|
Yanlışı yanlış götürmez, doğru götürür...
BU hep böyle oluyor...
Nedir olan?
Önce ortaya bir laf atılıyor, sonra bu laf üzerine roman yazılıyor.
Bir ara "Bandırma gemisi"ne taktılar, hani Mustafa Kemal Paşa ile yanındakileri 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkaran "Bandırma" gemisine okul kitaplarında "köhne" denilirdi ya, onlara göre, ne köhnesi, neredeyse transatlantik!!!
Güya Padişah bu gemiyi Mustafa Kemal'e vermiş de "Git Paşa, milletimi kurtar!" demiş...
Maksat "Bandırma"nın lüks, konforlu kocaman bir gemi olduğuna milleti inandırmak!
Mızrak çuvala girer mi?
***
PROF. Dr. Celal Şengör, jeolojiyi, depremi bir kenara bıraktı, kolları sıvadı, kayıtlarını, fotoğraflarını getirdi. Transatlantik diye yutturmaya çalıştıkları gemi, koyun taşıyor, ambarda koyunlar var. İki kere batmış çıkmış, el değiştirmiş, sonra bizimkiler almış...
Uzun uzun yazdık, belgeler yayımladık, susmak zorunda kaldılar.
***
BU bitti, 40 bin altın masalı çıktı.
Güya Padişah hazretleri Mustafa Kemal Paşa'yı saraya çağırmış, "Ey Paşa, gün bugündür, çık Anadolu'ya, milletimi esaretten kurtar!" demiş ve kırmızı kadifeyle kaplı bir kutu uzatmış.
Bu kutuda ne varmış, biliyor musunuz?
40 bin reşat altını....
O zaman yazmıştık:
Bir reşat altını 7 gram, 40 bin altın, eder 280 kilogram. Atatürk sanki Zaloğlu Rüstem ya da Kurtdereli Mehmet Pehlivan, 280 kilo altını ya Allah deyip cebine koyup gidecek...
***
ARKADAN İstiklal Mahkemeleri'nin astığı insan sayısı çıktı.
Şehit sayısından kat be kat fazla.
***
ŞİMDİ ise, sırada, Menemen'de Kubilay'ın başını kesip sopaya geçirenler çıktı. Bunlar bir takım esrarkeşler, irticayla tarikatla filan ilgileri yok, esrarı çekmişler, saldırmışlar.
Üstelik iddia da büyük:
"Devletin arşivine göre, Kubilay'ın katilleri esrarkeş."
Öyle mi?
Genelkurmay Başkanlığı öyle demiyor:
"Belgelere göre, Menemen olayı bilinçli bir harekettir.
Olayın faillerinin, Nakşibendi tarikatıyla bağlantıları vardır.
Eylemciler, bir esrarkeş kahvesini tekke haline getirerek toplantılar yapmışlardır."
Yani, Menemen olayı, esrarı çeken bazı esrarkeşlerin Kubilay'a saldırmaları değil.
***
Elbette "resmi tarih"in yalanı yanlışı varsa düzeltilir.
Lakin yalanla yanlışla değil; yalandan doğru çıkmaz.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|