Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Ocak 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ATV | CINE-5 | CNBC-E | CNN-TÜRK | KANAL 7 | KANAL D | LİG TV | NTV | STV
SHOW | STAR | TGRT | TRT 1 | TRT 2 | TRT 3 | TV 8 | HABERTURK
DIGITURK COMEDYMAX | DREAM TV | DISCOVERY CHANNEL
Cem'in ardından


RAHMETLİ İsmail Cem TRT'nin bugüne kadar gördüğü en karizmatik, en başarılı genel müdürüydü benim için. İsmail Cem 1974'te TRT Genel Müdürü oldu. Haluk Şahin, Mehmet Barlas, Hıfzı Topuz gibi isimlerden bir "A takımı" oluşturdu. Ben Cem Karaca'nın canlı stüdyo çekimi konser kayıtlarını o yıllarda TRT'de izledim. Ne sağa yarandı, ne de sola. Demirel, Milliyetçi Cephe ile hükümetin başına gelince ilk işi Cem'i görevden almak oldu. Kararnamede "Cumhuriyetin temel niteliklerine, devletin ülkesiyle ve milleti ile bölünmez bütünlüğü ilkesine zarar vermek, halkın huzurunu bozmak, kavgaya teşvik edici, gençlerin milli ahlakını ve kamu düzeninini bozmak"la suçlandı. Ya, hayat böyle bir şey....
* * *
SÖZ TRT'den açılmışken, bu iktidar "TRT'ye başkan bulamayan iktidar" olarak da anılacak gibi görünüyor. Ya her kesimin kabul edeceği bir isim bulunamıyor mu? Bir ara mesela Tayfun Talipoğlu'nun adı geçmişti. Mesela neden bu isim olmadı? Bir başkası da bizim gazetecilikten gelen deneyimli isim Ahmet Sever. Silik bir ismi buraya getirecekler yine. Şimdiki haline bakın TRT'nin. Mesela Tayfun Talipoğlu yönetseydi nasıl olurdu? Hani diyorlar ya vizyon meselesi. "Muhafazakârlığın" da vizyonu varsa, "badem bıyığın" ötesine geçmesini bilir.
* * *
İKİ ünlü kızımız oynadıkları filmlerdeki rol arkadaşları ile öpüşmüşler. Bunun üzerine güya o iki kızımızın sevgilileri de acayip bozulmuşlar bu duruma. Bizde magazinin özeti şudur; azıcık ucundan. Sürekli belli isimlerin etrafında dönen sevgliler, beraberlikler... Sürekli bir belden aşağıda dolaşmak var. Ama fazla yaklaşmadan. Sadece hayal ederek. Evine girmiş, evinden çıkmış, görmüşler, öpüşmüşler vs. Sürekli bu minvalde dönüyorlar. Şu 60'lı yıllardaki filmlere bakıyorum ne harbiymiş senaryorlar, oyuncular, öpüşmek gerekiyorsa öpüşmüşler... Şimdi "meraklı muhafazakâr" olduk. "Çok ayıp ama izleyelim" kaç göçü arasında kikirdiyoruz.
* * *
"GURBETE kaçacağım o lacivert ülkeye / O üzünç denizine uzayan iskeleye / Ansızın sormaksızın neler kalır geriye / Gurbete kaçacağım o kimsesiz ülkeye / O geri dönülmeze bağlanan ilk köprüye / Umarsız durmaksızın acılar tüketmeye / Gurbete kaçacağım o duvaksız tepeye... Adı Yaşar Miraç, Trabzonlu şair!

s.kologlu@milliyet.com.tr






  Sina
  KOLOĞLU
Cem'in ardından

© 2006 Milliyet