|
 |
|
|
Merkez: Asgari ücret zammı enflasyonun direncini artırdı
Enflasyon hedefinden şaşan Merkez Bankası, hükümete ve IMF'ye gönderdiği açık mektupta asgari ücret ve memur zammının, enflasyonun direncini artırdığını belirtti
ANKARA Milliyet
Merkez Bankası, hükümete ve IMF'ye açık mektup göndererek, enflasyonun geçen yıl sonunda hedeften sapmasının nedenlerini ve tekrar hedefe yaklaşmak için alınması gereken önlemleri anlattı.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ile Başkan Yardımcısı Erdem Başçı imzalarını taşıyan mektupta, asgari ücret ayarlamalarıyla kamu çalışanlarına ve emeklilerine yapılan ücret artışlarının, hizmet enflasyonu ve genel enflasyon üzerindeki baskıyı artırdığı vurgulandı.
Mektupta 2007'de hizmet fiyat artışlarının yıllık enflasyonda 2.5 puanın biraz üzerinde bir etki oluşturabileceğine işaret edildi. Hizmet sektöründe geçmişe yönelik fiyatlama davranışının yaygınlığı ve bu verimlilik artışlarının göreli olarak düşük olmasının, hizmet fiyat enflasyonunun düşüş yönünde oldukça dirençli bir seyir göstermesine neden olduğu vurgulandı.
Bu durumun, para politikasının sıkı duruşunun uzun bir süre korunmasını gerektirebileceği vurgulandı.
Merkez Bankası daha önce de memur maaşlarına yapılan zamların enflasyonla mücadeleye zarar vereceğine yönelik açıklamalar yapmış ve bunun üzerine yoğun eleştirilere maruz kalmıştı. Başkan Yılmaz, bu eleştirileri yanıtlarken, "Yüksek maaş alan birisinin çok düşük maaş alan kesimine kalkıp 'memur maaşları enflasyonu tehdit ediyor' demesi ahlaki bir sorun gibi görünse de, bu bizim görevimiz" demişti.
Dört risk daha var
Enflasyon görünümüne dair diğer riskler de şöyle sıralandı:
Para politikasının toplam talep üzerindeki gecikmeli etkilerine ilişkin belirsizlikler... Para politikasının ekonomi üzerindeki gecikmeli etkileri zamana bağlı olarak değişebiliyor. Bu durum Türkiye ekonomisi için de geçerli.Kamu harcamalarına ilişkin belirsizliklerin devam etmesi, toplam talep ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü bir risk unsuru oluşturuyor. Bu bağlamda Merkez Bankası, gerek gelirler politikasındaki gelişmelerin gerek faiz dışı kamu harcamalarındaki artışların makroekonomik etkilerini yakından takip ediyor.Enflasyonun hedefe yaklaşmasını geciktirme potansiyeli taşıyan bir diğer risk de küresel piyasalarda ortaya çıkabilecek 'ani dalgalanmalar'. Dalgalanmaların, enflasyon görünümünde kalıcı olumsuz etkiler oluşturması halinde Para Politikası Kurulu, politika faizlerini gözden geçirecek.Türkiye'nin, net emtia ithalatçısı... Küresel ekonomide bir soğuma olur veya emtia fiyatlarındaki gevşeme devam ederse gelişmekte olan ülkelerin mali piyasalarında dalgalanma oluşabilir ve bu durumdan, Türkiye de olumsuz etkilenebilir. Ancak sonrasında dış ticaret haddindeki iyileşme, orta vadeli enflasyon görünümü açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır.
Düşüş 2. ve 3. çeyrekte
2006 sonu için yüzde 5 olarak belirlenen enflasyon hedefinin, TÜFE'de 9.65 çıkması üzerine hükümete ve IMF'ye açık mektup yazan Merkez Bankası, 2007'nin ilk üç çeyreğinde faizlerin sabit tutulduğu ve sonrasında kademeli bir indirime gidildiği varsayımı altında, yüzde 70 olasılıkla enflasyonun yıl sonunda yüzde 3.6-6.6 arasında gerçekleşeceğini belirtti. Düşüşün, daha çok 2007'nin ikinci ve üçüncü çeyreğinde belirginleşeceği kaydedildi. 2008 sonu için enflasyon tahmini ise yüzde 1.6-5.2 arası...
Daha duyarlı olunacak
Mektupta şöyle denildi:
"Gelinen seviyelerin, yüzde 4 olan orta vadeli hedefin belirgin olarak üzerinde olması ve enflasyon görünümüne ilişkin belirsizliklerin sürmesi nedeniyle para politikasının sıkı duruşunun devam etmesi gerekmektedir. Önümüzdeki dönemde para politikasının olumsuz haberlere karşı daha duyarlı olacağı bir duruş sergilenecektir. Bu yaklaşım, orta vadeli enflasyon hedefimize ulaşma konusundaki kararlılığımızın bir göstergesi olarak algılanmalı. Basiretli bir para politikasının, fiyat istikrarına ulaşmak için gerek şart olduğu ancak yeter şart olmadığı belirtilmeli. Yüksek faiz dışı bütçe fazlası, son yıllarda enflasyonla mücadele konusunda elde edilen kazanımlarda önemli bir rol oynamıştır."
Büyüme düşecek
Mektuba göre, önümüzdeki dönemde talep koşullarının enflasyondaki düşüş sürecine verdiği destek devam edecek. 2007'nin ilk yarısında ihracatın ithalattan daha hızlı artacağı tahmin edilse de mevcut projeksiyonlar, özel tüketim talebindeki yavaşlama, büyümeyi geçen yıllara kıyasla daha düşük düzeylerde tutacak. Ekonomik faaliyetteki yavaşlama ve para politikasının temkinli duruşunun, 2006 içinde ortaya çıkan arz yönlü şokların ikincil etkilerini sınırlayacak. Enerji ve diğer emtia fiyatlarındaki gevşeme, gıda fiyatlarının normal eğilimlerine dönmesi ve 2006'da yaşanan döviz kuru şokunun fiyatlar üzerindeki etkisinin zayıflaması gibi unsurlar, özellikle 2007'nin ikinci çeyreğinden itibaren yıllık enflasyonda önemli bir düşüşe yol açabilecek.
|
|
|

|