|
Avrupa'ya yeni kimlik aranıyor
Katı Fransız kimliğini yumuşatma, çok kültürlü ve geniş toleranslı İngiliz ve İskandinav kimliğini disipline etme çabaları dikkati çekiyor
DAVOS
Devlet Bakanı Ali Babacan, bakan olduğundan beri Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantılarına hep konuşmacı olarak katılmıştı.
İlk yıl Davos ahalisini, ekonominin yeni bir krize girmeyeceğine ve Türkiye'nin İslami rejim tehlikesi altında olmadığına ikna etmek için terler döken Babacan, sonraki 2 yıl AB'nin kapısından girmek isteyen bir ülkenin bakanı sıfatıyla konuşmuş, geçen yıl ise diğer Avrupalı siyasilerle birlikte, AB'nin geleceğinin masaya yatırıldığı oturumlarda yer almıştı.
Babacan'ın AB kimliği
Davos'un programında bu yıl Babacan yoktu, ancak ısrarlar üzerine "Avrupa'nın kimliği" başlıklı oturuma katılmak üzere son anda gelmeye karar vermiş. Çok da isabet etmiş.
Avrupa ülkelerinin, göçmenlerle ilgili politikalarının masaya yatırıldığı önceki akşamki toplantı, Babacan olmasaydı çok eksik kalırdı. Zira Avrupalıları son dönemde meşgul eden "göçmenler," sadece Müslümanlar! Ve Babacan yalnız Türkiye'nin değil, Fransa'daki Cezayirli Müslümanların da, İngiltere'deki Pakistanlı Müslümanların da sözcüsü oldu.
Avrupa Birliği'nin yeni kimliğinde dini ve etnik faktörlerin hangi ölçüde işin içine katılacağını tartışan AB'li siyasetçilere karşı Babacan, Avrupalı kimliğinin geçmişte olduğu gibi gelecekte de insan hakları, hukukun üstünlüğü ve kişisel özgürlükler ekseninde düşünülmesi gerektiğine dikkat çekti. Tabii Müslüman Türkiye'nin 28. ya da 29. üyeliğin ötesinde AB'yi uluslararası arenada farklı bir boyuta taşıyacağını söylemeyi de ihmal etmedi.
Değişik AB ülkelerinde göçmenlere karşı uygulanan politikalardaki 2 farklı modelin de sınırlarına gelindiğine dikkat çeken Fransa Devlet Reformu Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Jean-François Cope'nin yeni Avrupa kimliğine yaklaşımı hayli ilginçti:
Fransa günah çıkarıyor
"İngilizlerin ve İskandinavların çok kültürlülüğe dayanan azınlıklara geniş hoşgörülü politikası da, Fransa-İtalya-İspanya gibi ülkelerin "Herkes Fransızdır" ya da "Herkes İtalyandır" diyen katı cumhuriyetçi-laik politikası da yürümüyor. Medeniyetler çatışması diye bir şey yok; olsa olsa görmezden gelme, tanımama çatışması (Clash of ignorance) söz konusu.
Bugüne kadar Cezayir kökenli Fransız vatandaşı, diliyle kuş tutsa beyaz tenli değilse, aksanı biraz bozuksa ikinci sınıf insan muamelesi görmeye mahkûmdur. Bunun değişmesi lazım."
Fransız halkının hükümetten, yeni bir kimlik tanımı beklediğini söyleyen Cope, işi okullarda çocuklara farklı dinler ve etnik kökenlerin âdetlerinin öğretilmesi, örneğin Müslümanların domuz yemediğinin anlatılması gereğine kadar vardırdı.
Ünlü İngiliz tarihçi Timothy Garton Ash, azınlıklara geniş haklar tanıyan kendi sistemlerinin de artık çalışmadığını belirttikten sonra, AB ülkeleri yeni kimlik ararken, kimilerinin yüzyıllar öncesine giderek Osmanlı ile eski düşmanlıkları gündeme getirmesini çok tehlikeli bulduğunu söyledi.
AB Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, Avrupa'nın ortak kimliğinin euro olduğunu savunurken toplantı, Finlandiya Cumhurbaşkanı Tarja Halonen'in "Avrupa sadece bir mozaik değil, aynı zamanda çok renkli bir kaleydoskoptur," sözleriyle noktalandı.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|