Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Ocak 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Saddam öldü ama hayaleti hâlâ ortada dolaşıyor


ERBİL


Rizgar Muhammed Amin ilk anda tanıdık bir isim olmayabilir. Ancak kendisinin, mahkemesi sırasında Saddam Hüseyin'e fazla söz hakkı tanıdığı için Amerikalıları kızdıran ve bu davadan çekilmek zorunda bırakılan Kürt yargıç olduğunu söylersek hemen hatırlanacaktır.
Amin'e Erbil'de katıldığı bir konferans sırasında tesadüfen rastladık. Haliyle de sormadan edemedik. Acaba, Saddam Hüseyin'in kendisinden sonraki yargılanma sürecini ve idam ediliş şeklini bir hukukçu olarak nasıl değerlendiriyordu?
Amin elbette ki kendisinden sonra devam eden mahkemeyi kötüleyecek durumda değildi. Ancak o mahkemede yaşananları ve Saddam'ın idam ediliş şeklini hiç tasvip etmediğini, yer yer dolaylı ifadelerle olsa bile, açık açık belli etti.

'Yargıç, köy muhtarı değildir'
Kendisinden sonraki yargıcı eleştirmek yerine, Saddam'ı yargılarken kendisinin "profesyonel bir yargıç olarak" hangi kriterlere uyduğunu anlatmayı tercih eden Amin, "tarafsız" olmaya çalıştığını belirterek, "O mahkeme vicdan ve adalete dayanarak, objektif bir şekilde ve önyargısız olarak yürüdü" dedi.
Amin, "Biz onu Saddam olarak değil, bir dosya olarak ve belgelere dayanarak değerlendirdik. Önyargılı olsaydık, o zaman adaletten söz edemezdik" diyerek şöyle devam etti:
"Zaten bir mahkeme neden kurulur? Suçlanan ve avukatları konuşsun diye. Yoksa ona mahkeme denemez. Konudan uzaklaşmadıkça suçlanan kişiyi susturamazsın. Sonuçta suçlu da olsa bir insandır. Yargıç da onu susturabilecek bir köy muhtarı değildir."

İdam şeklini eleştirdi
Amin'e bu mahkeme sonucunda adaletin yerini bulup bulmadığını da sorduk. "Adaletin uluslararası standartlar olduğunu" vurgulayan Amin, kendisinden sonra devam eden mahkeme konusunda bir değerlendirme yapmak istemediğini belirtti.
"Söylediklerim ve yaşananlar ışığında o değerlendirmeyi size bırakıyorum. O mahkemeden çıkan dersler gelecek nesiller tarafından da değerlendirilecektir" demekle yetindi.
Saddam'ın idam ediliş şekline gelince, Amin bunu hiç onaylamadığını daha açık ifadelerle dile getirerek, "Irak'ın yasalarında bu konuda ibareler var. Kanun bu konuyu çözmüş. Bu şartlar uygulanmalıydı" diye konuştu. Örnek vermesini istediğimizde de şunları söyledi:

'Bayram günü idam olmaz'
"Mesela kadın hamile ise doğumdan ancak dört ay sonra idam edilebilir. Mahkûm, idamından bir gün önce her kiminle görüşmek istiyorsa görüştürülür. Mahkûmun avukatı idamda hazır bulunmalı.
Bir mahkûm bayram günü idam edilmez. Kanunun öngördüğü bu kuralların dışına çıkıldığında o zaman kanunsuzluk meydana gelmiş demektir."
Bir Kürt olarak Saddam Hüseyin'e herhangi bir sempati beslemesi mümkün olmayan, ancak bir hukuk adamı olarak kanunlara uyulması gerektiğini, bu mahkemedeyse bunun yapılmadığını açıkça belli eden Rizgar Muhammed Amin'in görüşleri işte böyle.
Özetle Saddam öldü gitti. Ama hayaleti hâlâ ortalıkta dolaşıyor. Daha uzun süre dolaşacağa da benziyor, zira daha çok bir tiyatroyu andıran mahkemesi, bu acımasız diktatörü adalete, yasalara ve uluslararası standartlara uygun bir şekilde yargılamaya çalışan bir Kürt yargıcı bile ikna etmemiş.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Arınç'tan Çankaya mesajları
TBMM Başkanı Bülent Arınç'la bir grup gazetec...
Çetin ALTAN
Abdi, benim dostumdu
Bayrağı sarılı tabut, caddeyi dolduran insan ...
Fikret BİLA
'Ermeni kardeşlerimiz bize emanettir'
Hrant Dink suikastından "milliyetçiliği ve mi...
Yasemin CONGAR
AKP'nin cesareti ve 301
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 25 Ocak'ta MES...
Can Dündar
Şimdi ittifak vaktidir!
Başbakan "derin devlet" gerçeğini kabul etti:...
Semih İDİZ
Saddam öldü ama hayaleti hâlâ ortada dolaşıyor
Rizgar Muhammed Amin ilk anda tanıdık bir isi...
Faik ÖZTRAK
Borç yükü hâlâ yüksek
Hazine Müsteşarlığı, merkezi yönetim borç ver...
Hasan PULUR
Ölene tabut, kalana zabıt, asayiş berkemal...
TAMAM, oldu, bitti değil mi?
Yaman TÖRÜNER
Gündemi kim yapıyor?
Gündemin büyük çoğunluğunu hükümet ve Tayyip ...
Osman ULAGAY
Dolar ve küresel mali sistem nereye? (1)
Amerikan dolarının değer kaybetmeye devam etm...
Güngör URAS
Hyundai'de yerli ortaklık sona eriyor
Toyota, Türkiye pazarına "Sabancı grubu" ile ...

© 2006 Milliyet