:
"Bu karamsarlık, bu teslimiyet size yakışıyor mu?"
***
AKLIMIZA cumhuriyetin ilk yıllarında yaşayan bir yazar geldi: Samim Rıza... (x)
Hıfzı Topuz "Devrim Yılları"nda "Halkın Sözü" gazetesi başyazarı Samim Rıza'yı konuşturur:
"Devrimcilik bir altyapı sorunudur. Biz henüz bu altyapıyı oturtmadık. Cumhuriyet, diyoruz, laiklik diyoruz, halkçılık diyoruz, devletçilik diyoruz; iyi de nerede bunların altyapıları? Eski düzende birtakım çıkarlar sağlamış insanlara, kendi düzenimizde yer yok, kabul ama, bu insanlar ne yapacaklar? Biz onlara yeni birtakım gelirler sağlamazsak, bunlar rejime düşman olacaklar. (....) Karşı devrimi önlemek bunları gerektirir. Onları kazanamazsak bize düşman kitleler yaratmış oluruz. Yarın rejim zayıf düşerse onlar bütün güçleriyle karşımıza dikilir ve karşı devrimci olurlar."
***
SAMİM Rıza'nın, Hıfzı Topuz tarafından onun ağzından anlatılan görüşleri 1930'lu yıllara ait...
O günkü saptamaları ve tahminleri bugüne bire bir uygun değil mi?
Şimdilik "devrim"in görünen son kilometre taşına geliyorlar, iyice yaklaştılar, hele "devrim yolu"nun son kilometre taşı, Çankaya'yı devirip yerleşsinler "karşı devrim" ne demekmiş, o zaman görün...
Görmeniz yetmez, belki uyanırsınız...
—————
(x) Remzi Kitabevi.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|