Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Ocak 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu dertleşme sizin için...


'GLOBALLEŞME Amerikanlaşma demektir.'
"Klasik anlamda gazetecilik bitti."
Dünyanın önde gelen medya temsilcileri, "Medya Davos"u diye de adlandırılan, Doğan Yayın Holding'in "Buluşma 2007"sinde tartıştı.
Konu, "değişim"di.
Ben, iki fakülte mezunu, Milliyet'te 43 yıllık gazeteci ve yıllarca İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde hoca olduğum halde bu tartışmalardan çok yararlandım.
***
YUKARIDAKİ tırnak içindeki iki söz de bu "buluşma"dan aklımda kaldı.
Birinci cümlenin yorumunu size bırakıyorum.
Ama ikincisi bizi yani gazetecileri ve sizi yani okuyucuları çok yakından ilgilendirdiği için konuşmakta yarar görüyorum.
Beni tanıyanlar bilir, uzun süredir ben de bunu savunuyorum. Yani, "klasik gazetecilik bitti, artık çalışmalarımıza yeni bir yön vermeliyiz" diyorum.
Tirajlar düşüyor.
Öyleyse halk, okuyucu gazeteleri beğenmiyor demektir. Veya bundan, okuyucu, halk gazetelerin yerine başka vasıtaları koyuyor, haberleri onlardan öğreniyor, anlamı çıkartılabilir.
***
GAZETELER adeta birbirinin kopyası gibi.
Hepsinde aynı rutin haberler veriliyor.
TV'ler çoğaldı.
Bu ne demek?
Gazetelerin, habercilerin rakipleri arttı demek. Rutin haberleri oradan da, yani TV'den de öğrenmek, almak, anında, hem de bedavaya mümkün oluyor.
Öyleyse yazılı basın, gazeteler buna karşı tedbir almalı.
Peki bu tedbir ne olabilir?
Bu tedbir, tabir yerindeyse "özel habercilik" olmalıdır.
"Özel haber" olmalıdır.
Yani, böylece fark yaratmaktır.
Herkesin sizin yaptığınız gazeteyi merak etmesini sağlamaktır.
Acaba o gazete "ne yazmış", "ne yapmış" dedirtmektir.
Okuyucuyu adeta tiryaki yapmaktır.
Diğer habercileri her sabah şaşırtmaktır.
Allah'tan, bu söylenilenleri yapan yani özel habere ağırlık veren bir gazete, Milliyet var.
Ama ben bütün yazılı basın için düşündüklerimi söylüyorum, yazıyorum.
***
DOĞAN Yayın Holding'in "buluşma" toplantısında İsviçre Ringen Holding'in başkanının işte sözleri:
"Yazılı basın artık habercilik anlayışını değiştirmeli.
Her yerde haber var ama haberi özelleştirerek, farklılaştırmak gerekiyor.
Klasik anlamda gazetecilik bitti..."
Yani, ajanstan al, gazeteye koy, devri kapandı.
Ben de bunu söylüyorum.
Rutin haber kadar, özel haber de, haber yaratmaya da önem verilmeli. Yanlış mı?

Kadıköy Avrupa ama
Kadıköy Avrupa, bizim Avrupa yakası da sanki Asya.
Bunun başlıca sebeplerinden biri de Bağdat Caddesi. Avrupai bir cadde.
Kadıköy Belediye Başkanı bu caddenin trotuvarlarını ikide bir yeniliyor.
Pazar günü güneşli havada Kadıköy iskelesinde inip Moda iskelesine kadar eşimle yürüdüm.
Aynı Belediye Başkanı acaba Kadıköy iskelesinden Altıyol'a kadar da olsa hiç yürümedi mi?
Yürüse, oranın trotuvarları da herhalde Bağdat Caddesi'ninki gibi olurdu...

ABD İYİ Kİ VAR!..
Bağdat'ta bir günde öldürülen ABD askeri sayısı 24.
İki patlamada öldürülen sivil sayısı 88, yaralı sayısı ise 155.
Irak'ta düzen yoktu, iyi ki Washington düzeni sağladı, değil mi?

GÖRDÜLER
Diaspora utansın
Kime karşı olursa olsun şiddet savunulamaz. Hele hele cinayet hiç...
Hrant Dink alçakça cinayete kurban gitti.
Devletin istihbarat örgütlerinin bu cinayeti işlenmeden haber alması ve tedbirli olması gerekirdi. Ama olmadı.
Bir kişinin görüşlerine karşı olmak başka onun menfur bir cinayete kurban gitmesi karşısında feveran etmek başkadır.
Hrant Dink'in, fikirlerine katılın katılmayın, o bu toprakların çocuğuydu.
Demokrasi, azınlıkta olan fikirlere de yaşam hakkı tanımak demektir.
Katil veya katiller, Dink'i öldürdüler ama demokrasimiz açısından düşündükleri sonuca varamadılar.
Cenaze, ülkemiz insanının, demokrasiye, fikir özgürlüğüne bağlılığını ve etnik ayrımcılığa karşı olduğunu ortaya koydu. Türkiye, halkı ve devletiyle bu konularda Batı'dan daha ileri, daha medeni olduğunu ispat etti. Cenazedeki manzara diasporayı utandırmaya da yetti sanırım.
ASALA'nın öldürdüğü 41 hariciyecimiz için ne kadar içimiz yandıysa Hrant Dink için de en az o kadar üzüldüğümüzü belirtelim.
Ve Hrant Dink cinayetinin son olmasını dileyelim.

MUAYENE
Aracı olan yandı!
Araç muayenesi için önce vergi dairesinden temiz kâğıdı almak gerekiyor.
Bunun için vergi dairesine gidiyorsunuz. Orada uzun bir kuyrukla karşılaşıyorsunuz. En aşağı bir saat o kuyruklarda bekliyorsunuz.
Memur sonunda bilgisayara bakıp sizin aracınızın borcu yoksa temiz kâğıdını veriyor. Bu vergi dairesine gitmek gelmek ve kuyrukta beklemek en aşağı 2 saatinizi alıyor.
Sonra temiz kâğıdı ve muayene için yatırdığınız 105 YTL'nin makbuzu ile araç muayene istasyonlarından birine geliyorsunuz.
Ama orada da kuyruk var ve bu kuyrukta da ortalama 1 saat bekliyorsunuz.
Oysa muayene istasyonlarında vergi borcuna bilgisayardan bakılabilir. Yani vergi dairesi aradan çıkarılabilir. Muayene istasyonları özelleştirildi, daha çok memur muayene işiyle görevlendirilebilir.
Ama devlet bu işi kontrol etmiyor. Halk da bir gününü aracının muayenesi için harcıyor.

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İsmail Cem'e saygı
ÖLÜM, 'beklenen ölüm' olsa bile acı... Hele y...
Çetin ALTAN
'Onlar-biz' ayrımı, bir günlüğüne de olsa aşıldı
Hrant Dink'in cenaze töreninde yüz bin kişili...
Melih AŞIK
Petrol tasası...
Kamuoyunda hemen hiç tartışılmadan TBMM'de ya...
Fikret BİLA
Ocak ayına çöreklendi hüzün
Hrant Dink suikastının tüm ülkeye, özellikle ...
Hasan CEMAL
Cem de öldü, ne yazayım?
İsmail Cem de öldü.
Güneri CIVAOĞLU
Cem'siz yalnızlık
İsmail Cem'i de yitirdik. İlk gençlik yılları...
Can Dündar
Son anına kadar kalemi elindeydi
"Kara Ocak" bu... Hep sevdiklerimizi, ille iy...
Hurşit GÜNEŞ
Cem'i kaybetmek
Türkiye solu önemli bir değerini genç bir yaş...
Doğan HEPER
Bu dertleşme sizin için...
'GLOBALLEŞME Amerikanlaşma demektir.'
Semih İDİZ
AB'nin 'doğrudan ticaret' oyunu
Kötü bir hafta geçiriyoruz. Sevgili dostumuz ...
Hasan PULUR
'Türkler değişir mi?'
HRANT Dink'in katledilişinden bu yana, yüzler...
Derya SAZAK
Rakel'in çığlığı
Türkiye'nin "mazlum çoğunluğu" Hrant Dink'i s...
Meral TAMER
Davos'ta ana gündem, iklim değişikliği
Dünya Ekonomik Forumu DEF toplantıları için 1...
Yaman TÖRÜNER
Servet edinmenin kuralları
Richard Templer'ın birkaç gün önce piyasaya ç...
Osman ULAGAY
CEO'ların pespembe dünyası
Kaygı, endişe, tehdit ve risk gibi sözcükleri...
Güngör URAS
İddaa'nın cirosu 1.5 milyar $
"Futbol Müsabakalarında Müşterek Bahis Tertib...
M. Ali BİRAND
Türk siyasetinin efendisi öldü
İsmail Cem'i lik defa 1964 yılında Milliyet't...

© 2006 Milliyet