Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Ocak 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil


Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gracias, merci ve de orbigado!


Teşekkür sözcüğünün İspanyolca, Fransızca ve Portekizce karşılıklarını kullanmak gerekiyordu dünkü maçın özellikle ilk yarısı için.
Beşiktaş, kongrede başkana sitem ve güvensizlik mesajları veren yüzlerce beyaz oya karşılık beyaz bir sayfa açarak başladı ligin ikinci yarısına...
O ne yardımlaşma, o ne müthiş tempo, o ne kendine güvendi öyle...
Ve ille de Mert (ya da Marcio) Nobre!
Rakip, yabancılarının ikisini gönderip yenileyen ve lige yeni bir iştahla bilenen Vestel Manisaspor'ken hem de!
Savunmada sağlam, çabuk ve dikkatliydiler. Orta alanda savaşıyorlardı. Özellikle genç Serdar, tam anlamıyla bir erken uyarı bekçisiydi. Manisaspor'un Uğur İnceman ve Selçuk İnan'la kazandığı topları daha hücuma dönüştürmeden basıp kazanıyor, olmadı oyunu bozuyordu. Fahri Tatan'la birlikte oynarlarken tam anlamıyla uyumlu bir ikiliydiler. Sonrasında Fahri'nin yerini alan genç Mehmet Sedef'i de rahatlatan, arkadaşının yükünü de sırtlayan bir direniş harikası olarak parladı. Çabuk, presli ve yardımlaşmalı oyun, konuk takımın da hücumdaki ısrarlı arayışlarıyla bize iki kale arasında zevkli gel- git'leri izletti... Hakçası Beşiktaş daha istekli, daha etkiliydi. Ersun Yanal'ın ligin ilk yarısındaki golcüsünü sol kanatta kullanması, hücum etkinliğini azaltan bir unsurdu. Orada da Toraman, rakibinin hamle heveslerini kırıyordu.

Sistem bulundu!
Kleberson'lu ya da Kleberson'suz ön libero anlayışını terk edip klasik 4-4-2 ile daha bütüncül, daha kişilikli ve çift santrforla daha hücumcu bir oyun felsefesini benimseyen Jean Tigana, nihayet gönüllere su serpen sistemini de bulmuş oldu. Gerçi sahaya sürdüğü on birde ne Ricardinho (sol), ne de Delgado (sağ) kanat adamı özelliği taşıyor... Ama Beşiktaş o eksiklikleri İbrahim'lerle pekala kapatıyor. Yeni oyun anlayışının en belirgin özelliği sahanın her yerinde her türlü görev için ikizler oluşturması... Gökhan Zan, Koray Avcı, Bobo, Nobre ya da Serdar, Mehmet Sedef... Birbirlerine inanan, güvenen, koşan ve kazanan bu ekip, biraz geç de olsa alkışı hak ediyor...
İkinci yarıda Souza'nın golünde sergiledikleri hatayı şoka dönüştürmediler... Üstüne bir gol daha attırıp Nobre'ye borçlarını ödettiler.
Nobre, üç golün kahramanlığını üstlenirken öncekilerden farklı bir şey mi yaptı ? Hayır... Her maçta olduğu gibi koştu, uğraştı, didindi, çalıştı. Galiba dün takım arkadaşları nihayet ona alıştı!

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
Mert ve güvenilir: 3-1
Fener yüz vermedi!
Zafere doğru
Üç yıl daha
Aynı nakarat: 0-0
Bitmeyen senfoni: 88-73
'Aileden biriyim'
Rakipsiz Kral!
Eczacı çarpıldı: 3-0
Malatya fırtınası: 6-2
Bir sana, bir bana: 1-1
Antep'ten büyük vurgun: 2-0
Sakarya kuruyor: 1-1
Zirvede dostluk: 1-1
Kartalspor söktü, aldı: 1-1
AVRUPA LİGLERİ
Haber turu...
Sıcak bir pazar gecesi
Bir fark göremedik
Gracias, merci ve de orbigado!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mustafa DENİZLİ
Sıcak bir pazar gecesi
Devre arasında üç büyükleri değerlendirirken,...
Cemal ERSEN
Bir fark göremedik
İyi ve yeni bir başlangıç için eskisinden far...
Atilla GÖKÇE
Gracias, merci ve de orbigado!
Teşekkür sözcüğünün İspanyolca, Fransızca ve ...


© 2006 Milliyet