Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ocak 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Başbakan'ın genelgesine kim inanır?

Kamu Tasarruf Genelgesi mi dediniz; güldürmeyin! Makam aracında eski genelgeye göre değişen bir şey yok. Valiler yine cip alacak


Önceki gün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Başbakan Erdoğan imzalı "Kamuda Tasarruf Tedbirleri" genelgesi, dün bazı gazetelerin ekonomi sayfalarına "Kamuda büyük tasarrufa gidiliyor" başlığıyla manşet oldu. Haber bizim ekonomi sayfamızda ise "Tasarruf cephesinde yeni bir şey yok" başlığıyla verilmişti.
Valilerimize son dönemde peş peşe alınan 300 bin YTL'lik son model lüks Mercedes S 350'leri, bu köşede günlerce parmağına dolamış olan bendeniz, umutla yeni genelgeyi inceledim. İlk bakışta gerçekten de makam aracı olarak cip ve yabancı menşeli otomobil kullanılamayacağı yazıyordu. İşin püf noktası ise "Bu hükmün, 237 sayılı Taşıt Kanunu kapsamı dışında kalan kamu personeli için geçerli olduğuydu."
Dahası, Ankara büromuzdaki arkadaşlarımız eski genelgeyi önüme koyduklarında gördüm ki, makam aracı konusunda her şey eski tas, eski hamam. 2001 ekonomik krizi sonrasında, Ecevit'in başbakanlığı döneminde hazırlanan Kamuda Tasarruf Genelgesi'ndeki hükümler, yeni genelgeye aynen aktarılmış. Hatta eksiği var, fazlası yok!

Lüks ciplere devam!
Özetle Erzurum'un ya da Urfa'nın köylerinde çocuklarımız, tezekle ısıtılan ya da tuvaletten bozma sınıflarda eğitim görmeye devam edecek; ama bu illerin vali beyleri Mercedes S 350'lerine eşleri ve çocuklarını da bindirip, hafta sonu tatillerine gitmeye devam edecek. Tabii bunanla da yetinmeyip, "arazideki tetkikleri" için altlarında en lüksünden birer cipleri ve de ofis haline dönüştürülmüş minibüsleri de olacak.
Eski tasarruf genelgesinde olduğu gibi bu genelgede de makam araçlarının sadece sabah-akşam işe gidip gelirken kullanılabileceği belirtiliyor; ama genelgedeki bu hükmün de kağıt üzerinde kalacağına kalıbımı basarım.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak hepimiz biliyoruz ki valisinden, makam aracı almaya hak kazanmış en düşük seviyedeki kamu personeline, hepsi bu araçları bayram seyran, yaz tatili, cumartesi pazar demeden tepe tepe kullanacaklar. Benzin parasını da "zengin ve bonkör" devletimiz -daha doğrusu nüfusunun 15 milyonu yoksulluk sınırının altında bulunan biz vergi mükellefleri- paşa paşa ödeyeceğiz.

Cep telefonlarında...
Yeni genelgede, "Tahsis edilmiş cep telefonlarında özel görüşme bedellerinin, özel görüşmeyi yapandan" tahsil edileceği, bu konunun sıkı sıkıya denetleneceği hükmü de yer alıyor. Haydi bakalım, göreceğiz!
Cep telefonuna getirmeyi vaat ettikleri denetimi, kamu araçlarının yakıt masraflarına da getirseler ya... Hatta Başbakan'ından korumalarına, Genelkurmay Başkanı'ndan üniversite rektörüne, 237 sayılı Taşıt Kanunu ile makam aracı almaya hak kazanmış büyüklerimizin yıllık benzin masraflarını açıklasalar da görsek diyorum.
Sahi bu konuda neden şeffaflık yok? Örneğin ben, geçen ay Suriye'deki Yerel Yönetimler Semineri'ne, 2 makam aracı ve 11 kişilik eş-dost heyetiyle giden Güneydoğu'dan Mercedes S 350'li bir valimizin yakıt masrafını da, lüks makam aracının yıpranma bedelini de ödemek istemiyorum.
Ya siz?

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Hrant Dink'in katilleri
BÖYLE bir cinayeti tanımlayacak kelime bulmak...
Çetin ALTAN
Yavru kedi "Zibidi"nin kızıştığı sanıldı
Kediler, insanlara oranla özerk bir kimliğe s...
Melih AŞIK
Yine vurulduk...
Türkiye'yi şu anda en etkili şekilde karıştır...
Fikret BİLA
Anayasa değişebilir
Cevat Öneş, emekli MİT Müsteşar Yardımcısı. M...
Hasan CEMAL
Ezberler bozulurken (2)
Cevat Öneş'in, 41 yıl boyunca çalıştığı MİT'i...
Güneri CIVAOĞLU
Rezillik
Hrant Dink, 14 Şubat 2000 Sevgililer Günü'nde...
Can Dündar
Sıdesutyun Paregamıs! (Elveda Dostum!)
Adam gibi adamdı.
Abbas GÜÇLÜ
Sıradan bir cinayet mi?
Bir meslektaşın hunharca öldürülmesinden daha...
Semih İDİZ
Hrant'ın katili, damarlarımıza karışan zehirli kandır
Hrant Dink çok sevdiğim bir arkadaşımdı. Kend...
Metin MÜNİR
Müşteri ulus
Avrupa Birliği ve Amerika'da küresel ısınma ü...
Hasan PULUR
Kerkük üzerine...
YİNE ham hayaller peşinde koşmayalım. Diyelim...
Derya SAZAK
Hrant'a kıymak
Fuat Keyman'ın telefonuyla acı haberi aldım: ...
Meral TAMER
Başbakan'ın genelgesine kim inanır?
Önceki gün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürür...
Yaman TÖRÜNER
Neyi, nasıl anlatmalı?
İnsanlar ne söyledikleri ve nasıl söyledikler...
Güngör URAS
Hrant'ın Agos'u
Hrant Dink'in genel yayın yönetmeni olduğu "h...
M. Ali BİRAND
Hırant'ı Türk düşmanları öldürdü
Bugün ben kendimi Hırant Dink'in yerine koyuy...

© 2006 Milliyet