Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Ocak 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İsmail Cem'in cenazesinde solun görünümü


Teşvikiye Camii'nin avlusundaki manzara İsmail Cem'in çok hoş bir seda bıraktığını gösteriyordu.
İmam, Cem'i son yolculuğuna onun şiiriyle uğurladı.
Devlet, siyaset, sanat, basın dünyasından birçok ünlü ismin yanı sıra, her görüşten, her kesimden vatandaşların da geniş katılımıyla İsmail Cem'e yarışır bir cenaze töreni oldu.
Camideki tablo, kimseyi kırmadan, incitmeden, ilkeli ama kavgasız gürültüsüz de siyaset yapılabileceğinin kanıtıydı. Cem böyle bir iz bırakmıştı siyaset dünyasına.

Yaprak dökümü
Yıllardır sol partilerde çalışmış tanıdık yüzler vardı Teşvikiye Camii'nin avlusunda. Saçlar beyazlaşmış ama aynı heyecanla "sol"u konuşan eski siyasetçiler, sendikacılar, öğretim üyeleri, sanatçılar "solda yaprak dökümü"nden söz ediyor, "Bir bir gidiyorlar" diye hayıflanıyorlardı.
CHP'de, SODEP'te, Halkçı Parti'de, SHP'de, DSP görev almış aynı isimler:
Bir tarafta CHP lideri Baykal ve CHP'liler, bir tarafta Zeki Sezer ve DSP'liler, bir tarafta Murat Karayalçın ve SHP'liler, bir tarafta Hüsamettin Özkan ve eski YTP'liler, bir tarafta DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve 10 Aralıkçılar avluyu doldurmuşlardı.
Cem'in cenazesi solu aynı caminin avlusunda toplamıştı.
Vatandaşlar gazetecilere şöyle yakınıyorlardı:
"Önce Bülent Ecevit, şimdi İsmail Cem gitti. Sol öksüz kalıyor, kimsesiz kalıyor. Bir bir gidiyorlar. Yaprak dökümü gibi. Yerlerine de kolay adam yetişmiyor. Karizmatik lider olarak bir Baykal kaldı. Yük onun omuzlarında."
Bu ve benzeri yorumlarda Baykal'a yüklenen özel bir sorumluluk vardı.

Baykal'ın yükü
"Solda karizmatik lider olarak Deniz Baykal kaldı" diyen bazı DSP'liler, eski YTP'liler, bir dönem SHP'de çalışmış olanlar, CHP liderine özel bir sorumluluk düştüğü yargısında birleşiyorlardı:
"Deniz Bey solu büyütmeli, bütünleştirmeli. Bu görev ve sorumluluk artık Baykal'ındır. Sol bu kez seçime bölünmüş biçimde değil, bütünleşmiş, birleşmiş biçimde girmelidir. Bir tek oy boşa gitmemelidir."
Papandreu'dan zeytin dalı
Cem'in cenazesinde en çok alkışlanan isimlerin başında PASOK'un lideri, Sosyalist Enternasyonal'in Başkanı Papandreu geliyordu. Türk-Yunan ilişkilerine birlikte yeni soluk getirdiği arkadaşını, meslektaşını uğurlamaya gelmişti. Hem de Türk solunun çok ihtiyacı olan anlamlı bir jestle: Zeytin dalı...
Papandreu, Cem'i zeytin dalıyla uğurladı.

Cem'in misyonu
İsmail Cem solda hep bütünleştirici bir işlev gördü. SHP'de, CHP'de, DSP'de yer aldığında bölünmüşlükten şikâyetçi olur, yeni, bütünleştirici çıkışlar arardı.
DSP'de Bülent Ecevit aktif siyaseti bıraktıktan sonra onun yerine yakıştırılan isimlerin başında geliyordu. Olmadı.
Temmuz 2002'de yollar ayrıldı. Yollar ayrılmasına karşın Ecevit ve Cem, yaşamlarının sonuna kadar birbirlerinden hep sevgi ve saygıyla söz ettiler. Her ikisi de siyasette nezaket, zarafet örnekleriydiler.
Bülent Ecevit gibi İsmail Cem de Türk soluna hem teoride hem de pratikte önemli katkılarda bulunmuş ilkeli, dürüst, öncü isimlerden beriydi.
Türk solu dün Teşvikiye Camii'nde hüzünlüydü...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İsmail Cem'i seviyor muyuz?
ONU ne kadar sevdiğinizi bilmez olur muyum? C...
Çetin ALTAN
Yazarlara "komünistlik" suçlamasından, TÜSİAD'a "bölücülük" suçlamasına...
Türkiye'de zenginler, yahut patronlar kulübü ...
Melih AŞIK
Geçmişe rahmet...
TBMM'de geçen hafta kabul edilen Petrol Kanun...
Fikret BİLA
İsmail Cem'in cenazesinde solun görünümü
Teşvikiye Camii'nin avlusundaki manzara İsmai...
Hasan CEMAL
Sağduyu çağrısı!
Bir sözüm, Ermeni Diasporası'na!
Güneri CIVAOĞLU
Teşvikiye manzaraları
Önce Sibel İpekçi'yi ve oğlunu gördüm... Sonr...
Can Dündar
Reşat Altay'ın yazılmamış anıları
Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay merkeze al...
Abbas GÜÇLÜ
Karne neyin göstergesi?
Milyonlarca evde karne sendromu yaşanıyor. İy...
Semih İDİZ
Türk-ABD ilişkilerini esir alan sağırlar diyaloğu
Ankara ile Washington arasında basın ve konfe...
Sami KOHEN
"Gerisini siz tamamlayın"...
Hafta içinde bir dış seyahat sırasında aldığı...
Metin MÜNİR
EPDK'nın skandal kararına ağıt
Bir köşe yazarının ait olduğu grubun şirketle...
Hasan PULUR
'Adam gibi adam' biri daha gitti...
1970'li yıllarda Milliyet'in yazı işlerinde i...
Derya SAZAK
Cem'in ardından
Eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem'i dün son yo...
Meral TAMER
Avrupa'ya yeni kimlik aranıyor
Devlet Bakanı Ali Babacan, bakan olduğundan b...
Yaman TÖRÜNER
Servet edinmenin kuralları - 2
Richard Templer'ın birkaç gün önce piyasaya ç...
Osman ULAGAY
Davos'ta Doha zirvesi
Bu yazıyı yazarken bulunduğum Davos, İsviçre'...
Güngör URAS
Yağmur yağmayınca su sorununu hatırladık
Yağmur yağmayınca "Bu yıl su bulamayacak mıyı...
M. Ali BİRAND
Artık korkulmuyor
Çok yakın geçmişimize kadar, devlet ve siyase...

© 2006 Milliyet