|
 |
|
|
Sevda güvercini
Hrant Dink bir Türkiye sevdalısıydı. TCK 301 nedeniyle uğradığı haksızlığın dayanılmaz ağırlığıyla özgürlük ve hukuk mücadelesi vermekten vazgeçip ülkeyi terk etseydi bugün belki de yaşıyor olacaktı!
19 Ocak günü, gazetesinde 'kalmak ve direnmek' diye yazdığı gün Hrant'ı katlettiler.
Haftalık Agos gazetesinin genel yayın yönetmeni Hrant Dink, 12 Ocak'ta 'Niçin hedef seçildim?' diye bir makale kaleme aldı.
Cuma günkü sayının başlığı ise 'Ruh halimin güvercin tedirginliği' idi.
Arka sayfa -bizim mesleğin mutfak diliyle- çarşaf gibi Hrant'ın makalesine ayrılmıştı. 301 serüvenini, Yargıtay ve AİHM'ye başvuru sürecini anlatıyor.
Ailece verdikleri 'Türkiye'de kalma' kararını açıklıyor.
Bursa'dan postalanan bir tehdit mektubunun 'yakın tehlike' arz etmesi nedeniyle Şişli Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı başvuruyu not ediyor.
12 Ocak tarihli makalesinde ise çarpıcı bir olaydan söz ediyordu:
Agos'ta yayımlanan 'Sabiha Gökçen haberi' üzerine (Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in aslında yetimhaneden alınmış bir Ermeni yetim olduğu iddiası) Genelkurmay tepki gösteriyor. Ertesi gün İstanbul Vali Yardımcısı'ndan bir telefon alan Hrant Dink, sohbet amacıyla elindeki belgelerle birlikte Valilik'e davet ediliyor. Vali Yardımcısı'nın odasındaki biri bayan iki kişi tarafından 'dikkatli olması' konusunda uyarılıyor.
Daha sonra 301'den davalar başlıyor.
Kemal Kerinçsiz ve arkadaşları sahneye çıkıyor.
Mahkeme kapılarında kuşatılma ve saldırı olayları yaşanıyor.
Hrant Dink, bunları 12 ve 19 Ocak tarihlerinde gazetesinde uzun uzun anlatıyor.
Kendisini Türkiye insanının gözünde yalnızlaştırmaya ve 'açık hedef' haline getirmeye çalışan 'derin güç'lerden söz ediyor. Buna rağmen koruma altına alınmıyor!
Son gün, 'Ölüm-kalım dedikleri bu olsa gerek' diye bir insanı güvercin ürkekliğine hapsetmenin nasıl bir ruh hali, bedel olduğunu okurlarıyla paylaşıyor.
Ülkesini terk etmeyeceğini 'dosta, düşmana' duyuruyor.
İnsanların güvercinlere dokunmayacağı inancı da Hrant'ı rahatlatıyor.
Hrant'ı öldürdüler. Üstelik 19 Ocak'ta bunları yazdığı gün!
Katili yakalamak yetmez, bu suikastın tertipçileri açığa çıkarılmalıdır.
Toplumun üzerine çöken şiddet dalgasının çoğu insanı 'terk etme' duygusuyla yüz yüze bıraktığı bir ortamda Hrant Dink'in cesareti ve ülke sevdası yol gösterici olmalıdır.
Özgür olmak direnmektir.
O güvercin şimdi yükseklerde uçuyor.
Özgürce ve barışa kanat çırparak...
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|