Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Ocak 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hrant Avrupa'ya soruyor

Çeşitleme / Selim Türsen

Bu ülkenin en sevdiÇim yanı; renkleri, kültürleri, dinleri, dilleridir. Osmanlının üç kıtadaki 600 yıllık imparatorluÇunun mirasıdır bu güzellikler. Biz İzmirliler bu çok renkliliÇi daha da yoÇun yaşamızdır asırlar boyu. Bazen bu renklerimiz soldurulmaya çalışılır. BulunduÇumuz coÇrafyada çok renkli, çok kültürlü Türkiye'nin kimyasının bozulmasından medet umanlar çoktur. Geçmiş ve yakın tarihimizde çok örnekleri vardır bunun. Bugünlerde yine kimyası bozulmaya çalışan Türkiye'nin sembolü haline gelen Hrant Dink'le 9 Nisan 2005'te BBC'de yapılan bir röportajı o nedenle çok önemsedim.
Bakın Türkiye'deki Avrupa BirliÇi karşıtlarının yıllardır kendilerine malzeme yapmaya çalıştıÇı Hrant Dink, Salzburg'da yapacaÇı bir konuşma öncesi neler anlatmış BBC muhabirine. Son günlerin karmaşasında yeterince yer alamayan bu söyleşiye bir kez daha bakalım. Söz Hrant Dink'in;
* * *
"Geçmişte, 90 yıl önce, ya da ondan önceki yıllarda da yaşanan trajedilerde, yaşanan felaketlerde Avrupa ne rol oynadı, bunu acaba Avrupalılar bugüne kadar çok açık yüreklilikle sorguladılar mı? Hayır sorgulamadılar. Bütün ayrıntıları da biliyorlar aslında. Kendi arşivleri bunlarla dolu. Ama onlar bugüne kadar hiç samimi bir duruş göstermediler bu yönde.
İşte, geçmişte Ermeniler üzerine hâmilik yaptılar, İngilizler, Fransızlar... Avusturya, Almanya, İttihat Terakki'ye bu yönde telkinlerde bulundu. Yaşanan o felaketin de bir yerde teorisyenleriydi onlar, akıl vericilerdi. Kendi Balkanlar'da edindikleri pratiÇi Osmanlı'ya aktaranlardı. Ama Avrupa'da bunlar hiç sorgulanmadı.
Bunları niçin sorgulamadıklarını onlara hatırlatacaÇım ve aslında sorgulamadıkları için de bugün aynı hataları tekrarladıklarını yine hatırlatacaÇım. Çünkü bugün artık Avrupa'nın mazereti de yok. Bu bedeli ödeyebilmek için fırsat doÇmuş durumda. O da nedir? Geçmişte, onların sayesinde bin yıldır bir arada yaşayan iki halkın ilişkileri tüketildi. Geçmişte bu ilişkileri tüketen Avrupa, bugün bu ilişkileri üretmekle, yeniden doÇurmakla yükümlüdür. Ve bedelini ancak böyle ödeyebilir.
Bunun için her türlü performansını harcamalıdır. Türkiye ve Ermenistan arasında iki ülkenin sınırlarını açabilmesinde, diplomatik ilişki kurmasında ortak üretim alanları, ortak çıkar alanları yaratarak bu öldürmüş ilişkiyi tekrar üretmelidir. Parasını da ortaya koyarak üretmelidir. Maddi yardımını yaparak üretmelidir.
İki cümlelik parlamento kararlarıyla bu ilişki üretilmez. Bu ortada. Onların asıl yapması gereken gerçek politikaya dönmeleridir. Hayatı üretecek bir politikaya dönmeleridir."

stursen@milliyet.com.tr







EGE
Hayat ona şans verdi
Emeklilik hakkında her şey
Ters yönden gelenler tehlike saçıyor
Farklılıkların BirliÇi'ni koruyamamak
Hrant Avrupa'ya soruyor





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet