Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ocak 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Naudu sendromu

Gökkuşa¤ı / Reşat Kutucular

Güney Pasifik’teki 21 kilometrekarelik, resmi bir başkenti bile olmayan, 15 bin nüfuslu, dünyanın en küçük bağımsız devleti Nauru Cumhuriyeti’ne uzanalım bugün isterseniz. Bu ada öbürleri kadar romantik veya egzotik değil yalnız.
İki tane otel var hepsi hepsi. Turizm yapılmıyor pek. Tabiri caizse adanın posası çıkmış vaziyette. 15 metre yüksekliğindeki kireç tepeciklerden başka görecek pek bir şey yok. Bugünkü seyahatimiz biraz can sıkıcı, biraz uyarıcı, biraz da ders niteliğinde olacak bilesiniz.
* * *
Allahın unuttuğu böyle bir ada kimin umrunda olur öyle değil mi? Öyle değil işte. Siz fosfattan haber verin. Hele ki bu fosfat dünyanın en kalitelisiyse. Fosfat, deterjandan gübreye kadar pek çok ürüne giren, müşterisi bol bir madde. Durum böyle olunca ta 1900 yılında keşfeder böyle bir adayı araştırmacı Batılılar.
El kadar ada o günlerde Alman kolonisidir. Pasifik Fosfat Şirketi 1906’da fosfatı çıkarmaya başlar. Sonra 1914’te Avustralyalılar işgal eder adayı. Avustralya, Yeni Zellanda, İngiltere üçlüsünün anlaşmasıyla fosfatı işleme hakkı İngiliz Fosfat Şirketi’ne geçer. Şaşıran var mı?
İkinci Dünya Savaşı’nda bu kez Japonlar gelir adaya ama uzun kalamazlar. 1947’de yeniden İngilizler ortaya çıkar. İngilizler bunu hep yapar! Ancak 1966’da Nauru bağımsız bir ülke olunca fosfatı kendi işletmeye başlar ve Pasifik bölgesindeki en yüksek yaşam standardına sahip ada haline gelir.
* * *
1980’lerin sonunda işler tersine dönmeye başlar ne yazık ki. Dünya fosfat fiyatları falan düşmüş değildir, sadece Nauru’da işleyecek fosfat azalmıştır artık. Yolsuzluklar, har vurup harman savurma kültürü, yapılan ciddi yatırım hataları nedeniyle durum daha da kötüleşir. Avustralya aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan davanın mahkeme dışında uzlaşmayla sonuçlanır. Bu, biraz nefes alma imkanı tanısa da Nauru düşüştedir.
Adadaki varlık on yılda üçte birine iner. İyi zamanlarda Avustralya’da yaptırılmış olan Melbourne’ün en yüksek binası 52 katlı Nauru House borçlardan dolayı Avustralyalı bir yatırım şirketine geri satılır. Çok lazımmış gibi kurulmuş olan Air Nauru’nun son Boeing737-400 uçağı da 2005 aralığında iade edilir.
* * *
1990’lı yıllarda adaya gelen paranın ''kaynağını sormamak'' gibi gevşek mali uygulamalar Rus mafyasını iştahlandırır. 70 milyar dolarlık kara para adaya akar. Daha sonra artan uluslararası baskılar nedeniyle Nauru hükümeti işi sıkılaştrınca bu para da 2005 yılında adayı terk eder.
Bugün ada Avustralya’dan gelen yardımlara muhtaç durumda. Nauru Devlet Bankası batık. Ada Avustralya’nın mülteci toplama merkezi olarak kullanılıyor.
Nauru için başka bir yol haritası mümkündü ama tecelli eden bu oldu.
* * *
Dersten bol ne var bu yaşanmış gerçek hikayede? Nauru sendromu kaç kez görüldü, görülüyor, görülecek kimbilir bu gezegende?
''Sürdürülebilir kalkınma'' dedikçe aval aval bakanlara, aman çevreye özen diye ısrar ettikçe kaş kaldıranlara, yabancı yatırımcının niteliğinden dem vurdukça sinirlenenlere önemle duyurulur. Okyanusun uzak bir köşesindeki 21 kilometrekarelik bir adacığın bile insafsızca talan edilebildiği bir dünyada olduğumuzu unutanlara da bir hatırlatmadır bu. Sular akarken suların kesileceğinden şüphe eden, bunu dillendiren bilimsel akla dudak bükenler için de bir uyarıdır.
Nauru, mücadelenin nihayetinde kaynakların kontrolu mücadelesi olduğunun basit bir örneğidir. Kontrolu kaptıran geleceğini kaptırır. Kapan geleceği yapar. Ha bir de kaynak aktarmak her zaman hırsızlık sayılmaz. Kimin, kimden, nasıl aktardığına bağlı olarak!

ege@milliyet.com.tr







EGE
Antik Foça’nın çağdaş yüzleri
Emeklilik hakkında her şey
Buraya bir durak daha gerekiyor
Naudu sendromu
Kardeş şehrimiz Sousse’tan sokak manzaraları





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet