|
 |
|
|
Aylardan ocak
Gökkuşa¤ı / Reşat Kutucular
Günlerden cuma. 17 yaşında bir delikanlı, 53 yaşındaki bir gazeteciyi sokak ortasında vuruyor. Yutkunuyorum. Şöyle demiş bir yazısında gazeteci:
''Muhtemelen 2007 benim açımdan daha da zor bir yıl olacak. Yargılanmalar sürecek, yeniler başlayacak. Kim bilir daha ne gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalacağım?
Ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım. Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.''
* * *
Bir başka gazete haberi
Kışın uğradıkları saldırılarla hayatını yitiren gazeteciler;
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi (1 Şubat 1979).
Gazeteci-yazar Turan Dursun (4 Eylül 1990)
Prof. Dr. Bahriye Üçok (6 Ekim 1990)
Prof. Dr. Muammer Aksoy (31 Ocak 1990)
Gazeteci-yazar Musa Anter (20 Eylül 1992)
Gazeteci Uğur Mumcu (24 Ocak 1994)
Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı (21 Ekim 1999)
Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu (19 Aralık 2002)
* * *
Geçen yıl bugünlerde Derya Sazak, Sadettin Tantan’la bir röportaj yapmış. Buyurun:
D.S: Mumcu suikastından yakalananların başka eylemlerle bağlantısı nasıl kuruldu?
S.T: Muammer Aksoy cinayetinde kullanılan silahlı bir kanalın içinden çıkardılar. Ahmet Taner Kışlalı’nın arabasına konulan bomba düzeneğinin aynı olduğu şeklinde laboratuvar raporları var. UMUT operasyonu bunları ortaya çıkardı. Ancak Mumcu’yu katleden asıl güçler ortada yok.
D.S: Ne yapmak gerekiyor?
S.T: Tepki göstermek gerekiyor. Ceza, adalet sistemi çökmüş, bunu adalet zemini üzerinde yeniden inşa edemezseniz, önünü alamazsınız. Türkiye bugün ‘suç cenneti’ olmuş. Hukuk zemininde yönetilemiyor. Böyle giderse adaletsizlikten parçalanır.
D.S: Devlet, Mumcu suikastında topluma karşı ‘namus borcu’nu ödedi mi?
S.T: Yalnız Mumcu’ya karşı değil ki, sokakta öldürülen gariban vatandaşa da ödemiş değil ki...
* * *
Ne demişti o peki?
''Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım unutma bizi...''
24 Ocak Çarşamba. İsmail Cem de vedalaşıyor... Aydın Güven Gürkan’dan bir yıl sonra. Ahh şu sigara diyorum içimden.
''Filleri kuyruğundan çekerek/Tepeleri aşırtmaktı görevim/Günler bitti filler tükenmedi/Ben elimden geleni yaptım/Gerisini siz tamamlayın.''
Aynı gün Davos’ta Dünya Ekonomik Forumu başlıyor yine. Yıllar çabuk geçiyor. Bu yıl Angelina Jolie de Bill Clinton da yok. Dillerde küresel ısınma var. Davos’a bile kar yeni yeni düşüyor, telaş ondan!
Zirvenin bu yılki ana teması ''Küresel Gündemi Biçimlendirmek-Değişen Güç Dengesi'' olarak belirlendi. Zirvede, 2007 yılını şekillendirecek genel gündem konuları belirlenirken, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu yükselen piyasaların, değişen güç dengesi içindeki konumları ele alınacak. Küresel güç dengesinin, coğrafi, siyasi ve ekonomik olarak değişim gösterdiği belirtilirken, özellikle bu yıldan başlayarak, küresel gündemin, bu değişen güç dengesi çerçevesinde şekilleneceği belirtiliyor.
* * *
Değişen güç dengeleri... Güney Amerika’da yükselen muhalefet, Çin ve Hindistan gerçeği. Bu arada Davos muhalifi Dünya Sosyal Forumu Nairobide toplandı 20-25 Ocak tarihlerinde. Onlar başka bir dünyanın mümkün olduğu konusunda ısrarcılar.
Ve bütün bu curcunanın ortasında kaygısız bir heyet:
''İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Tayland’a düzenlediği 8 günlük geziye katılan 227 kişilik heyet kente döndü. Başkan Aziz Kocaoğlu da tepkilerin ve parti içi çekişmelerin gölgesinde yapılan gezisinin dönüş yolunda medyaya suçladı, eleştiri oklarını gazete haberlerine yöneltti.''
Aylardan ocak. Acayip sıkkınım!
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|