|
 |
|
|
Yargıtay savcısından çarpıcı yorumlar:
301 davaları baskıyla açılıyor
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in Türklüğe hakaret etmediği savını Yargıtay'a kabul ettiremeyen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, "İsmini, idari tashihle nüfusa Fırat olarak kaydedenler Lozan'dan haberdar mıydı?" dedi.
Hedef haline getirilen Dink'e "Fransa'daki Ermeni tasarısını kınayınca sarılanlar olduğu"nu belirten Eminağaoğlu, TCK 301. maddenin hukuksal boyutuyla uygulanmadığını, davaların baskı sonucu açıldığını, kamuoyunun da gerçekte nelerin dava konusu olduğunu bilmediğini vurguladı.
Hrant diye söz etti
Mahkûm olduğu "zehirli kan" davasında Dink'in Ermenilerden söz ettiği ve suç işlemediği yönünde tebliğname hazırlayan, ancak bu görüşünü Yargıtay'a kabul ettiremeyen Eminağaoğlu, cinayetten sonra, hukukçuların üye olduğu bir internet sitesinde Dink ve 301. maddeyle ilgili bir yazı kaleme aldı.
Eminağaoğlu, Dink'ten sadece ön ismini kullanarak "Hrant" diye söz ederken, varlığını gerekli gördüğü 301. maddeyle ilgili sorunun uygulamadan kaynaklandığını savundu. Dink'in, "bir erdem olan özeleştiri" nedeniyle 301. maddeyle muhatap edildiğini kaydeden Eminağaoğlu, bu maddenin hukuksal olmayan platformlarda kabadayılıkla savunulduğunu vurguladı.Yargıyı şekle boğan anlayışın terk edilmemesi ve cımbızla çekilen sözcüklerle sonuca varılması nedeniyle uygulamada sorun yaşandığını kaydeden Eminağaoğlu, bu davaların kamuoyu ve medya baskısıyla açıldığını, maddenin de sadece hukuksal boyutta görülüp uygulanmadığını dile getirdi.
Hukuksal konularda, hukuksal tezlerle hareket edilmediğini, 301. madde davalarında müdahilliğine karar verilen isimlerin mahkeme önünde eylem yaparak kamuoyunu baskıaltına aldıklarını kaydeden Eminağaoğlu, Türk yargıçların müdahillik kararlarıyla kendilerini de suçtan zarar gören konumuna düşürdüklerini, bu uygulamanın Yargıtay kararıyla kalktığını ama geçen süreçte her olayda kamuoyu yaratıldığını dile getirdi.
Kınamak yeterli mi?
"Davalar neden arenaya döndü? İnsanlık dışı saldırıyı kınamak gerekiyor. Yeterli mi?" diye soran Eminağaoğlu, "Hrant'ın karşısına geçenler, Lozan'ı savunurken ne Atatürkçülük ne de Lozan'dan haberdardı" dedi. Dink'in Lozan'da azınlık kimliği verilmiş, Ermeni bir Türk vatandaşı olduğunu anımsatan Eminağaoğlu, Türklüğü ırkçılık dışında tanımlayanların, Dink'i neden Türk kavramı içinde göremediklerini sordu.
Eminağaoğlu, bunun Atatürkçülüğü ve Lozan'ı yozlaştıranların ve oluşturdukları kamuoyunun sorunu olduğunu da ifade etti.
Danıştay ve Dink saldırılarından sonra akılda "altı delik ayakkabılar"ın kaldığını vurgulayan Eminağaoğlu, "Demek ki hayatlarını kaybeden bu kişiler paranın gücü altına alınarak yönlendirilmemiş ve yaşamamış, ifadelerini özgürce dile getirmeyi düstur edinmiş" diye konuştu.
|
|
|

|