Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Ocak 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gündemi kim yapıyor?


Gündemin büyük çoğunluğunu hükümet ve Tayyip Bey yapıyor. Tayyip bey gündemi yapmasa bile, gelişen gündeme sahip çıkıp gündemi yönlendiriyor ve gündeme hâkim oluyor. Örneğin, Hrant Dink cinayetinin hükümetin aleyhinde olacağı yorumları yapılırken, olayı hükümet kendi lehine çevirmeyi bildi.
Dışarıdaki Ermeni lobilerinden alkış aldı ve Ermenistan ile ilişkileri geliştirme olanağı elde etti. Bütün liderlerden önce, hem Dink'in ailesine hem de Ermeni din büyüklerine o ziyarette bulundu. Bahçeli, biraz gündemi değiştirmek istedi ise de, susturuluverdi. Lider dediğin, biraz da sloganlarla ve irticalen konuşmalı.
Gündemi yapamayan veya gündeme hâkim olamayan hükümet veya başbakan gider. Kim ne derse desin, Ecevit gündeme hâkim olamadığı için gitti. O günlerde, gündeme Kemal Derviş hâkim olmuştu. Amerika'ya gitti veya gönderildi de gündemden düştü.
Dikkat edin, konuşmamaları gerekirken, sık sık konuştukları için "medya maydanozu" sayılan bürokratlar bile, gündem yarattıkları için korumaya alınıyorlar. Süreleri dolduğu için görevden alınmaları bile, hükümet sorunu haline getiriliyor. Demek ki, az veya çok gündem oluşturmak, çok önemli.

Seçimler şimdiden yapılmış gibi
Peki, muhalefet partileri liderleri ne yapıyor? Hiçbiri gündem oluşturamıyor. Hatta, gündemi bile takip edemiyorlar. Gündeme hâkim olabildikleri ise hiç görülmüyor. Uzatmadan söyleyeyim, gündem oluşturamadıkları takdirde, muhalefet partilerinin hiçbiri, AKP ile boy ölçüşemez. Benim gördüğüm, cumhurbaşkanlığı seçimi de, genel seçimler de şimdiden yapılmış, bitmiş gibi.
Cumhurbaşkanlığı konusunda, bütün partiler teslim olmuş durumdalar. Tayyip Bey'in kararına biat edecekler. Genel seçimler için ise, şimdiki görünüşle, bütün muhalefet partileri iktidara değil, "barajı geçmeye" oynuyorlar. Bazı küçük parti liderlerinin kişisel amacı var.
O da, hiç olmazsa kendilerini milletvekili seçtirmek. Yani, hepsi AKP'nin birinci parti olacağını kabullenmiş durumda. Bir ihtimal, onunla koalisyon yapma olanağını sıcak tutmak peşindeler. Bu nedenle, AKP'ye tam bir teslimiyet içinde olma görünümleri var.
Muhalefet partilerinin ülkenin sorunları konusunda ne gibi görüşleri olduğunu kimse bilmiyor. Ağustos ayı içinde, bir baskın genel seçim yapılsa, vatandaşa nasıl ulaşabilecekleri, reklam kampanyalarını hangi bazda yapacakları, ekipleri belli değil. Muhalefet partilerinde, liderden başka hiç kimse konuşmuyor. Muhalefet partilerindeki lider sultası, iktidar partisinden daha güçlü.
Oysa, AKP'nin o denli büyük açıkları var ki. İyi bir propagandayla bunlar halka çok iyi anlatılabilir. AKP'yi iktidar yapan gizli güç, İstanbul başarısıydı. Şimdi, İstanbul kentsel iflasın eşiğinde.
Bu nedenle, Başbakan İstanbul'un meselelerine şahsen müdahale etmek zorunda kaldı. Artık, "nemalananlar"la "nemalanamayanlar" arasında fay hattı oluştu. İş bilmezlik ve yolsuzluk, halkın, hizmet alması karşılığında göz yumabileceği düzeyin üzerine çıktı.
Ama, muhalefet gündem kurgusunun farkında bile değil. Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün bile, gündemi muhalefet partilerinden iyi takip ediyor.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Arınç'tan Çankaya mesajları
TBMM Başkanı Bülent Arınç'la bir grup gazetec...
Çetin ALTAN
Abdi, benim dostumdu
Bayrağı sarılı tabut, caddeyi dolduran insan ...
Fikret BİLA
'Ermeni kardeşlerimiz bize emanettir'
Hrant Dink suikastından "milliyetçiliği ve mi...
Yasemin CONGAR
AKP'nin cesareti ve 301
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 25 Ocak'ta MES...
Can Dündar
Şimdi ittifak vaktidir!
Başbakan "derin devlet" gerçeğini kabul etti:...
Semih İDİZ
Saddam öldü ama hayaleti hâlâ ortada dolaşıyor
Rizgar Muhammed Amin ilk anda tanıdık bir isi...
Faik ÖZTRAK
Borç yükü hâlâ yüksek
Hazine Müsteşarlığı, merkezi yönetim borç ver...
Hasan PULUR
Ölene tabut, kalana zabıt, asayiş berkemal...
TAMAM, oldu, bitti değil mi?
Yaman TÖRÜNER
Gündemi kim yapıyor?
Gündemin büyük çoğunluğunu hükümet ve Tayyip ...
Osman ULAGAY
Dolar ve küresel mali sistem nereye? (1)
Amerikan dolarının değer kaybetmeye devam etm...
Güngör URAS
Hyundai'de yerli ortaklık sona eriyor
Toyota, Türkiye pazarına "Sabancı grubu" ile ...

© 2006 Milliyet