Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Ocak 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hukuk devletinde zulüm yoktur...


HUKUK devletinde ceza vardır, ama zulüm yoktur.
Bir insan suç işlemişse, yakalar mahkemeye çıkar, yargılanır, beraat eder ya da mahkûm olur.
Belki hatırlayan çıkacaktır, bir zamanlar Murat Demirel için de bu köşede yazmıştık, adamı yakalamışlar, içeriye almışlar, mahkemeye çıkacağı günü bekliyor.
O gün bir türlü gelmiyor...
Yargıla adamı, mahkûm olsun, tamam, bunun başka yolu var mı?
***
NAİL Keçili kıdemli bir reklamcıdır, sahipleri tarafından hortumlanan bankalar davasına onun da adı karışmış, bu arada Dinç Bilgin grubuna kefil olmuştur.
Nail Keçili, bankaya olan kefaletinin sadece bir arsaya ilişkin olduğunu söylemektedir. Oysa banka, Nail Keçili'nin Dinç Bilgin grubunun aldığı bütün kredilere kefil olduğunu öne sürerek tüm mallarına tedbir, yurtdışına da çıkış yasağı koydurmuştur.
Nail Keçili, kefaletinin arsayla ilgili olduğunu savunmaktadır, belirttiğine göre, mahkeme de bu yolda karar vermiştir, karara banka tarafından itiraz edilmiş, Yargıtay'dadır.
***
NAİL Keçili, bize gönderdiği mektubun sonunu özetle şöyle bitirmektedir:
"Mallarıma el koyan banka icraatına devam ederek yurtdışına çıkmamı da yasaklamış. Yurtdışında New York, Londra, Dubai gibi iş dünyasının kalbi olan şehirlerde ciddi işlerim vardır.
Bunların hepsini Halk Bankası Genel Müdürü Sayın Hüseyin Aydın'a dokümanlarla izah ettim. Yönetim kurulunda bulunan, zannediyorum ki bir avukat üye, hukuk servisinin verdiği müspet mütalaaya rağmen 'Yargıtay'ın neticesini bekleyelim, arkadaş birkaç ay beklesin' ifadesini kullanmış. Sayın Genel Müdür'e teferruatlı bir mektup yazdım. O mektup da ektedir. Kim bilir ülkemizde böyle keyfi nedenlerle kaç işadamımız yurtdışındaki işlerini halledememektedirler.
Üzerimde Etibank ve Egebank ile ilgili, iddia edilen hiçbir suçlama mahkemelerde dile getirilmemiştir. Hiçbir hâkim şunu niye yaptın? diye sormamıştır. Netice, tabii ki beraattır. Bir buçuk yıl gibi bir süre cezaevine tıkılmamın sebebi halen anlaşılmamıştır."

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cinayetin derin kökleri
HRANT Dink cinayeti kime yaradı? Türkiye'nin ...
Çetin ALTAN
'Bir Frengi kâfir olduğun bilürdi Avniya...'
Kışla-cami çatışmasında yeni bir sentez aranm...
Yasemin CONGAR
"Manidar..."
Hrant Dink, ailesinin, arkadaşlarının, yolu o...
Can Dündar
Yarın cenazeye gelmelisiniz Sayın Sezer!
Fotoğrafta gördüğünüz duvar, Kadıköy'deki Sur...
Semih İDİZ
'İnsan' olmadan, 'Türk' olunmuyor
Sevgili dostumuz Hrant Dink'in vahşice katled...
Faik ÖZTRAK
2007'de sermaye bolluğu sürecek
Uluslararası Finans Enstitüsü yükselen piyasa...
Hasan PULUR
Hukuk devletinde zulüm yoktur...
HUKUK devletinde ceza vardır, ama zulüm yoktu...
Yaman TÖRÜNER
Çember daralıyor mu?
Kıbrıs'ta çözüm için çareler aradık. Birleşmi...
Osman ULAGAY
Küresel ekonomide saadet zinciri
Dünya ekonomisi ve finans sisteminde gerçek v...
Güngör URAS
Fakirler Kenya'da, zenginler Davos'ta toplanıyor
Zenginler ve zenginleri sevenler için her yıl...

© 2006 Milliyet