Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Ocak 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dink'in şahidi Valilik'in sessiz duvarları


Gazetemizin sürdürdüğü "Baba Beni Okula Gönder" kampanyasına destek veren TEB (Türk Ekonomi Bankası) Sigorta'nın, Şanlıurfa'da 145 kız çocuğuna 3 yıl süreyle burs vermesinin mutluluğuyla dönüş yolundayız.
Minibüsümüzde kampanyamızın "anası" Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkân Saylan'la uzun uzun sohbet ediyoruz.
"Beyninizi, yüreğinizi, zamanınızı Türkiye'ye veriyorsunuz. Yaşamda kaçırdıklarınız var mı?" diye soruyorum.
"Yok" diyor, "Kitap okuyorum, günde 5 gazeteyi bitiriyorum, arkadaşlarımla birlikte oluyorum; evlendim, çocuklarım oldu, aşklarım oldu, tedavimi aksatmıyorum" diye devam ediyor.
Siyasilerden teklifler alabileceğini düşünüyorum, "Kabul etmedim. Siyasetin içinde bu yaptıklarımı başaramayacağımı biliyordum. İdareciliği de sevmem. 21 yıl başhekimlik yaptım, bir kişiyi atamadım. Korkuyla değil, sevgiyle insanların yönetilebileceğine inandım" diye tatlı tatlı anlatıyor. İçimde yıldızlar yanıp sönüyor, hayranlığım artıyor. Sosyal sorumluluğunu yüklenen kurumların önünü açan bu yürekli insanlara saygım büyüyor.
Eksikler beynimizde büyüyor; henüz eğitim olanağına kavuşmamış 85-90 bin kızımıza da ulaşmalıyız...

Öğretmen olmak istediler
Burs alan kızlarla konuşmuşuz. "Ne olmak istiyorsun" diye sormuşuz, çoğunluğu "öğretmen" demiş. Ardından doktor, avukat, polis diyenler çıkmış. Hepsinin hikâyeleri derin. Umut aşılamışız...
Her biri yılda 360 milyon lira burs alacak. Ve bu parayla hayata asılacaklar.
Saylan ile yolda bir ara gözlerimiz kapanıyor, sabah 05.30'dan beri yoldayız...
Arka koltukta oturan Milliyet İcra Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi ve kampanyamızın sorumlusu Tijen Mergen'in sesiyle irkiliyoruz, "Hrant Dink'i vurmuşlar!!!"
Üzüntümüz çırpınıyor minibüsün içinde.
Umut yolculuğumuzu kana buladılar.
Eğitim ve demokratikleşme yönünde atılan "resmi" adımlara, sivil yaşamdan katılımlar artıyordu. Toplumsal siyaset aktörleri barış tuğlalarını yüklenmeye başlıyorlardı.
Savaş çığırtkanlarına inat, kaynaklarını paylaşan ve demokratikleşen Türkiye'ye bir adım daha yaklaşıyoruz derken, vurdular!
Hem de bizi öyle ansızın, öyle savunmasız yakaladılar ki; "Yalnızlaştım" diye feryat eden Hrant Dink'imizin sesini duymadığımız gaflet anımızda kıskıvrak.
Utanç ve üzüntümüz birbirine karışıyor.

Ermeni usta yaptı
Saylan, acı haberin ardından gelen telefonlara, "Yiğit adamdı, Türkiye'nin Atatürkçü Ermeni vatandaşıydı" sözcüklerini sıralıyor.
Bir anı depreşiyor hafızamda. Yerel yönetimler uzmanı Fikret Toksöz ile İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ve çok sayıda belediye başkanının katıldığı bir toplantının konukları olarak Suriye'deyiz.
Toksöz anlatıyor:
"İstanbul Valisi Muammer Güler, odasının duvarlarındaki tahta işlemeleri bir Ermeni ustanın yaptığını söyledi. Daha da enteresanı, bu ustanın oğlu bir gün Güler'i aramış, 'Odanızdaki tahta işlemelerin restorasyonunu yapmak isterim, bir gün geleyim' diye randevu istemiş. Onarmış tahtaları..."
Dink, 10 Ocak tarihli Agos gazetesindeki yazısında, 2 yıl öncesine gidip, o odada "tehdit edildiğini" hatırlatmıştı.
İşte o odadaki Ermeni ustanın işlemeleri şahididir ki, Dink'i katletmeyi kafasına koyanlar, sonunda vurdular!
Not: 30 Ocak'ta buluşmak üzere

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Acı
Her hafta sonu geldiğinde, pazar sabahı Türk ...
Melih AŞIK
Tetiğin arkasındaki
Alçakça cinayet Türkiye'yi dünyanın gözünde b...
Fikret BİLA
Hrant Dink'i kimler öldürttü?
Hrant Dink'i tanımazdım. Kurucusu olduğu Agos...
Hasan CEMAL
Hey sen, eline kan bulaşan!
Hey sen, eline kan bulaşan! Sen değil misin? ...
Güneri CIVAOĞLU
Kan kültürü
Hrant Dink o rezilce cinayetten sonra yerde y...
Can Dündar
Aziz Nesin'in aşk mektupları nasıl yakıldı?
Allah gecinden versin: Ölürseniz arşiviniz s...
Abbas GÜÇLÜ
Bu noktaya bir anda mı gelindi!
Hoşgörü sınırları artan bir şekilde zorlanıyo...
Metin MÜNİR
Eğer bir şey hakkında konuşulamıyorsa
Uykusuzluğa en iyi çare bol bol uyumaktır. ...
Hasan PULUR
Kim bu demokrasi karşıtı...
"BİR düzen panayırıdır demokrasi, beğen beğen...
Erdoğan SAĞLAM
Vergi iadesinin kaldırılmasında hukuk tartışması
Halen Meclis'te komisyonda görüşülen bir kanu...
Derya SAZAK
Sevda güvercini
Hrant Dink bir Türkiye sevdalısıydı. TCK 301 ...
Meral TAMER
Dink'in katilini hiç aramayın
Uğur Mumcu'nun katili bulunamadı. Danıştay 2....
Ece TEMELKURAN
Ararat'ımı yıktılar!
Arkadaşımı vurdular... Arkadaşımın kanı yer...
Osman ULAGAY
Değişimi çözmek ve Hrant Dink'i yaşatmak
Cuma günü öğleden sonra, o sabah dinledikleri...
Güngör URAS
Engellere rağmen... Yaşamda engel tanımayanlar
Tempo dergisinin "Engellere rağmen... Yaşamda...
Serpil YILMAZ
Dink'in şahidi Valilik'in sessiz duvarları
Gazetemizin sürdürdüğü "Baba Beni Okula Gönde...

© 2006 Milliyet