
|
|
|
 |
|
|
Dijitalin lideri Hırsız- Polis'in müziği
İmkânsız Aşk'ın zaferi
Teknolojideki hızlı gelişme müzik dünyasında da taşları yerinden oynatıyor. 80'li, 90'lı yıllarda müzik dünyasının lokomotifi olan kaset satışları artık "nostalji" oldu. Kasetlerin yerini CD'ler aldı. Artık satılması olanaksız 30 milyondan fazla kaset sektörün elinde kaldı.
Kasetin yerini alan CD'lerin satışı ise bilgisayardan bedava indirilen şarkılar ve korsan yüzünden iyice azalırken öte yandan dijital satışlarda da müthiş bir artış söz konusu.
Bugün bir şarkının elde ettiği download rakamı, birçok şarkıcının albüm satışlarından bile fazla hale geldi.
2006'da bandrol sayısı 200 ile 500 bin arasında olan albüm sayısı sadece 10. Bunlardan biri 500, biri 400, biri 300 binin üstünde, diğer yedi albümün bandrol rakamı ise 200 ile 300 bin arasında...
Meraklılarının yasal yollardan para ödeyerek bilgisayarına ya da cep telefonuna indirdikleri şarkılar arasında en yüksek rakamı Kanal D'deki "Hırsız - Polis" dizisinin müziğine ait olması da işin bir başka yönü. Hatta, "O müzik olmasa dizi çoktan kaldırılmıştı" iddiasında olanlar bile var. Müzikleri iyi satış yapan bir başka dizi de "Ihlamurlar Altında"...
| En çok indirilen şarkılarda top 10 | | Sıra-Şarkı | Yorumcu | Download | | 1. İmkansız Aşk | Cem Yıldız | 365.185 | | 2. Ölürüm Hasretinle | Grup 84 | 158.218 | | 3. Allah Belanı Versin | İsmail YK | 158.097 | | 4. Ihlamurlar Altında | İntizar | 151.726 | | 5. Sensiz Olamam | İntizar | 143.909 | | 6. Çakkıdı | Kenan Doğulu | 117.326 | | 7. Git Hadi Git | İsmail YK | 109.577 | | 8. Doyamıyorum | Hatice | 107.277 | | 9. Saçlarını Yol Getir | İbrahim Tatlıses | 99.342 | | 10. Affedersin | Demet Akalın | 97.772 | |
Ayşe Arman ekranda karardı
Beğenmeyenler, "seviyesi çok düşük" diyenler olabilir...
Benim de beğenmediğim, eleştirdiğim yönleri var ama "Buzda Dans" iyi bir proje...
İlk hafta pazartesi ekrana geldi reytingi de iyiydi.
İkinci hafta Star TV'deki "Popstar Alaturka" bitince Show TV onu pazara kaydırdı, karşılığını da aldı.
Yarışma 2. haftada reytingin zirvesine yerleşti.
Bu arada jüride görev yapanlara da bir çift sözüm olacak.
Ne o çatık kaşlar, asık suratlar, gergin yüzler, laf geçirmeler?
Altı üstü eğlence ve şov amaçlı bir yarışma bu... Boş yere kendinizi germeyin. Size de yazık, bize de...
Ayşe Arman'ın yarışmacılara yönelttiği sorularda "seviye" ayarını kaçırdığı görüşü taşıyanlardan değilim.
Ayşe Arman konusunda dikkat çekmek istediğim konu şu.
Arman, Dubai'den gelirken ya yanında sadece siyah bir kıyafet getirdi ya da birileri ona, "Siyah giy, ekranda zayıf çıkarsın" dedi. İki hafta da canlı yayında Arman'ın üstünde siyah kıyafet vardı.
Arman hafta arasında arada Cengiz Semercioğlu'nun "Full Ekran"ına katıldı. Orada da Arman'ın üstünde yine siyah gömlek vardı.
O kadar renkli bir kadının ekranda karaları bağlaması bana tuhaf geldi.
Turan Yavuz'un hakkını yedirmedim
Konunun üstüne gitmemiş olsam "Amerikalılar Karadeniz'de 2" adlı filmde Turan Yavuz'un adı kaynayıp gidecekti. Oysa bu filmin öyküsü gazeteci Turan Yavuz'a aitti. Üstelik öyküsünün filmini kendisi yönetip çekmek istiyordu. Ancak yaşadığı sağlık sorunları buna izin vermeyince filmin hakkını Fida Film'e devretti. Fida Film de projeyi Energy Medya'ya sattı. İşte bu satış sırasında nasıl olmuşsa olmuş, Turan Yavuz da satışa gelmişti.
Ne basın bültenlerinde adı geçiyordu ne de filme başlamadan ödenmesi gereken hakları teslim ediliyordu. Ben konunun üstüne gidince durum değişti.
Energy Medya, önce Turan Yavuz'un maddi ve manevi olarak hakkını teslim etti. Ardından da 25 Ocak'ta vizyona girecek filmin basın bültenlerine ve jeneriğine "Öykü: Turan Yavuz"u yazdı.
Metin Akpınar, Peker Açıkalın, Kadir Çöpdemir, Kıvanç Tatlıtuğ, Melis Birkan, Levent Kazak, Müşfik Kenter, Kamil Sönmez, Müslüm Gürses gibi zengin bir kadroya sahip film için "Birincisi ne zaman yapıldı ki bunun adı 'Amerikalılar Karadeniz'de 2' oldu?" diyebilirsiniz.
Efendim filmin adındaki "2"nin esprisi şu:
Seri film olarak yapılması düşünülen filmin ilkine Karadeniz'e uygun bir espriyle başlamışlar yapımcılar. "Amerikalılar Karadeniz'de 1" sonradan gelecekmiş.
İster beğenin, ister beğenmeyin, işin esprisi bu...
Oylum Talu'nun "Biemdabılyu"su...
Oylum Talu'yu daha önce de bu köşeye konuk etmiştim. O zaman mevzu, yayında iki cipi sayesinde İstanbul'da güvenli seyahat ettiğini anlatıp, kadın sürücülere bunu tavsiye etmesiydi.
Bu kez konu başka. Talu, bir haberi okurken BMW'yi "Biemdabılyu" diye telaffuz etti. Partneri Hakan Çelik, olaya müdahale edip Talu'ya, "İzleyenler onu yeni bir otomobil markası sanabilir. İstersen BMW diyelim" dedi.
Ama Talu, doğru yaptığında ısrarlı. ABD'de olsak Talu haklı ama burası Türkiye. Bizde onu öyle demezler.
Son Osmanlı Çaktım Ali!..
Bu hafta vizyona giren "Son Osmanlı - Yandım Ali" filmini Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'ndaki galasında izledim.
Türkiye'de dönem filmi çekmenin ne denli zor, çizgi kahramanları beyazperdeye yansıtmanın ne kadar riskli olduğunu bilirim. O nedenle "Son Osmanlı - Yandım Ali"yi bir kalemde silip atacak bir yazıyı kendi adıma, o filmde haftalarca gece gündüz demeden çalışan insanların emeğine haksızlık sayarım. Günümüzü anlatan filmler için de aynı kanaatteyim.
Film beni sarmadı ama müziklerini ve Kenan İmirzalıoğlu'nun çıkardığı oyunculuğu beğendim.
İngilizlerin işgalindeki İstanbul'da asker kaçağı, bıçkın ve bir o kadar da çapkın bir kabadayıyı iyi canlandırdı.
Aslında canlandırdığı karaktere "Yandım Ali"den çok "Çaktım Ali" ya da "Çapkın Ali" lakabı daha çok uyuyor ya neyse...
Çünkü filmde dövmediği "kötü adam", öpmediği güzel kadın bırakmadı...
Cansu Dere ise rolünün hakkını veremedi.
Görüntü güzel ama ya duygu?
Özen Film "Sıla"ya, döneme uygun saç, makyaj yapıp bir de kıyafetler giydirip "Son Osmanlı - Yandım Ali"nin setine götürmüş ama ruhunu transfer etmeyi unutmuş.
Film daha vizyona girmeden, Kenan İmirzalıoğlu ile olan sevişme sahneleri medyada gündem oluşturan Anna Babkova'nın sıcaklığı, duygusunun binde biri Cansu Dere'de olsa, film bambaşka bir yere giderdi.
Filmde öne çıkan bir başka şey de müzikleri.
İmza attığı işler sadece Türkiye'de değil, yurtdışında da beğeni toplayan Kalan Müzik'in sahibi Hasan Saltık, yaptıkları çalışma için "Türkiye'de ilk kez Hollywood tarzı bir film müziği çalışması oldu. Orkestra oluşturup canlı kayıtlar yaptık" dedi.
Müzik eğitimini Hacettepe'de, master çalışmasını Amerika'da yapan müzik hocası Ayşe Önder, iki ay boyunca çekilen sahneleri izleyip kaliteli bir film müziği yapmaya çalıştıklarını söyledi.
Kalan Müzik'ten çıkan "Son Osmanlı - Yandım Ali"nin albümünü dinleyince Ayşe Önder'e hak vereceksiniz.
aeyuboglu@milliyet.com.tr
|
|
|




|
|