Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Agos'ta duran palto!

Agos gazetesinde Dink'in çalışma odasına giriyorum. Dink odada! Başını Rakel'in omzuna dayamış gülümsüyor. Yanı başında ise paltosu ve şapkası asılı duruyor...


BELMA AKÇURA İstanbul

Agos gazetesinin kapısından içeri giriyorum; üzgün, acılı ama bir o kadar da mağrur yüzlerin ve bıçak kesiği gibi "sessiz" bir kalabalığın önünden geçip Hrant Dink'in çalışma odasından içeri süzülüyorum. Dink odada!..
Başını Rakel'in omzuna dayamış gülümsüyor. Çalışma masasının üzerinde çiçekler, gazete kupürleri, dava dosyaları, evrak, alınmış notlar olduğu gibi duruyor. 11 Ocak, Yeniçağ gazetesinden kesilmiş bir kupür dikkatimi çekiyor.
Hemen yanı başında asılı duran paltosu, şapkası, kravatları ve yerde duran çantası; tıpkı terk edilmiş, yalnız bırakılmış bir adamın tablosu gibi duruyor...

Kimse konuşmuyor
Dink'in en yakın dostlarından Ali Bayramoğlu yaralı... Dink'in odasında, ayakta, kalbi yüzünden, saçlarından daha da beyaz kesilmiş gelenleri karşılıyor. Dink'in ailesini bekleyen Agos çalışanları, içeri Dink girmişçesine Etyen Mahçupyan'a sarılıyorlar. Herkes, Agos'un girişinde masaya bırakılan deftere Hrant'a söyleyebilecekleri son sözleri yazıyor.
Ve içeri onu "ruh halinin güvercin tedirginliği"nden kurtaracak kadın giriyor. Rakel bu! Yanı başında oğlu ve kızları ile Dink'in odasına girdiklerinde yüzlerindeki acı insanın içini kanatacak kadar ağır. Bu yüzden kimse konuşmuyor.

Kimse inanmıyor...
Yeni Şafak'tan Fehmi Koru yanındakilerle olayın arkasını tartışıyor, yüzünde derin bir kederle, "Bu siyasi bir cinayet değilse o halde burada ne işimiz var? Burada bulunuşumuzu nasıl açıklayacaklar!" diye soruyordu.
Agos'un penceresinden dışarı bakıyorum. Kanlı kaldırıma açılan bütün yollar tutulmuş, Dink'i yolcu etmek için insanlar akın akın Agos'un bulunduğu Sebat Apartmanı'nın kapısına doğru ilerliyor... Şişli'ye uzanan bütün ara sokaklar, bütün caddeler "sessiz" insan kalabalıklarıyla buluşuyor.
Artık dışarıdayım. İnsanlar binalardan karanfiller atıyor Dink'in göğe yükselen kalbine, başına. Kırmızı karanfiller arasından göğe beyaz güvercinler yükseliyor...
Ve on binler, "Hepimiz Hrant Dink'iz, hepimiz Ermeniyiz" yazılı Ermenice, Kürtçe ve Türkçe dövizler taşıyarak, onu Sebat Apartmanı önünden alıp, "gözünü diktiği" kendi toprağına götürüyorlar. Rahat uyusun diye.
Güle Güle Hrant Dink!..







GÜNCEL
Güvercin uçuverdi
Bu mektup hepimize!
Mesrob II ağladı
Agos'ta duran palto!
Mezar başında Türkçe dua
Diaspora etkilendi
BBP'de çalıştım
Prodi: Sorumlu yakalandı, Türk hükümeti doğru yolda
Zincirde yeni halka Erhan T.
'Üniversiteli abi' spor yapıyor, Hayal uyuyor
Cinayetin büyüklüğünü televizyonda izleyip anladım
UNESCO saldırıyı kınadı, soruşturma hızını övdü
Yazıcıoğlu'ndan slogan eleştirisi
Anne Samast, Rakel Dink'i izlerken bayıldı
Baba Hayal: Yasin'i etkileyen Erhan'dır
Suikast zanlıları bugün adliyeye sevk edilecek






Melih AŞIK
Usta tertipçiler
Ardında özgür güvercinler, barış ve kardeşlik...
Hasan PULUR
'Şiddet'le yatıp, kalkıp eğlenenler...
İNSANIN umutsuzluğa kapıldığı anlar vardır, n...
Çetin ALTAN
Yazar ve azınlık düşmanlığının süngüleşmiş dikenleri
Kazara Türk ve Müslüman olarak doğmadın mı, h...

© 2006 Milliyet