Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Ocak 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Davos'ta Doha zirvesi


DAVOS

Bu yazıyı yazarken bulunduğum Davos, İsviçre'nin bir dağ kasabası. Yılda bir kez, Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantılarının yapıldığı ocak ayının son haftasında dünya medyasının gündeminde yer alıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen önemli şirketlerin tepe yöneticileriyle birlikte siyasetçiler, akademisyenler ve medya mensupları Davos'ta toplanıp küresel sorunları ve çözümlerini tartışıyor.
Doha, Katar'ın başkenti ve 2001'de, yeni bir küresel ticaret anlaşması sağlamayı amaçlayan müzakerelerin başladığı yer. 2007'ye girilirken çıkmaza girmiş olan bu müzakereler bu nedenle "Doha Round" diye anılıyor.
30 ülkenin konuyla ilgili bakanlarının dün Davos'ta başlayan toplantılarından, umulan sonuç elde edilir ve tıkanan müzakerelerin önümüzdeki haftalarda canlandırılması umudu belirirse, çok farklı iklimlere sahip bu iki yerin adı artık birlikte anılacak, "Doha'nın düğümü Davos'ta çözüldü", denecek.

Düğüm çözülür mü?
Son yıllarda iz bırakacak önemli olaylara sahne olamayan Dünya Ekonomik Forumu'nun böyle bir flaş olaya çok ihtiyacı var. Küreselleşmeye karşı tepkilerin ve korumacılık baskılarının arttığı bir ortamda, küresel ticaretin önünü açacak bir adımın Davos'ta atılması Forum'a puan kazandırabilir. Bu nedenle dün başlayan toplantıya çok önem veriliyor.
Serbest ticaretin önündeki engellerin kaldırılmasını amaçlayan "Doha Round" müzakerelerini yeniden canlandırılması her şeyden önce ABD ve Avrupa Birliği'nin (AB) atacağı adımlara bağlı. ABD ve AB'nin daha önce yapamadıklarını yapıp, tarıma verdikleri sübvansiyonu azaltma konusunda aralarında anlaşması gerekiyor. ABD ve AB'nin atacağı ortak adım, Hindistan ve Brezilya gibi ülkeler tarafından da kabul edilirse görüşmelerin önü açılabilecek ve "Doha Round"un bu yıl içinde yapılacak müzakereler sonucunda bir anlaşmayla sonuçlanması umudu artacak.
Bu umudun Davos'ta yapılacak gayri resmi toplantıda belirmesini bekleyenler olduğu gibi tersini düşünenler de var ama "Doha Round"u kurtarmak için zaman kalmadığının herkes farkında.

İş dünyasının desteği
Bu yılki Dünya Ekonomik Forumu'nu izlerken çok daha iyi kavradığım bir şey var. Küreselleşmenin yaygınlaşması, ticaretin ve sınır ötesi sermaye hareketlerinin herhangi bir sınırlandırmaya uğramadan sürmesi, küresel boyutta iş yapan şirketler için hayat memat meselesi. Bu şirketlerin Davos'a gelen tepe yöneticilerinin aşırı iyimserliği de küreselleşmenin aksamadan süreceği varsayımına dayanıyor.
Ticaretin serbestleşmesini bu nedenle çok önemseyen, uluslararası iş dünyasının liderlerini bir araya getiren Dünya Ekonomik Forumu bünyesindeki Uluslararası İş Konseyi, önceki gün bir bildiri yayımlayarak "Doha Round"un canlandırılması çabalarına güçlü bir destek verdi.
Davos'taki Doha'yı kurtarma çabalarının sonucunun bugün öğleden sonra belli olması bekleniyor. Bakalım Dünya Ekonomik Forumu dünyanın tüm ülkelerini ilgilendiren böyle bir gelişmeye önayak olabilecek mi?

oulagay@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İsmail Cem'i seviyor muyuz?
ONU ne kadar sevdiğinizi bilmez olur muyum? C...
Çetin ALTAN
Yazarlara "komünistlik" suçlamasından, TÜSİAD'a "bölücülük" suçlamasına...
Türkiye'de zenginler, yahut patronlar kulübü ...
Melih AŞIK
Geçmişe rahmet...
TBMM'de geçen hafta kabul edilen Petrol Kanun...
Fikret BİLA
İsmail Cem'in cenazesinde solun görünümü
Teşvikiye Camii'nin avlusundaki manzara İsmai...
Hasan CEMAL
Sağduyu çağrısı!
Bir sözüm, Ermeni Diasporası'na!
Güneri CIVAOĞLU
Teşvikiye manzaraları
Önce Sibel İpekçi'yi ve oğlunu gördüm... Sonr...
Can Dündar
Reşat Altay'ın yazılmamış anıları
Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay merkeze al...
Abbas GÜÇLÜ
Karne neyin göstergesi?
Milyonlarca evde karne sendromu yaşanıyor. İy...
Semih İDİZ
Türk-ABD ilişkilerini esir alan sağırlar diyaloğu
Ankara ile Washington arasında basın ve konfe...
Sami KOHEN
"Gerisini siz tamamlayın"...
Hafta içinde bir dış seyahat sırasında aldığı...
Metin MÜNİR
EPDK'nın skandal kararına ağıt
Bir köşe yazarının ait olduğu grubun şirketle...
Hasan PULUR
'Adam gibi adam' biri daha gitti...
1970'li yıllarda Milliyet'in yazı işlerinde i...
Derya SAZAK
Cem'in ardından
Eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem'i dün son yo...
Meral TAMER
Avrupa'ya yeni kimlik aranıyor
Devlet Bakanı Ali Babacan, bakan olduğundan b...
Yaman TÖRÜNER
Servet edinmenin kuralları - 2
Richard Templer'ın birkaç gün önce piyasaya ç...
Osman ULAGAY
Davos'ta Doha zirvesi
Bu yazıyı yazarken bulunduğum Davos, İsviçre'...
Güngör URAS
Yağmur yağmayınca su sorununu hatırladık
Yağmur yağmayınca "Bu yıl su bulamayacak mıyı...
M. Ali BİRAND
Artık korkulmuyor
Çok yakın geçmişimize kadar, devlet ve siyase...

© 2006 Milliyet