
|
|
|
 |
|
|
Miroğlu'ndan kaçtı, Yandım Ali'ye tutuldu
Deli Yürek fırtınasından sonra kimse gerçek Kenan'ı tanımaz, herkes Miroğlu olmasını bekler ondan. İçindeki 'Cevher'i Yazı Tura'da ortaya çıkarır. Yandım Ali'deki bıçkın delikanlı sorusu için de artık idmanlıdır
BİR PORTRE / ASU MARO
Yağmurlu bir gündür Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisi Kenan İmirzalıoğlu Deniz Tüney Mankenlik Ajansı'nın kapısından girdiğinde. Heyecandan dili tutulmuş, yağmurdan da saçları bozulmuştur... Ayakları geri geri giderken arkadaşlarının sözünü dinleyip geldiğine de pişmandır biraz... Ama vazgeçmez ve onu 1.5 yıl içinde önce Türkiye'nin, sonra da dünyanın 'Best Model'i yapacak yolda ilk adımı atar. Annesinin "Çekilsene oğlum aynanın karşısından, artist mi olacaksın?" diyen sesi hiç gitmez kulaklarından. "Bir bildiği vardı demek ki" diye düşünür.
Yakışıklı çocuk muamelesi
1997'de 'Best Model' seçildiğinde önce herkes sadece "yakışıklı çocuk" muamelesi yapar Kenan İmirzalıoğlu'na. Ama kısa sürede görülür ki 'farklıdır' o. Çok alçakgönüllü, 'efendi'dir; çiftçi bir ailenin okutup adam etmek için varını yoğunu ortaya koyduğu üç çocuğundan biridir ve bunu hiç unutmaz. Doğduğu, büyüdüğü köydeki hemşerilerinin onunla gurur duymasını ister hep. Öyle de olur.
Ankara'nın Balâ ilçesine bağlı Üçem köyünde, 18 Haziran 1974'te dünyaya gelir Kenan İmirzalıoğlu. Soyadları 'bey' anlamına gelen 'mirza' sözcüğünden türemiştir. Tarla sürmeyi, kuzu gütmeyi, ağaç budamayı bilerek büyür. Bir gün Uğur Dündar'ın "İşte Hayatınız" programına çıkmayı hayal eder. Bir de güneş arkadan vurduğunda gördüğü gölgesi kadar upuzun bir adam olmayı. Bu hayali gerçekleşir, boyu 1.90'ı geçer.
İkinci seferde kazanır
Köyün en çok okuyanı olan ailesidir İmirzalıoğulları. Sanat okulu mezunu babası oğlu iyi okusun diye ilkokuldan sonra onu Ankara'ya teyzesinin yanına yollar. Çok buruk günlerdir. 11 yaşında bir çocukken ailesine duyduğu hasreti büyüdüğünde de unutamaz. Başarılı bir öğrencidir, okulun basket takımındadır. Ama, Deneme Lisesi'ne geçmesiyle babayla çatışmaları da başlar. O lisenin kızları daha mı güzeldir nedir, dikkati dağılmıştır delikanlının. Üniversite sınavını kazanamaz ve köyüne döner. Babası zor işlere koşar onu, ister ki okumazsa kendisini bekleyen hayatı görsün. Nitekim, ikinci seferde istediği yere girer. Babası "İstanbul'da lisedeki gibi haylazlık etme, okumazsan buralar dar gelir sana" diye yolcu eder oğlunu.
Deli Yürek'te başrol
Okulla beraber mankenliği de sürdürür bir zaman. "Best Model" olduktan sonra peş peşe gelen dizi tekliflerinden ise uzak durur. "Ustam" dediği Osman Sınav'la karşılaşana kadar... "Deli Yürek"te başroldür Sınav'ın önerdiği. "Ben oyuncu değilim, bunu nasıl göze alıyorsunuz?" diye sorar ve aldığı "Sende o potansiyel var, yeter ki bu işe kelleni koy" lafı ile ikna olur. Bir hafta sonra "Kellem sizindir" der ve Yusuf Miroğlu böyle doğar.
"Deli Yürek" onun için hem şans hem de şanssızlıktır. Kısa sürede tanınır, ama hep Miroğlu olması beklenir ondan. Ömrü Yusuf ile Kenan arasındaki farklılıkları anlatmakla, fotoğraf çektirirken "Miroğlu gibi sert baksana abi" taleplerine cevap vermekle ve 'vallahi' başka rolleri de oynayabileceğini izah etmekle geçer. Özel hayatını korumaya çalışan biri olduğu için daha da zor olur işi. Kimse gerçek Kenan'ı tanımaz, varsa yoksa Miroğlu.
"Deli Yürek Boomerang Cehennemi" filminde de oynadıktan sonra ortadan yok olur bu yüzden. Dil öğrenmek için Amerika'ya gider, Miroğlu'ndan da kaçar, gelen benzeri rollerden de. Star değil oyuncu olmaktır derdi.
Bir gün gazetede Uğur Yücel'in ilk filmini çekeceğini okur. "Ben de oynasam ne güzel olur" diye düşünür. Ama, "Daha zamanı var" der kendi kendine. Kadere inanır, insanın isteyerek kaderi çağırabileceğine de... Uğur Yücel arayıp "Alacakaranlık" dizisinde oynamasını istediğinde anlar doğru yolda olduğunu. "Kenan'ın sınırlarını genişleten kişidir" ona göre Yücel.
Cevher ortaya çıktı
2004'te o iki yıl önce aklına düşen filmdeki, "Yazı Tura"daki Cevher rolüyle kendisine inanan-inanmayan herkesi etkiler. İçindeki 'cevher' çıkmıştır ortaya. Sevimsiz dedikodular canını sıkmaya yetmez, verdiği cevaplarda düzeyi hiç düşürmez. Sık sık Yunus'tan, Mevlana'dan alıntılar yapar konuşurken. "Kimseye kin tutmuyorum" der, "Yaradılanı severim Yaradan'dan ötürü".
2005'ten beri "Acı Hayat" dizisinde oynayan Kenan İmirzalıoğlu şimdi Suat Yalaz'ın çizgi roman kahramanı "Yandım Ali"ye can veriyor. "Deli Yürek"in yapımcısı Mustafa Şevki Doğan'ın ilk filminde bıçkın bir kabadayı olarak gene, "Hep benzer rolleri mi oynayacaksınız?" sorusuna maruz kalıyor. Ama artık idmanlı, "Deli Yürek" zamanında "Dizinin ortasında adam değişecek değil ya" şeklinde şakayla karşıladığı soruyu şimdi "Daha oyunculuk serüvenimi tamamlamadım" diye yanıtlıyor. Ve hâlâ her şeyin zamanı olduğuna inanıyor. 20'li yaşlarının başında şöhret bombardımanını 'bozulmadan' savuşturmayı bilmiş bir oyuncu İmirzalıoğlu. 'Zamanı gelince' yine ondaki ışığı değerlendirecek ekiplerle buluşmayı da bilecektir elbet.
|
|
|




|
|