Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ocak 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
EMEKLİ MİT MÜSTEŞAR YARDIMCISI CEVAT ÖNEŞ'TEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR:
Anayasa değişebilir


Cevat Öneş, emekli MİT Müsteşar Yardımcısı. MİT'te 41 yıl çalışmış, kıdemli bir istihbaratçı. Diyarbakır Bölge Müdürlüğü yapmış, PKK'yı yakından izlemiş, bölgeyi tanıyan bir isim.
Cevat Öneş'i, CNN Türk'teki Ankara Kulisi programımızda dün Murat Yetkin'le birlikte konuk ettik. Öneş'le program öncesi ve sonrasında da sohbet etme olanağı bulduk.
Öneş, yeni bir anlayışla yeni bir anayasa yapılabileceğini düşünüyor. Türkiye'de, adına ne denilirse denilsin, bir "Kürt sorunu" bulunduğunu, bunun 80 yıldır çözülemediğini, çözülmesi için yeni politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunuyor. Şöyle diyor Öneş:

'Niye değişim olmasın?'
"Türkiye'nin devamlı bölünme, parçalanma korkusu hissetmesinin ortadan kaldırılması lazım. Türkiye'nin potansiyeli güçlüdür. Böyle bir durumla karşılaşma durumu yoktur. Bu dönüşümün siyasi ekonomik, hukuki gibi çeşitli konuları var.
Anayasa değiştirilecek mi derken bir çelişki ortaya çıkıyor. Pek çok parti, kesim zaten 1982 Anayasası'nın değiştirilmesini istiyor. Anadolu zenginliğimizi ortaya çıkarabilecek bir değişim niçin olmasın? Türkiye'nin kuruluşuyla, yeniden şekillenmesiyle çelişmeyen bir anayasa neden düzenlenmesin? Vedat Türkali, 'ne mutlu Türküm diyene demekten gurur duyuyorum ama sizleri de kucaklıyorum' demişti."
1938 sonrası politikalar
Öneş, Türkiye'nin 1938'den sonra (Atatürk'ün vefatından sonra) izlediği politikaların ayrılıkları derinleştirdiği kanısında. Türkiye'nin bu dönemde (İsmet İnönü dönemini kastediyor) asimilasyon düşüncesi içine girdiğini, bir bütünleşme hareketine yöneldiğini, ancak entegrasyonun bile bu nedenle olmadığını öne sürüyor. "Burada devletin yetersizliğiyle ve çözemediği bir sorunla karşı karşıyayız" diyor.

66. maddedeki tanım
Öneş, Anayasa'daki "Türklük tanımı"nın da değiştirilebileceği düşüncesinde. Devlete vatandaşlık bağıyla bağlı herkesi Türk olarak tanımlayan, Anayasa'nın 66. maddesinin yeniden yazılabileceğini ve etnik bir vurgu yapılmadan "anayasal vatandaşlık" esasıyla bir tanıma gidilebileceğini söylüyor.
Yeni anayasanın başlangıç bölümünde Anadolu zenginliğinin, Kurtuluş Savaşı'nın hangi etnik gruptan olursa olsun nasıl gerçekleştirildiğinin anlatılabileceğini ve vatandaşlık esası üzerinden bir Anayasa hazırlanabileceğini düşünüyor. "Tekçi millet" yaklaşımı ve tanımı yerine zenginliği içeren yeni bir ulus tanımı çıkarılabileceğini belirtiyor.

Kürt partileri ve muhatap
Öneş, PKK'nın paramiliter bir örgüt olarak muhatap alınamayacağını, buna karşılık, "Kürt siyasi hareketinden ortaya çıkan" legal alandaki siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, "Türkiye Barışını Arıyor" konferansının düzenlenmesinde görev olan organizasyonlar gibi kurumların muhatap alınabileceğini kaydediyor.
Bu muhataplığın mutlaka bir masaya oturup pazarlık yapmak biçiminde olması gerekmediğini, gündeme gelen taleplerin değerlendirilmesinin de izlenecek bir yol olabileceğini belirtiyor.

'Türkiye yurtseveriyim'
Öneş, Atatürk'ün soycu olmayan "Ne mutlu Türküm diyene" vecizesinin yanı sıra, "Ne mutlu Türkiye vatandaşıyım", "Ne mutlu Türkiye yurtseveriyim" kavramlarının da kullanılması gerektiğini savunarak, "Türkiyelilik" yaklaşımına da yakın duruyor.
40 yıllık istihbaratçı, MİT'i yönetmiş isimlerden biri olarak Öneş'in vardığı nokta ve önerileri birçok yönden düşündürücü...

Öneş'in açılımı ses getirdi
Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş'in, Türkiye'nin terörle mücadele politikasının başarısız olduğu, çözülemeyen bir sorun bulunduğu ve ölen askerler kadar dağdaki PKK'lının da ülke vatandaşı olduğu yönündeki açıklamaları siyasiler arasında ses getirdi. Açıklamalara temkinle yaklaşan siyasiler kadar, AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan gibi "destekleyenler" de oldu. Siyasilerin konuya ilişkin görüşleri şöyle:
  • Şükrü Ayalan (AKP Genel Başkan Yardımcısı): Türkiye Cumhuriyeti doğru yapmıştır, yanlış yapmıştır, ama bir devlet politikamız var. Ağar da bunları söylemeye çalışıyor. Dillerinin altında bir bakla varsa bunu çıkarmalı, yoksa kafaları bulandırmamalılar. Sorunun adını zaman zaman söyledik. Yeni politika oluşturulmaya çalışılıyor belki de. Devletin her konuda başarılı olması söz konusu değildir. Söylenenleri bir kısmı doğrudur, ama nereden baktığınıza bağlı.
  • İhsan Arslan (AKP - Diyarbakır): Türkiye adına umut verici. Devlet söz konusu olunca viraj almak, geri dönüş yapmak kolay olmuyor. Devletin büyük ihmal ve yanlışlıklarının söz konusu olduğu bir olaydır. Bunu bugün eski bir MİT Müsteşar Yardımcısı'nın söylemesi çok anlamlı, sevindirici. Cevat Bey'in konuşmasında kimin ne yapması gerektiği belli. Kimse görevinin gereğini başkasına ihale etmemeli. İyi niyet ve cesaret lazım.


  • Yeni proje gerekiyor
  • Ahmet Ersin (CHP-İzmir): MİT bir süreden beri kabuk değişimi içinde, sorunlara daha farklı yaklaşıyor. MİT Müsteşarı'nın açıklaması ve Öneş'in sözleri Türkiye'de yeni bir projenin gerektiğini ortaya koyuyor. Katılıyorum, Türkiye bakışını değiştirmeli.
  • Hasan Güyüldar (CHP-Tunceli): Yapılması gereken, ömrünü vermiş olduğu hizmetten sonra Öneş'in yaptığı bu saptamaya kulak asmak ve bölge halkını tanıyıp sevgiyle, saygıyla kucaklamak.


  • Kuşku yaratıyor
  • Saffet Arıkan Bedük (DYP Genel Başkan Yardımcısı): Türkiye yeni politikalarla sorunu aşmak zorundadır.
  • Süleyman Sarıbaş (ANAP Grup Başkanvekili): Öneş'in düşünceleri doğru. Olayı bu politikalar çözmüyor. Özal olsaydı o sorun çözülmüştü.
  • Faruk Bal (MHP Genel Başkan Yardımcısı): Ciddiye alınacak tarafını görmüyoruz. Türkiye'nin, ciddi şekilde uluslararası terör riskini yaşadığı ortamda bu sözlerin ortaya atılması kuşku yaratıyor. n ANKARA Milliyet


  • fbila@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Hrant Dink'in katilleri
    BÖYLE bir cinayeti tanımlayacak kelime bulmak...
    Çetin ALTAN
    Yavru kedi "Zibidi"nin kızıştığı sanıldı
    Kediler, insanlara oranla özerk bir kimliğe s...
    Melih AŞIK
    Yine vurulduk...
    Türkiye'yi şu anda en etkili şekilde karıştır...
    Fikret BİLA
    Anayasa değişebilir
    Cevat Öneş, emekli MİT Müsteşar Yardımcısı. M...
    Hasan CEMAL
    Ezberler bozulurken (2)
    Cevat Öneş'in, 41 yıl boyunca çalıştığı MİT'i...
    Güneri CIVAOĞLU
    Rezillik
    Hrant Dink, 14 Şubat 2000 Sevgililer Günü'nde...
    Can Dündar
    Sıdesutyun Paregamıs! (Elveda Dostum!)
    Adam gibi adamdı.
    Abbas GÜÇLÜ
    Sıradan bir cinayet mi?
    Bir meslektaşın hunharca öldürülmesinden daha...
    Semih İDİZ
    Hrant'ın katili, damarlarımıza karışan zehirli kandır
    Hrant Dink çok sevdiğim bir arkadaşımdı. Kend...
    Metin MÜNİR
    Müşteri ulus
    Avrupa Birliği ve Amerika'da küresel ısınma ü...
    Hasan PULUR
    Kerkük üzerine...
    YİNE ham hayaller peşinde koşmayalım. Diyelim...
    Derya SAZAK
    Hrant'a kıymak
    Fuat Keyman'ın telefonuyla acı haberi aldım: ...
    Meral TAMER
    Başbakan'ın genelgesine kim inanır?
    Önceki gün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürür...
    Yaman TÖRÜNER
    Neyi, nasıl anlatmalı?
    İnsanlar ne söyledikleri ve nasıl söyledikler...
    Güngör URAS
    Hrant'ın Agos'u
    Hrant Dink'in genel yayın yönetmeni olduğu "h...
    M. Ali BİRAND
    Hırant'ı Türk düşmanları öldürdü
    Bugün ben kendimi Hırant Dink'in yerine koyuy...

    © 2006 Milliyet