|
Hrant'a kıymak
Fuat Keyman'ın telefonuyla acı haberi aldım: Hrant Dink öldürülmüş!
Öğleden önce fotomuhabiri arkadaşım Garbis Özatay ile birlikte Taksim çevresindeydim. İstanbul'un trafik sorunu üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile görüştük. Tepebaşı'na, oradan da bir taksiye atlayarak Kasımpaşa'ya geçtik. Başkan "cuma"ya gitti, esnaf ve halk olağan bir hafta sonu telaşındaydı.
"Hrant öldürülmüş" haberine ilk anda inanamadım.
Keyman'ı, "Yanlış bilgi olabilir" diye yatıştırmaya çalışırken televizyonu açtım. Haber doğruydu. Alçakça bir saldırıya uğrayan Hrant Dink, Agos gazetesinin önünde cansız yatıyordu. İstanbul'da döner ekmek arasındaki uyuşturucu trafiğini bile izleyen güvenlik güçleri, TCK'nın 301'inci maddesi nedeniyle "hedef" durumundaki Hrant'ı nedense koruyamadılar!
Hrant'ı katledenler Türkiye'ye karşı da "suikast" düzenlediler.
Türkiye'de ne zaman barış ve demokrasi iklimi güçlense, "karanlık eller" tetiğe sarılır, gazeteciler, siyasetçiler, aydınlar hedef seçilir, öldürülürler.
Hrant'a kıydılar çünkü o da özgürlük savunucusu, Türkiye sevdalısı bir gazeteciydi.
"Türklüğe hakaret" ettiği gerekçesiyle yargılandığı sırada "Ben bu davadan mahkûm olursam Türkiye'de yaşayamam. Ülkemi terk ederim. Ama o zaman da yolda ölürüm" diyecek kadar ülkesini seviyordu. Fransa'da "Ermeni soykırımını inkâr suçu" parlamentodan geçtiğinde, "Türkiye'de 1915'te yaşananlar soykırımdır dediğim için hapse atmak istiyorlar, Paris'te de yoktur diyeceğim ve cezaevine gireceğim" diye tepki göstermişti. Bir gazeteci olarak eleştirel düşünceye inanıyor ve görüşlerini cesaretle savunuyordu.
Son aylarda 301 gerilimi düşmüştü.
Hrant Dink ile birlikte yargılanan aydınları mahkeme önlerinde kuşatanlar ortadan kaybolmuşlardı.
Orhan Pamuk'un Nobel ödülü alması da Türkçe yazan, Türkiye'yi öven bir yazarın ülkesine kazandırdığı saygınlık nedeniyle toplumdaki hoşgörü havasını olumlu etkilemişti. Böyle bir ortamda Hrant'ı öldürmek, ülkede iki yıldır linç rüzgârı estirmeye çalışanlarca tasarlanmış, adi ama planlı bir cinayettir.
Hrant, Ermeni soykırımı tasarısının ABD Kongresi'nde gündeme geleceği bir sırada öldürülmüştür. Bir süredir Türkiye'yi Kuzey Irak'a çekmeye dönük politikalarda belirsizlik gözleniyordu. Bir yandan PKK ve Kerkük nedeniyle sınır ötesi harekât beklentisine girilirken, öte yandan Kürt sorununun barışçı çözümü yönünde konferanslar toplanıyor, MİT görevlileri bile şiddeti reddeden modeller öneriyorlardı.
Hrant Dink böyle bir ortamda öldürüldü.
Cinayeti lanetliyoruz.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|