Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Ocak 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
CEO'ların pespembe dünyası


DAVOS

Kaygı, endişe, tehdit ve risk gibi sözcüklerin hiç moda olmadığı, tozpembe bir dünyada yaşamak istiyorsanız buyurun CEO'ların dünyasına. Karmaşık sorunlarla karşı karşıya bulunan bir dünyaya pembe gözlükle bakabilen bu 'CEO'lar da kim oluyor? İn mi, cin mi bunlar?
Bu üç sihirli harf, daha çok büyük şirketlerde, icraattan sorumlu tepe yöneticisini tanımlamak için kullanılıyor ve İngilizce 'Chief Executive Officer' deyiminin baş harflerinden oluşuyor.
Dünya Ekonomik Forumu 2007 yıllık toplantısına katılmak üzere, dünyanın dört bir yanından, 800'ün üzerinde önde gelen şirketin 'CEO'su akın etmiş Davos'a. PricewaterhouseCoopers adlı uluslararası danışmanlık kuruluşunun CEO'su Samuel DiPiazza, 50 ülkeden 1100 şirketin CEO'ları ile görüşülerek gerçekleştirilmiş olan kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı önceki akşam.

İşler yolunda
Bu yılki araştırmanın sonuçları DiPiazza'yı da biraz şaşırtmıştı. On yıldır yapılmakta olan bu araştırmada iyimserlik dozunun hiçbir zaman bu yılki kadar yüksek olmadığını belirten DiPiazza'ya göre 2007 ile sınırlı kalmayıp 2010'a kadar uzanan dönemi kapsayan ve ilk kez yüzde 90'lara varan bu iyimserliğin baş nedeni, küreselleşmenin uluslararası şirketlerin ufkunu adeta sınırsız biçimde açmış olmasıydı.
Küresel pazarda iş gören şirketlerin CEO'larının neredeyse tamamını iyimserliğe iten şey, yeni pazarlarda, yeni ürünler geliştirerek, satın alma ve evlenmelerle daha güçlü şirketler oluşturarak iş yapma ve kârlarını katlama olanaklarının sürekli artacağına duydukları güvendi. Şirketlerin çapı büyüdükçe CEO'larının iyimserliği de artıyordu.

Türkiye'ye etkisi
Bu iyimserliği besleyen en önemli nedenlerden biri ise Çin, Hindistan, Rusya gibi küresel ekonomi ile yeni bütünleşen ülkelerdeki iş yapma olanaklarının daha da artacağına duyulan güvendi. Brezilya ile birlikte "BRIC ülkeleri" diye anılan bu dört ülkeden sonra küresel şirketlerin CEO'larına en fazla umut veren ülkeler ise Türkiye, Meksika, Güney Kore, Vietnam ve Endonezya idi.
Peki ya dünyayı meşgul eden ve zaman zaman bizim de karamsar senaryolardan söz etmemize yol açan tehditler? Küresel ısınma, küresel terör, siyasi istikrarsızlık, finans sistemindeki risklerin artması gibi sorunlardan hiçbiri küresel CEO'ları rahatsız eden öncelikli faktörler arasında değildi.
Onları en fazla dertlendiren iki sorun, serbestçe iş görmelerini engelleyen hükümet müdahalelerinin artması ve aradıkları nitelikte eleman bulmakta karşılaştıkları zorluklardı.
Dünya ekonomisinde büyük ağırlığı olan şirketleri yönetenlerin bu iyimserliğinin Türkiye'yi de olumlu etkilediği ortada. Riskleri hafife alan bu aşırı iyimserliğin, Türkiye'ye yabancı yatırım sermayesi gelmesini ve cari açığın finanse edilebilmesini sağlamakta olduğu da bir gerçek herhalde.
Dün tanınmış bazı ekonomist ve bankacıların katıldığı, küresel ekonominin durumuyla ilgili toplantıda da 2007 için genelde iyimser beklentiler dile getirildi ama ufukta kendini belli eden sorunlara da değinildi. Bu değerlendirmeleri yarınki yazımda ele alacağım.

oulagay@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İsmail Cem'e saygı
ÖLÜM, 'beklenen ölüm' olsa bile acı... Hele y...
Çetin ALTAN
'Onlar-biz' ayrımı, bir günlüğüne de olsa aşıldı
Hrant Dink'in cenaze töreninde yüz bin kişili...
Melih AŞIK
Petrol tasası...
Kamuoyunda hemen hiç tartışılmadan TBMM'de ya...
Fikret BİLA
Ocak ayına çöreklendi hüzün
Hrant Dink suikastının tüm ülkeye, özellikle ...
Hasan CEMAL
Cem de öldü, ne yazayım?
İsmail Cem de öldü.
Güneri CIVAOĞLU
Cem'siz yalnızlık
İsmail Cem'i de yitirdik. İlk gençlik yılları...
Can Dündar
Son anına kadar kalemi elindeydi
"Kara Ocak" bu... Hep sevdiklerimizi, ille iy...
Hurşit GÜNEŞ
Cem'i kaybetmek
Türkiye solu önemli bir değerini genç bir yaş...
Doğan HEPER
Bu dertleşme sizin için...
'GLOBALLEŞME Amerikanlaşma demektir.'
Semih İDİZ
AB'nin 'doğrudan ticaret' oyunu
Kötü bir hafta geçiriyoruz. Sevgili dostumuz ...
Hasan PULUR
'Türkler değişir mi?'
HRANT Dink'in katledilişinden bu yana, yüzler...
Derya SAZAK
Rakel'in çığlığı
Türkiye'nin "mazlum çoğunluğu" Hrant Dink'i s...
Meral TAMER
Davos'ta ana gündem, iklim değişikliği
Dünya Ekonomik Forumu DEF toplantıları için 1...
Yaman TÖRÜNER
Servet edinmenin kuralları
Richard Templer'ın birkaç gün önce piyasaya ç...
Osman ULAGAY
CEO'ların pespembe dünyası
Kaygı, endişe, tehdit ve risk gibi sözcükleri...
Güngör URAS
İddaa'nın cirosu 1.5 milyar $
"Futbol Müsabakalarında Müşterek Bahis Tertib...
M. Ali BİRAND
Türk siyasetinin efendisi öldü
İsmail Cem'i lik defa 1964 yılında Milliyet't...

© 2006 Milliyet